19.11.2018 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? Çin ekonomisi nasıl büyüdü?

Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? Çin ekonomisi nasıl büyüdü?

Çin, bilim, yüksek teknoloji, patentler, yapay zeka ve robotik ile ekonomisini hızla değiştirerek, dünya liderliğine gittiği aleni bir  şekilde belli artık. ABD artık bir çok alanda ikinci duruma geçti bile. Yüksek teknoloji satarak dünyanın ihracatında lider olan Çin bu duruma gelmek için Pek çok alanda ABD’yi geçti, net sermaye ihracatçısı oldu, yüksek teknoloji ihracatında lider. 10 sektörde yüksek teknoloji dönüşümü ilan etti. Şimdi gözler Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? yoksa yine ABD’mi? sorusunun cevabını aramaya çevrildi. Çin nasıl büyüdü? Küreselleşme Çin’e nasıl yaradı? Hegemonya mücadelesinde kim önde? Yüksek teknoloji üreten 10 sektörde nasıl yükselişe geçti? sorularını ekonomik verilerle açıkladığımızda Dünyanın süper gücünün Çin olup olmadığına siz de karar verebileceksiniz.


Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? Hegemonya mücadelesinde kim önde?

Hegemonya mücadelesinde ilk önce 2016 yılı bulgularına bir bakalım. ABD’nin yüksek teknoloji yoğunluklu ihracatı yaklaşık 154 milyar dolar iken Çin’in 550 milyar dolar olduğu görüldü. Çin’in yüksek teknoloji yoğunluklu ürün ihracatında dünya payı %26, ABD’nin ise sadece %7,3 idi.

Günümüzde Çin’in bilim ve teknolojide sağladığı muazzam gelişmenin arkasındaki tarihsel birikim genellikle göz ardı edilir, görülmez. Pusula, barut, ipek, kâğıt, top, matbaa başta olmak üzere tarihsel açıdan önemli birçok buluşta Çin’in imzası var. Köklü bir uygarlık, bilim ve teknoloji geleneğine sahip Çin’in bugün bilim ve teknolojide dünyanın zirvesine oynaması bu biri-kimle yakından ilintili…

Çin, Birinci Beş Yıllık Plan (1953-1957) ile başlayan ve 1960’lı yılların ortasına kadar sürecek olan dönemde, bilim ve teknolojide hızlı gelişmeler sağladı.

Çin 1960’lara gelindiğinde, nükleer bir güç olarak dünya sahnesinde yerini almıştı. Çin’in gelişmesinde diğer önemli bir kırılma noktası ise 1993 sonrasında gerçekleşti, ülkeye önemli boyutlara varan doğrudan dış yatırım girişi oldu. Şüphesiz Çin’in bilim ve teknoloji alanındaki başarımının arkasında temel bilimlerde gösterdiği başarıları özellikle belirtmek gerekir.

Anglo-Sakson ülkeleri dışında, dünyadaki en iyi üniversitelerden çoğu Çin’de…

Dışa kapalı olan Çin, artık dünya pazarında olmalıydı bunu ise ABD sağladı.


ABD Çin’i Küreselleşmeye doğru itti ve onu yeni Süper Güç adayı haline getirdi

Çin’in giderek dünya ekonomisinin zirvesi ile taçlanacak olan yolculuğu, ABD’nin öncülüğünde gündeme gelen küreselleşme politikaları sonucunda hızlandı. Ancak zaman geçtikçe, öncülüğünü yaptığı küreselleşme politikaları bir bumerang misali ABD’yi vurmaya başladı.

Şimdilerde ise küreselleşme karşıtı ve korumacı politikalar ile çare arayan bir ABD var karşımızda. Çin ise küreselleşme politikalarına kayıtsız şartsız teslim olmayarak, küreselleşmeyi kendi ulusal öncelikleri doğrultusunda yönetti, birçok açıdan ABD’yi geride bırakıp dünyanın en büyük ekonomisi olma yolunda önemli gelişmeler sağladı. Böylelikle Çin, ABD’nin silah olarak kullandığı küreselleşmeyi, ABD’yi alt etmek için kullandı, bunda da başarılı oldu.

Gelinen nokta, tarihin garip bir cilvesi gibi. Trump küreselleşme karşıtı olmaya başlarken, Xi Jinping küreselleşme lehtarı olmaya devam edeceğini açıklamıştı.

Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? Çin ekonomisi nasıl büyüdü? | Trump ve Xi Jinping 

Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? Çin ekonomisi nasıl büyüdü?Trump ve Xi Jinping


Çin’in Yüksek Teknoloji İle Dansı

“Made in China 2025” Çin’in yüksek teknolojilere dayalı, Sanayi 4.0’e geçiş stratejisinin adı; “Made in Chine 2025”. Strateji ile Çin sanayisinin yüksek teknolojiler temelin-de dönüştürtülmesi, süper güçlü yüksek teknolojilerin üretilmesi amaçlanıyor.

Strateji 2.5 yıl boyunca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (MIIT) tarafından Çin Mühendislik Akademisi’nden 150 uzmanın katılımıyla hazırlanmış. Strateji ile Çin sanayinin küre-sel katma değer zincirine en üst düzeyde, yüksek teknoloji yoğunluklu sektörler temelinde eklemlenmesi öngörülmüş…

Yüksek teknoloji için öngörülen sektörleri belirlemişler

“Made in China 2025” ile 10 öncelikli sektör belirlenmiş:

  1. Yeni nesil bilgi teknolojileri;
  2. Otomatik tezgâh araçları ve robotlar;
  3. Uzay ve havacılık;
  4. Deniz teçhizatı ve ileri teknolojiye dayalı gemiler;
  5. Gelişmiş demiryolu taşımacılık ekipmanları;
  6. Yeni enerji ve enerji tasarruflu araçlar;
  7. Enerji ekipmanları;
  8. Tarımsal makineler;
  9. Yeni malzemeler ve
  10. Gıda endüstrisi ve ileri tıbbi ürünler.

Kısaca, bu strateji ile, 2025 yılına gelindiğinde üretim yapısının belirlenen sektörler temelinde dönüştürülmesi sağlanacak. Çin’in kısa bir zaman diliminde yüksek teknolojide sağladığı gelişmeler göz önüne alındığında (hatırlatalım 1995 yılında Çin’in yüksek teknoloji yoğunluklu ürün ihracatı sadece 13 milyar dolardır, 2016 yılına gelindiğinde mucizevi bir artışla 496 milyar dolara yükselmiştir) 2025 hedeflerini rahatlıkla gerçekleştireceğini belirtmek gerekir.

2014’te ‘Robot Devrimi’ne başlayan ve akıllı üretime odaklanan Çin’in bir diğer hedefi de 2020 yılına gelindiğinde yıllık robot üretimini 100 bine çıkarmak.

2015 yılındaki üretimin 33 bin adet olduğu göz önüne alınırsa bu son derece iddialı bir hedef. Ülkedeki robot üreticileri, “fabrikalarda bir tek işçi kalmayıncaya kadar robot üretimine devam” hedefine kitlenmiş durumda.

Çin’i bu kadar hızlı robotlaşmaya iten ögelerin başında demografik kaygılar (nüfusun yaşlanması), maaşlardaki artış ve ihracatta (robotlar sayesinde rekabet gücünü yükselterek) daha iddialı olma arayışı yatıyor…

Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? Çin ekonomisi nasıl büyüdü? | Çin, bilimde büyük bir sıçrama ile ilk kez ABD’yi geçti!

Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? Çin ekonomisi nasıl büyüdü? | Çin, bilimde büyük bir sıçrama ile ilk kez ABD’yi geçti!


Çin’in yüksek teknoloji ihracatında, ülkede yabancı şirket üretimlerinin rolü ne kadar?

Çin konusu önce görmezden gelindi, Çin’in başarısı uluslararası kuruluşların istatistiklerine yansıyınca, “aslında bu Çin’in başarısı değil, doğrudan dış yatırımların bir sonucu” gerekçesi ileri sürüldü. Evet, Çin’in başarısında doğrudan dış yatırımların önemi yadsınamaz.

Ancak Çin doğrudan dış yatırımlarla ilgili son derece katı yaptırımlar getirdi, bizde olduğu gibi, doğrudan dış yatırım gelsin de nereye gelirse gelsin kolaycılığına kaçmadı.

Çin ülkeye büyük miktarlarda «sıcak para» girişine izin vermezken, sermaye girişlerini ülkenin üretim kapasitesinin artışına kanalize etti. Sonra doğrudan dış yatırımlar için yerli bir firma, ile ortaklığı şart koştu, teknoloji transferi şartını getirdi, sektörler belirleyip oralara yönlendirdi.

Kısaca Çin doğrudan dış yatırımlar konusunda uluslararası sermayenin kaprislerine, ya da küreselleşmenin dayatmalarına teslim olmadı, doğrudan dış yatırımları da ulusal önceliklerine göre yönlendirdi. Bu doğrudan dış yatırımları bir yüzü…

Ancak, Çin’in yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerdeki başarısını buna bağlamak son derece yanıltıcı. Çin, doğrudan dış yatırımlar dışında, dünyada sabit yatırım oranı en yüksek ülke. GSYH içinde %40’ların üzerinde sabit yatırım oranı ile dünyada ilk sırada yer alıyor. Bu yatırımları da dış tasarruflar ile değil, temel olarak %50’lere yaklaşan iç tasarruflarla finanse ediyor.

Çin’in tempolu ve başarılı büyümesinin arkasında bu var. Diğer önemli bir öge, bilim ve teknoloji politikaları…

Çin 2016 yılında küresel ölçekte verilen patentlerin neredeyse yarısı tek başına üreten bir ekonomi…

Yapay zekada ve robotik teknolojide  ise ilk sıraya oynamayı planlamış bir ülke…

Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? Çin ekonomisi nasıl büyüdü? | Elde edilen veriler, Çin'in kısa bir süre sonra yeni dünyanın lideri olacağını destekliyor

Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? Çin ekonomisi nasıl büyüdü?Elde edilen veriler, Çin’in kısa bir süre sonra yeni dünyanın lideri olacağını destekliyor


Yapay zekada dünya liderliğine aday

Çin’in yüksek teknolojideki iddiasını, dünya liderliği hedefini yapay zekaya yönelik girişiminde de görmek mümkün. Sanayi 4.0’ün ve giderek Sanayi 5.0’in en temel bileşenlerinden biri yapay zeka.

Yapay zeka üretiminde belli bir yetkinliğe ulaşmadan Sanayi 4.0 trenini yakalamak olası değil.

Çin, 20 Temmuz 2017’de, Ulusal Yapay Zeka (AI) geliştirme planını açıklayarak yüksek teknoloji üretimindeki meydan okuyuşuna devam etti. Devlet Konseyi yayınladığı bir bildiri ile ülkenin çekirdek yapay zekadaki endüstri hedefini 2020 yılında 150 milyar yuana (22.15 milyar dolara), 2025 yılına kadar ise 400 milyar yuana (59.07 milyar dolara) çıkarma hedefini açıkladı


Gelinen Nokta: Çin Patent ve Yüksek Teknoloji İhracatında Açık Ara “Süper Güç”

Patent bulguları ekonominin buluş kapasitesinin en temel göstergelerinden birisi. Patenti çok genel olarak, bilimsel ve teknik bir bu-luşun (ya da bir buluşun uygulama alanında kullanma hakkının) kime ait olduğunu gösteren bir belge olarak tanımlamak mümkün.

Patent göstergesi gibi yüksek teknoloji yoğunluklu ürün ihracatı da bilim ve teknolojide ulaşılan nitel gelişmenin bir göstergesi. Çin’in patent ve yüksek teknolojide yakaladığı başarımı çözümlemek için, Çin’i herhangi bir metropol ülkesi ile değil, metropol ülkelerin tepesinde yer alan ABD ile kıyaslamak gerekir…

ABD ile Çin arasında son yıllarda giderek kristalize olan hegemonya mücadelesinin nicel boyutunu iki temel gösterge açısından aşağıdaki tablo özetliyor.

Hegemonya mücadelesinde kim önde? 2016 yılı bulgularına yoğunlaşalım.

  • ABD’nin yüksek teknoloji yoğunluklu ihracatı yaklaşık 154 milyar dolar, Çin’in 550 milyar.
  • Çin’in yüksek teknoloji yoğunluklu ürün ihracatında dünya payı %26, ABD’nin ise sadece %7,3. ABD’nin giderek sarsılan hegemonyasına karşın, Çin’in emin adımlarla dünya ekonomisinin zirvesine olan yolculuğunu ve Trump’ın yeniden korumacılığa dönüşünü bundan daha iyi hangi gösterge özetleyebilir?
  • 2016 yılında Çin’in (yerleşik ve yerleşik olmayan) toplam patent sayısı 1.338.503 adet. ABD’nin toplam patent sayısı ise 605.571 adet. Çin’in %45,2’si kadar.
  • Patent bulgularına göre 2016 yılında Çin’in dünya patent payı %45,4. 2016 yılında dünya ölçeğinde alınan patentlerin (2.946.335 adet) neredeyse yarısı Çin’e ait.

Çin’in bu yaratıcılığına siyasi, nüfus (2016 yılında Çin’in nüfusu 1.378.665.000 kişi ve dünya nüfus payı %18,5) ve devasa boyutlara varan yüzölçümü de (9.596.960 km2) eklendiğinde, ABD başta olmak üzere diğer metropol ülkelerin kaygılanmalarına ve giderek artan bir travma yaşamalarına şaşırmamak gerekiyor.

Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? Çin ekonomisi nasıl büyüdü? | Çin'in bayrağını yükselten ise ABD'nin küreselleşme planının ters tepmesi

Dünyanın yeni süper gücü Çin mi? Çin ekonomisi nasıl büyüdü? | Çin’in bayrağını yükselten ise ABD’nin küreselleşme planının ters tepmesi


Sıcak çatışma yaşanır mı?

Sonuç olarak, Çin, bilim ve teknolojiyi ekonomiye içselleştirerek emin adımlarla dünya ekonomisinin zirvesine yürüyor.

Kapitalist dünya sisteminin hiyerarşik yapısı önemli ölçüde değişiyor.

Çin artık net sermaye ihracatçısı bir ülke. Çin bilim ve teknolojide hızla yükselirken, ABD hızla irtifa kaybediyor. Doğu yeniden bilim ve teknolojinin yönü oluyor…

ABD başta olmak üzere diğer birçok metropol ülkesi Çin’in yükselişinin yarattığı derin travma ile karşı karşıyalar… Şimdilik bu travma Çin ve ABD arasında Kuzey Kore dolayımında vekâletler savaşı ile yürütüyor.

Hegemonya mücadelesinin giderek sertleşeceği önümüzdeki yıllarda sıcak bir çatışma kaçınılmaz olur mu? Yoksa, kapitalist dünya sisteminin yeni siyasal üst yapısı, daha yumuşak, çekişmelerle, tehditlerle ticaret savaşlarıyla, kamplaşmalarla ve soğuk savaşlarla mı oluşacak, yaşayıp göreceğiz.


Ayrıca Bakınız



Kaynaklar ve Dış Bağlantılar

  1. Is China the world’s next superpower? | Zaid Dinally, Researcher at Immersive Experiences
  2. Independent | China reveals plan to become world’s biggest superpower within 30 years
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Onur dedi ki:

    Faydalı bir yazı.Rakamları karşılaştırırken dolardan bahsediyoruz, doları basan ABD, demek ki Çin’in birinciliğe geçebilmesine biraz daha zaman var..

  2. Mikail Arslan dedi ki:

    Çin ekonomi ve teknoloji bakimindan ber ne kadar guclu ve buyumeye devam ediyor olsa da orada yasayan uygur halkina yapilan baski goz ardi edilmemeli. Partinin amaclari insanlara kamplarda dikta edilirken ve huzurdan uzak bir hayat yasarlarken bahsi gecen buyumenin ve gelismenin basarisina leke surmektedir.

BİR YORUM YAZ