DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Sağanak Yağışlı

Lejyoner hastalığı Covid-19 pandemisiyle artabilir mi?

Lejyoner hastalığı Covid-19 pandemisiyle artabilir mi?

Legionella pneumophila bakterisinin neden olduğu Lejyoner hastalığı, tıpkı Covid-19 gibi yayılıyor ve belirtileri de aynı. Son zamanlarda tırmanışa geçen Lejyoner hastalığı Covid-19 pandemisiyle artabilir mi?


Lejyoner hastalığı Covid-19 pandemisiyle artabilir mi?

Tarih boyunca bulaşıcı hastalıklar, salgın hastalıklar yada pandemiler milyonlarca kişinin ölümüne neden olmuştur. Pandemilere neden olan virüsler, dünyanın ekosistemi bozuldukça, doğayı bile bile yok oluşa sokan insanoğlunu bundan sonra başına gelecek en büyük sorunlardan biri. Fakat geçmiş virüsler giderek evrim geçiriyor ve güçlenerek tekrar karşımıza çıkıyor. Bunlardan biri de Legionella pneumophila bakterisi.

Lejyoner hastalığı, insan yapımı su sistemlerinde çoğalan Legionella pneumophila bakterisinin, çevreye yayılan su damlacıkları yoluyla solunması sonucu insanda zatürre oluşturan ve salgın hastalıklar yada günümüz adıyla pandemi listesinde olan olan bir hastalıktır.

Lejyoner hastalığı 1976 yılında Philadelphia’da bir otelde toplantıya katılan 221 Amerikan askerinin hastalanması ve 34 ünün hayatını kaybetmesi sonucu fark edilerek araştırılmış olduğundan Lejyoner hastalığı olarak isimlendirilmiştir.

Lejyoner hastalığı, pnömokok bakterisinin ve koronavirüsün neden olduğu zatürreye yakın belirtiler gösterir, ancak daha çok yaz aylarında görülmektedir. Bunun nedeni Legionella bakterilerinin 20-45 derece santigrat sıcaklık aralığında hızla çoğalmaları özelliğinden kaynaklanır.

Legionella pneumophila bakterisi nehir, göl, akarsu gibi doğal su ortamlarında az sayıda bulunmasına rağmen; ev, işyeri, otel, hastane, alışveriş merkezleri ve yurt gibi binaların su boruları, su deposu, musluk, duş başlıkları, dekoratif amaçlı fıskiyeli havuzlar ve soğutma kuleleri gibi insan yapımı su sistemlerinin iç yüzeylerinde oluşan biyofilmde ve bu biyofilmde yaşayan tek hücreli canlılar içinde çoğalarak suya geçerler. (Biyofilm, hücrelerin birbirine ve/ya da bulundukları yüzeye yapıştıkları bir mikroorganizma kümesidir.

Bakteri sayısı 105-106/l. CFU sayılara ulaştığında hastalık yapabilecek duruma geldiğinden salgınlara sebep olurlar .(1,2,3)

Lejyoner hastalığı nasıl bulaşır?

Lejyoner hastalığına bağışıklığı baskılanmış kişilerin daha hassas olduğu bilinmektedir. 10 dan fazla serogrubu bulunan Legionella pneumophila bakterisinin daha çok serogruplu salgınlara neden olmaktadır. Salgın durumunda kullanılan biyositlerin, biyofilm içine giremediği ve bu nedenle bakterilere etkili olmadığı çalışmalarla ortaya konmuştur.

1995-1998 yılları arasındaki 4 yıllık sürede ve Temmuz-Eylül ayları arasında İstanbul’da turistik otellerin su sistemlerinde yapılan Legionella araştırmasında en yüksek sayıda bakterinin sıcak su duş başlıklarında kolonize olduğu saptanmıştır.

Kapalı kaldıkları süreçte bina su sistemlerinin içerisinde kalan suyun sıcak ortamda uzun süre durgun kalması ile oluşan biyofilm içinde çoğalan Legionella pneumophila bakterisi, su sistemlerinin kullanımı ile yayılarak yeni bir zatürre salgınının kaynağı olabilir.

Biyofilm tabakaları, Legionella’nın çoğalmasını sağladığından salgınların önlenmesi için yok edilmesi gereken oluşumlardır. Yüksek sayıda bakteri bulaşık sistemler, oluşturdukları damlacıklarla Legionella bakterilerini çevreye yayarak insan sağlığı bakımından risk oluşturduklarından acilen önlem alınmalıdır.

Nitekim, beyin cerrahı bir hekimin bu hastalıktan ölümü ve ülkemizi ziyaret eden bir turist grubundan 5 kişinin kaldıkları otelde Legionella pneumophila bakterisi ile enfekte olup hayatlarını kaybetmeleri sonunda Lejyoner hastalığının medyada sık sık haber olduğu görülmüştür.


Sağlık Bakanlığı 2015 yılında Lejyoner Hastalığı ile ilgili yönetmelik yayınladı

Resmi kayıtlardan, pnömonilerin %5-10 unun lejyoner hastalığına bağlı olarak gerçekleştiği ve 2000-2009 yılları arasında Avrupa Legionella Araştırma Grubu’nun (EWGLİ) hazırladığı raporlardan, ülkemizin lejyoner hastalık salgınları bakımından Akdeniz ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldığı bilinmektedir. Bu konuda, Sağlık Bakanlığı tarafından 13. Mayıs. 2015 tarihli Resmi Gazetede “Lejyoner Hastalığı Kontrol Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” yayınlanmıştır. Ayrıca İş Güvenliği yasasında Legionella, riskli hastalıklar arasında yerini almıştır.

Koronavirüs pandemisi esnasında tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de birçok otel, işyeri, alışveriş merkezleri, okul gibi binalar kapatılmıştır. Dolayısıyla su sistemleri içindeki su uzun süre bakterinin çoğalması için uygun sıcaklık (20-45 C) derecelerinde ve durgun halde kaldığından Legionella pneumophila bakterisinin çoğalma olasılığı artmaktadır.

Nitekim, İtalya’da yapılan bir çalışmada Covid-19 pandemisinde kapatılmış ve yeniden açılmış bir işyeri mutfağında çalışan personelde lejyoner hastalığı görülmüştür(4). Bu olgunun, ülkemiz koşullarında da gerçekleşebileceğini düşünerek yeniden kullanıma açılan binaların su sistemlerinin Legionella bakteri kontrollerinin yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Özellikle hastane civarındaki soğutma kulesi olan otel ve AVM binaların kontrolünün öncelikle yapılması gereklidir. Çünkü soğutma kulelerinden çıkan aerosollerin 3 km mesafeye kadar yayılabildiğinden kapsam içindeki hastaneleri enfekte ettikleri tespit edilmiştir.

Gelişmiş ülkelerde, legionella riski taşıyan binaların soğutma kulelerinin güvenli hale gelene kadar ilgili otoritelerce kapatıldığı bilinmektedir. Bu salgınların önlenmesi için, Sağlık Bakanlığının yukarıda belirtilen Yönetmeliği uyarınca, Legionella eğitimi almış elemanlara sahip “su teknik firmaları”nca bahsedilen tüm su sistemlerinin iç yüzeyinde oluşan biyofilm tabakasını ortadan kaldıracak şekilde mekanik olarak temizlenmeleri ve Legionella’ya karşı uygun kimyasalların kullanılması gerekmektedir.

Uygulama sonrasında sistemlerin mikrobiyolojik analizleri yapılarak uygulamanın başarısı kontrol edilmelidir. Zira uygun temizleme yapılmadığı hallerde sistemlerin daha fazla mikroorganizma ile bulaşık hale geldiği çalışmalarla ortaya konmuştur. Ayrıca, pandemi sürecinde hastalık belirtilerinin çok benzer olması nedeniyle Covid-19 teşhisi yapılan hastalarda Legionella enfeksiyonu olasılığının da göz önüne alınması tanıda ve tedavide faydalı olacaktır.

Özellikle ortak kullanılan su kaynakları temizliğine önem verelim. Özellikle iş ortamlarında ortak kullanımlara örnek olarak su sebili temizliği dikkat ediniz.



Kaynaklar ve Dış bağlantılar

  • ÇOTUK, A.; ZEYBEK, Z.; KİMİRAN, A.; TÜRETGEN, İ.; KALAÇ, Y. (1998): Farklı binaların su sistemlerinde Legionella pneumophila izolasyonu. KÜKEM Dergisi. 21(3):27-1.
  • TÜRETGEN İ.; SUNGUR E. İ.; ÇOTUK, A. (2005): Enumeration of Legionella pneumophila in cooling tower water systems. Environmental Monitoring and Assessment. 100: 53-58.
  • ZEYBEK, Z.; ÇOTUK, A. (2002 ): Relationship between colonization of building water systems by Legionella pneumophila and environmental factors. ASM Press Washington DC. 2002.
  • CLAUDİA PALAZZOLO ve Ark. (2020): Legionella pneumophila risk after COVID-19 lockdown ? Italy, May to June 2020 Euro Surveill.2020;25(30):pii=2001372.https://doi.org/10.2807/15607917.ES.2020.25.30.2001372



Ayrıca bakınız

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.