20.10.2018 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Anestezi nedir? Anestezist nedir? Anestezist nasıl olunur?

Anestezi nedir? Anestezist nedir? Anestezist nasıl olunur?

Bir çok kişi Anestezi adını duyduğunda yabancılık çekerken Narkoz denildiğinde hastanın operasyon öncesi uyuşturma yada uyutma olarak bilir. Anestezi için kullanılacak ilaçların hastalara göre belirlenmesi ve operasyon boyunca yaşam ile ölüm arasındaki çizgide bekleyen Anestezistler hayati bir sorumluluk alırlar. Bu yazımızda bilinmeyen ve hep arkada kalan Anestezi ve Reanimasyon tıp dalından bahsedeceğiz. Anestezi nedir? Anestezist nedir? Anestezide ölüm riski var mı? Türkiye’de Anestezi nasıl başladı? Nasıl Anestezist olunur? Anestezi türleri nelerdir? Resusitasyon nedir? sorularının yanıtını işin uzmanından alarak cevaplayacağız.


Anestezi nedir? Anestezist nedir? Anestezist nasıl olunur?

Cerrahın içi merhamet dolu olmalı ki; hastasını sağaltmak istesin ve onun feryatları, elini çabuk tutmaya, gereğinden az kesmeye kalkmasın, acı çığlıkları onu hiç üzmüyormuş gibi her şeyi gereğince yapsın.”

Aulus Cornelius Celsus, Roma’lı Tıp Yazarı

İnsanlık tarihindeki en önemli gelişmelerden birisi “cerrahi anestezi”nin bulunuşudur. Teknolojik ve özellikle anestezik gelişmeler, cerrahların statüsünü “barbar kesicilerden”, “saygı duyulan, güvenilir profesyonellere”yükseltmiştir.

Hastanın hayat ile ölüm arasındaki koruyucuları Anestezistler’e geçmeden önce Anestezi nedir? kısaca anlatalım.


Anestezi nedir?

Anestezi ( Yunanca kökenleri olup anlamı “hissetmek”), genellikle cerrahi operasyonların öncesi, Vücudun tümü yada belli bölgelerini ağrı çekmeyecek ve hissetmeyecek durumuna getirilme işlemidir.

Diş gibi ayak üstü operasyonlarında sadece çekilecek dişin yeri seçilir. Bu uyuşturma şekline Lokal anestezi denir. Eğer tüm vücut uyutulacaksa buna da Genel anestezi denir.

Anestezi işini yapanlara anestezikler, uzman olduğu bilimdalına da anestezibilim (anesteziyoloji) denir.

Anestezi, duyumsama yokluğudur.

Genel anestezi yapıldığında, kısa geçmişi hatırlayamama, geçici bilinç kayıpları ile birlikte duyu organlarının işlevselliğinin ortadan kalkmasına neden olur.

Bu tür anesteziye Narkoz da denilmektedir. Hatta bu işin uzmanları ve halk Türkiye’de Narkoz olarak benimsemekte. Narkoz ile anestezi belki de ikiz gözükse de, narkoz ileri derecede belirgin uyuşma gösterir.


Anestezi riskli midir? Anestezinin zararları nelerdir?

Tüm anestezi ve cerrahi girişimler bazı riskler içerir. Risklerin boyutu cerrahinin tipine, hastanın sağlık durumuna, anestezi ve ameliyathanelerin teknik donanımına göre değişir.

Hasta ne kadar sağlıklı ise, cerrahi girişim yaşamsal organları ne kadar az etkiliyorsa, risk o kadar azdır.

İleri teknoloji, anestezi cihazlarını geliştirmiş, daha az anestezik ajan kullanımını sağlayan düşük akımlı anestezi uygulamalarına geçilmiştir. Yeni teknolojilerden robotik cerrahinin birçok prosedürde uygulanmaya başlaması, anestezi uygulamalarında yeni bir sayfa açmış; cerrahi prosedüre uygun anestezi yönetimininönemi bir kez daha vurgulanmıştır.

Ulusal ve uluslararası kuruluşlar anestezi güvenliğini ve konforunu arttırmak, riskini en aza indirmek için kurallar geliştirmiştir.

Gelişmiş anestezi cihazları ile donatılmış, kuralların uygulandığı ameliyathanelerde anestezi ve ameliyat riski en aza indirilmiştir.


Anestezist kimdir? Anestezist doktor mu?

“Halkımız, ameliyat olduğu zaman kendisine bakan, ağrı duymamasını sağlayan ve anestezistin kim olduğunu, ne yaptığını ve kendisi için ne kadar gerekli ve önemliolduğunu anlayacak bilinç düzeyine ulaştırılmalıdır. Bunu yapmak görevi herkesten önce anestezistlere düşer.”(Sadi Sun)

Altı yıllık tıp fakültesindeki eğitiminden sonra doktor olarak mezun olup, ihtisas sınavına girerek, 5 yıl daha gerçekten çok ağır şartlarda geceli gündüzlü bir eğitimden geçen, sonuçta uzman hekim unvanı alan, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanları ne iş yaparlar?

Anesteziyoloji, sadece ameliyat sırasında hastanın ağrı duymasını önleyen bir tıp dalı değildir. İş tanımımızın büyük bir kısmını bu tanım kapsasa da, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanının görev tanımı, bilinenin aksine çok daha geniştir.

Anestezistler; ilaçlar, insan vücudunun fizyolojisi, bir çok dahili hastalıklar, cerrahi travma ve cerrahi stres gibi konuların yanı sıra acil hastanın derlenmesi (resüsitasyonu), yoğun bakım ve ağrı tedavisi konularında eğitim görmüş uzmanlardır.

Hastanın ameliyat gerektiren patolojisi dışında, başka branş doktorlarınca tanı ve tedavisi planlanmış hastalıklarını, anestezi ve ameliyat ile bağdaştırmak ve mevcut hastalıklarından daha fazla etkilenmeden anestezi ve ameliyatın tamamlanmasını sağlamak gibi bir görevleri de vardır.

Anesteziyoloji bilim dalının en önemli konusu; güvenli ve güvenilir bir anestezi uygulamaktır. Yıllar boyunca sağlanan gelişmelerle, günümüzde çok daha güvenli anestezi uygulaması yapılabilir olmuştur.

Güvenli anestezi uygulayabilmenin ilk şartı her hastaya özgü anestezi planı yapmaktır. Bunun için önce hastanın tıbbi durumu anestezi uzmanınca bilinmelidir. Bu amaçla, anestezi poliklinikleri açılmıştır.

Hastaya her hangi bir nedenle cerrahi girişim kararı verildiği anda anestezi uzmanı da tedavi ekibinin içine girer, hastaların ameliyat gününden önce anestezi polikliniğine baş vurarak anestezi uzmanı tarafından muayene ve tetkik edilmesi gerekir.


Anestezi Polikliniğinde ne yapılır?

Muayenede hastanın özellikle yaşamsal işlevleri kontrol edilir, tıbbı geçmişi araştırılır, bazı laboratuvar incelemeleri yaptırılır, şikayetleri ve eski hastalıkları göz önüne alınarak gerekli konsültasyonlar yapılır, kullandığı ilaçlar belirlenir, hastanın tıbbi durum özellikleri ortaya koyulur, endişeleri giderilir.

Sonrasında anestezist ameliyata ait özellikleri saptayarak ameliyat ve anesteziye bağlı riskleri, hasta için en uygun ve en güvenli anestezi yöntemini belirler, ameliyatın tüm safhaları ile ilgili planını yapar.

Ameliyat öncesi hastaların poliklinik şartlarında görülmesi, ameliyata hazırlık aşaması; hastaların bu konudaki farkındalığını arttırır.

Çocuk hastaların hazırlık süreci, aile işbirliği ile daha iyi bir peroperatif dönem geçirilmesini sağlar.


Anestezi türleri nelerdir?

Vücudumuz, beyin ve omuriliğimizle bağlantılı milyonlarca sinir hücrelerinden ve ağlarından oluşmuş mükemmel bir iletişime sahiptir. Bu ağ sayesinde ağrılı uyaranlar beyne iletilir, acı duyulur. Acı ileten sinir yolları üzerinde iletim, değişik seviyelerde anestezi ile engellenir.

İletimin engellendiği seviyelere göre üç türlü anesteziden (lokal, bölgesel ve genel anestezi) bahsedilir.

Küçük ameliyatlarda ameliyat bölgesinin yakın çevresine iletimi engelleyen ilaçların verilmesi ile oluşan anesteziye lokal anestezi denir.

Vücudun daha geniş bölgeleri örneğin belden aşağısı veya bir yarısı iletimin omurilik düzeyinde engellenmesi ile anestezi altına alınabilir. Bunun için ilaç, omuriliğe veya omuriliğe varmadan geniş bir sinir grubunun oluşturduğu bağlantı yerleri üzerine verilir. Bu şekilde oluşturulan anesteziye bölgesel anestezi denir.

Ultrasonografi artık radyoloji klinikleri dışına çıkmış; ameliyathane pratiğimizde vasküler girişimlerde ve rejyonal blok uygulamalarında kullanılmakta, blok yöntemleri ve/veya blok seçimleri konusunda kolaylık sağlamaktadır.

Kullanılan iğne ve kateterlerin gelişmesi, sterilizasyon şartları, yeni lokal anestezik ilaçlar, rejyonal anestezinin uygulanabilirliğini arttırmıştır. Normal doğumlarda epidural yolla ağrısız doğum uygulaması da oldukça konforlu
doğum süreci sağlamaktadır.

Bu iki anestezi şeklinde hasta uyanıktır. Ancak hastanın sıkıntısını gidermek için bazı sakinleştirici ilaçlar verilebilir.

Hasta uyutulur, ağrı duyusu beyin düzeyinde engellenirse bu tür anesteziye genel anestezi denir. Hastanın
uyanık olması daha güvenli koşullarda ve daha az risk altında ameliyat olduğu anlamına gelmez.

Anestezi uzmanı, anestezi türüne hastanın durumunu ve hastanın görüşünü alarak karar verir. Tanı yöntemlerindeki gelişmeler (endoskopi, nöroradyoloji, BT eşliğinde biyopsi gibi), pediatrik kardiyolojide tanısal ve girişimsel tedavilerin yapılması, kemik iliği hastalarının tanı ve tedavi işlemleri, ameliyathane dışı anestezi uygulamalarının çeşit, uygulanma sıklığı ve önemini arttırmıştır, tüm bu işlemler anestezi ya da sedasyon uygulaması gerektirir.

Cerrahi girişimin, ameliyat sırasında ve sonrasında ağrıyı önlemek için kullanılan ilaçların fizyolojiye bazı olumsuz etkileri (bazen organizmanın hayatta kalmasını sağlayan sistemlerin ve organların işleyişini önemli ölçüde bozmak gibi) olabilir.

Dolayısıyla anestezist ağrıyı önlerken, doğabilecek yan etkileri de, ameliyat sırası ve sonrasında kontrol altında tutarak yaşamsal sorunların ortaya çıkmasını önlemeye, tedavi etmeye çalışır.

Postoperatif ağrı kontrolünde hasta kontrollü analjezi yöntemi veya rejyonal tekniklerin kullanımı ile anestezi
uzmanlarının etkinliğini arttırmıştır.

Anestezi nedir? Anestezist nedir? Anestezist nasıl olunur? | Lokal Anestezi dişçilerde kullanılmakta

Anestezi nedir? Anestezist nedir? Anestezist nasıl olunur? | Lokal Anestezi dişçilerde kullanılmakta


Yoğun bakım nedir?

Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanları aynı zamanda yoğun bakım birimlerinin de vazgeçilmezleridir. Hayatta kalmamızı sağlayan kalp, beyin, akciğer böbrek, karaciğer gibi organların işlevlerini yerine getiremeyecek kadar hasta olduğu veya su-elektrolit, asit-baz dengelerinin, kan fonksiyonlarının ileri derecede bozulduğu durumlardaki kritik hastalar özel tıbbi donanım olan, özel eğitimli hemşire ve yardımcılarının çalıştığı, sürekli anestezi ve yoğun bakım uzmanı doktorların başında yer aldığı servislerde tedavi edilirler.

Hastaların yaşamsal fonksiyonları hiç ara vermeksizin izlenirken, ortaya çıkan gelişmelere anında müdahale edilir.


Resusitasyon nedir?

Sıkıntılı durumlarda hastayı hayata döndürmek anestezistlerin birincil görevidir.

Ani kalp durmaları, kazalara ve kanamalar bağlı acil durumlar, aşırı ishal ve kusmalar, ağır enfeksiyonlar, zehirlenmeler, farklı koma durumlarında hasta hayatta tutulabilirse, esas neden ortadan kaldırılıncaya kadar yaşatmak mümkün olabilir.

Örneğin kalp durmuş ise masajla çok kısa bir sürede dolaşım sağlanabilirse başta beyin olmak üzere bir çok organın ölmesini önlenebilir veya solunum durmuş ise suni solunum yöntemleri / cihazları kullanarak hasta hayatta tutulabilir.

Bu nedenle her hastanede kalp durmalarına çok kısa sürede yetişip doğru müdahaleyi başlatacak anestezi uzmanlarının oluşturduğu bir ekip kurulur. Bu ekibe Mavi kod ekibi denir.

Kısaca, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanı, hastanın hayatla ölüm arasındaki koruyucu meleğidir. Bu stresli uzmanlık, çok uzun bir öğrencilik ve uzun çalışma saatleri gerektirir. Ancak severek yapılır ve severek öğretilir.

Okumadan geçme: Modern cerrahinin babası Joseph Lister kimdir? Hayatı ve Buluşları


Türkiye’de Anestezi nasıl başladı? Nasıl Anestezist olunur?

Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kazanımlarından “Üniversite Reformu” ülkemizde anestezinin de temelinin atılmasına, gelişimine yol açmıştır. Türkiye’de 1956’da anestezi uzmanlığı yasal olarak kabul edilmiş, 1959’da Anestezi Enstitüsü kurulmuş, 1962 yılında uzmanlık dalının adı “Anestezi ve Reanimasyon” olarak değiştirilmiştir.

Anestezi uzmanlarının önderliğinde yoğun bakım ve algoloji bilim dalları ile ilgili çalışmalar başlatılmış, gelişmeler günümüze kadar sürdürülmüştür.

Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği: Türkiye’deki ilk tıp derneklerinden olan Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği (TARD, 1956), anesteziyi kişilikli bir branşa dönüştürür.

TARD, 1966’da Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu(WFSA)’na katılır, aynı zamanda Avrupa Anesteziyoloji Derneği (ESA)’nin de üyesidir.

TARD’nin kuruluş dönemi, anestezinin bilinmediği, anestezi kelimesinin telaffuz edilmediği, anestezinin “narkoz”, anestezistin “narkozcu” diye anıldığı, anesteziyi kıdemli ameliyathane personelinin uyguladığı dönemlerdir.

Dernek, tıbbın Anesteziyoloji, Perioperatif Bakım, Yoğun Bakım (Reanimasyon), Algoloji, Palyatif Bakım, Resüsitasyon, Nutrisyon alanında ve bunların kapsamına giren konularda faaliyet gösterir.

Günümüzde anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanları (anestezistler) ABD’nde “Perioperatif Bakım”doktorları olarak tanımlanmaya başlamışlardır. Bu da hastaların hastanede geçirdikleri süreyi daha sağlıklı geçirmelerini sağlamak ve kısaltmak amacı ile ameliyat öncesinde, ameliyat sırasında ve sonrasında tamamen anestezistlerin sorumluluğunda ameliyata hazırlanması ve bakımlarının sağlanması demektir.


Eğitim aktiviteleri

TARD’ın kongreleri düzenli olarak ülkemizde yapılır, yurtdışı ve yurtiçinden araştırmacıların katılımı sağlanır, güncel konular ve teknolojik gelişmeler aktarılır. TARD ve Alman Anesteziyoloji ve Yoğun Bakım Derneği, “Alman–Türk Anestezistleri İşbirliği” (ATAİB) çalışma grubu ile 15 yıldır işbirliği içinde, kongrelerinde panellerle yer alırlar.

ATAİB; Alman meslektaşlarımızla mesleki alanlarda katkı sağlamaktadır. 1997’da başlatılan “Fellowship Program in Neuroanaesthesia”projesi, “Turkish-German Travel Research Grant”programları vardır.

Kanada ve İngiltere ile de fellowship programları planlanmaktadır. Ayrıca TARD’ın sağladığı “yurtdışı eğitim/araştırma
burs programı” Anesteziyoloji ve Reanimasyon ile ilgili bir klinik/ laboratuarda eğitim/araştırma yapacak anestezistleri destekler.

Yurt içinde kendi alanı ile ilgili derneklerle sıkı işbirliği ile üyelerinin eğitimine katkı sağlamaya çalışmaktadır. TARD düzenlediği asistan okulları, kurslar, sempozyumlar, ESA Avrupa Anesteziyoloji Eğitim Komitesi (CEEA) ile entegre eğitim modülleri ve yeterlik sınavları düzenler, başaranların kongre katılımlarını destekler.

2016’dan beri sanal TARD Akademi projesiyle, dernek web sayfası üzerinden e-öğrenim (telekonferanslar, eğitim videoları, e-kitaplar, e-kurslar) ile günümüz teknolojisi-standartlarına uygun öğrenim şeklini destekler. Eğitim materyallerinin eklenmesi, asistan eğitimlerinin standartlaşmasını sağlayan e-değerlendirme karnesi, TARD uygulama kılavuzları örnektir.

Hasta başı eğitim öncesi, simülasyon laboratuarlarında olgu senaryoları ile eğitim giderek daha yaygın kullanılmaktadır.


Kaynaklar

  • Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Hülya Bilgin
  • Türkiye’de Anesteziyoloji ve Reanimasyon Biliminin Tarihsel Gelişimi. Ed: H. Bilgin, Ekim-2016, Rota Barışçı Matbaacılık ve Tanıtım Hizmetleri A.Ş., Bursa
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ