DOLAR 5,6972
EURO 6,3133
ALTIN 269,6
BIST 107.529
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Dijital sağlık ile online muayene giderek yaygınlaşacak

Dijital sağlık ile online muayene giderek yaygınlaşacak

Dijital sağlık giderek büyüyor. Artık uzaktan selfie kamerasını açarak canlı yada online muayene başladı ve giderek daha da yaygınlaşıyor. Filmlerde gördüğünüz kareler artık pek de uzak değil. Artık yeni teknolojiler ile yüz kamerası nabız, tansiyon gibi sağlık değerlerini direkt karşıdaki doktora gönderecek. Nasıl mı?


Dijital sağlık ile online muayene giderek yaygınlaşacak

Dijital Sağlık sektörü son on yılda daha önce hiç görmediği bir dönüşüm içerisine girmiş durumda. Yarı-iletken malzeme
teknolojisinin giyilebilir teknoloji cihazlarına bu denli hızlı entegrasyonu bütün bir tıp alanını derinden etkilemekle kalmayıp, geleneksel hasta-doktor etkileşimini de kökünden değiştireceğe benziyor.

İnsanoğlu 21. yüzyılda filmlerdeki/kitaplardaki bütün fütüristik fikirlerin/sahnelerin ardı ardına gerçekleştiği bir döneme tanıklık ediyor. “Bul ve yok et” prensibiyle çalışan akıllı kanser ilaçları, robotik tele-cerrahi ameliyatlar, kalıtsal gen hastalıklarının tedavileri, üç boyutlu yazıcıda üretilen fonksiyonel organlar, retina implantları (biyonik göz), yapay kan ve daha nice harika buluşlar…

Ölümsüzlüğe her geçen gün daha da yaklaştığımız bu çağ, mühendisliğin tüm branşlarının yeniden tanımlandığı bir akımı da beraberinde getirdi. Biyomedikal dünyası, bünyesinde kimyagerlerden makine mühendislerine kadar geniş ölçekte araştırmacıları barındırdığı devasa bir disiplin haline geldi.

Elbette hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen akıllı cihazlarımız da (akıllı telefonlar, saatler, bilgisayarlar) bu büyük dönüşümün en büyük etkenlerinden biri. Yapılan özel hayatın gizliliği, etik vb. tartışmalar bir kenara dursun, yanımızdan ayırmadığımız bu cihazların hayat kurtarıcı potansiyeli elbette dünyanın dört bir yanındaki araştırma kurumlarının da ilgisini çekmeyi başardı.

Özellikle Avrupa’da, akıllı cihazların dijital sağlık sistemleriyle entegrasyonu üzerine son 10 yılda yüzlerce araştırma raporu yayınlandı. Bu araştırmalardan şüphesiz en ilgi çekici olanı, “uzaktan muayene” konseptinin tohumlarını eken Fotopletismografi (FPG) teknolojisiydi.

Vücudunuza hiçbir ekipman bağlanmadan, yalnızca video kameraya yüzünüzü göstererek sağlığınız hakkında bilgi sahibi olmak istemez miydiniz? FPG teknolojisi işte tam da buna olanak tanıyor.


İngiltere’de neler gündemde

Oxford Üniversitesi ve Philips şirketinin ayrı ayrı yürüttüğü çalışmalar, gelişmiş sinyal işleme teknikleriyle aslında bu fikrin pahalı ekipmanlara ihtiyaç durulmadan mümkün olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, özel ışıklandırılmış odalarda, video kameralarla yüzlerinin görüntülerini aldıkları katılımcıların hayati değerlerini (nabız, tansiyon, kan satürasyonu -SpO2-, kan basıncı) yüzde 2-3’lük hata paylarıyla neredeyse kusursuz biçimde ölçmeyi başardılar.

Video kameraların yüzün belirli bir bölgesine odaklanmış veri toplama algoritmaları, derideki, gözle fark edilemeyen mikro renk değişimlerini analiz edip, her kalp atışıyla beraber dokulara dolan kanı 2 boyutlu analitik düzlemde
gözlemleyebilmeyi sağlıyor. FPG sinyalleri adı verilen bu verinin, şimdilik EKG sinyalleri kadar sağlıklı bilgiler vermese de birçok kardiyo-hastalığın habercisi olabileceği düşünülüyor.

Bunun yanında Southampton’daki bir dijital sağlık şirketi ise bu işlemin telefonların selfie kameralarıyla yeterli seviyede algoritmalar geliştirildiği takdirde her tür ışıklandırma altında mümkün olduğu kanaatinde.

2013 yılında İtalya’daki bir araştırma ekibi ise yapay zekâ teknikleri kullanarak, üretilen bu sinyallerin çeşitli morfolojik karakteristiklerini bazı hastalıklarla eşleştirip daha kesin bilgi sağlayan sağlık algoritmaları üretmeye başladı. Araştırmacılar, eğer çalışmalar bu ivmeyle devam ederse, birçok hastalığın bu yolla erken teşhis konularak daha başlamadan tedavi edilebileceği günlerin hiç de uzak olmadığı kanaatinde.

Kendinizi kötü mü hissediyorsunuz? Selfie kamerasını açıp muayene olalım o halde!

Önerilen Makaleler:

  • John Allen, 2007, Photoplethysmography and its application in clinical physiological measurement
  • Denisse Castenada et al., 2018, A review on wearable photoplethysmography sensors and their potential future applications in health care


Ayrıca bakınız

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.