DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

Koronavirüs en çok asansörlerde bulaşıyor

Koronavirüs en çok asansörlerde bulaşıyor

Bulaşıcı hastalıklar ve salgın hastalıklar listesinde 2019 sonu ile birinci sırada olan Covid-19’u yapan Koronavirüs havalandırmış yerlerden bulaşma riski, kapalı yerlerde bulaşmasına göre çok çok fazla. Son araştırmalar Koronavirüs en çok asansörlerde bulaşıyor diyor. Peki asansörlerde nasıl önlem almalıyız? Asansör hijyeni nasıl sağlanmalı? Asansörde virüsün etkisi ne kadar sürer?


Koronavirüs en çok asansörlerde bulaşıyor

Koronavirüs özellikle de soluk alışverişi, konuşma, öksürme veya hapşırma sırasında oluşan damlacıklarla bulaşıyor. Büyük damlacıklar daha çabuk yere çökerken, havada asılı minik parçacıklar (aerosol) saatlerce havada kalabiliyorlar. Bu yüzden iyi havalandırılmamış kapalı alanlarda virüsün bulaşma riski yüksek. Peki asansörlerde durum nedir?

Küçük kabinlerde hava değişimi genelde yetersizdir ve asansörler gün içinde çok sayıda kişi tarafından kullanılır. Özellikle de hastane ve doktor ziyaretlerinde kullanılan asansörlerde risk çok yüksektir. Amsterdam Üniversitesi’nden Cees van Rijn şimdi aerosellerin bulaşıcılığını inceledi. Araştırma çerçevesinde normal bir asansör kabini içerisinde tek seferlik bir öksürüğün damlacık yayılımı bir sprey kutusuyla canlandırıldı. Damlacıklar lazer ışınıyla görünür kılınarak, hem miktarları hem de havada asılı kalma süresi belirlendi.

Asansörlerin kapıları normalde olduğu gibi kullanım sırasında yüzde 10 ila 20’lik zaman dilimi için açık bırakıldı. Sonuç şöyle: Normal kullanımda havada asılı parçacıkların tamamen yere çökmesi 12 ila 18 dakika sürüyor. Aerosoller kabine yayıldıktan sonra asansör kapısı kapalı halde bir katta kaldığı zaman bulaşıcı damlacıklar kabin havasında 30 dakika kadar kalıcı oluyorlar.

Koronavirüs taşıyan bir kişi asansörü terk ettikten sonra bile bulaşıcı partiküller kalabiliyor. Hastalığı hafif geçiren birinin tükürük damlacıkları bile 1milimetre sıvıda koronavirüsün bin ila bir milyar RNA kopyasını içerebilirler. Yüksek sesle konuşan biri bu şekilde bir dakikada binlerce damlacık yayarken, bir kez öksürdüğü zamansa milyonlarca damlacık yayabiliyor.

Peki bu enfeksiyon riski için tam olarak ne anlama geliyor?

10 ila 15 metreküplük bir asansörde hasta bir kişi konuşmuş veya öksürmüş ise, bir dakikada koronavirüsün on ile binlerce RNA kopyası solunabiliyor.

Araştırmacılar koronavirüsün bulaşması için minimum dozun ne olduğunu hâlâ bilemiyorlar. Uzmanların görüşüne göre asansör potansiyel bir enfeksiyon riski taşıyor. Bu yüzden asansöre binilirken yüze iyi oturan ve aerosolleri filtreleyebilen FP2 veya FFP3 tipi maske kullanılmasını ve asansörde konuşulmaması veya öksürülmemesi gerektiğini söylüyorlar.

Ayrıca asansör sistemlerinde de değişiklik yapılarak, kullanılmayan asansörlerin kapılarının açık kalacak şekilde ayarlanması da önerilenler arasında.



Ayrıca bakınız

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.