DOLAR 5,8945
EURO 6,5036
ALTIN 281,6
BIST 99.028
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Sisli

Zengin ve fakir arasındaki eğitim farkı 4 yıl

Zengin ve fakir arasındaki eğitim farkı 4 yıl

Gelir adaletsizliği artan ve küreselleşen dünyada sorunlar bir çok ülke de aynı. Özellikle eğitim konusunda zengin ve fakir arasında uçurumlar var. Son 40 senedir yoksul kesim ile varsıl kesim arasındaki eğitimin yıl karşılığı 4 olarak devam ediyor. Yani zengin çocuk fakir çocuktan eğitim bakımından 4 yıl ileri de. Dünyanın süper gücü olan ABD’de yapılan araştırmalar ve çıkan sonuçlarla bu farkı kapatmanın peşindeler. Zengin ve fakir arasındaki eğitim farkı nasıl kapanır?


Zengin ve fakir arasındaki eğitim farkı 4 yıl

Gelir düzeyi en düşük olan öğrencilerin eğitim düzeyi, en yüksek gelirlilerin yaklaşık dört yıl gerisinde. Ve bu durum en az 40 yıldır devam ediyor. Amerika’daki yüzde 10’luk kesimin geliri, geri kalan yüzde 90’lık kesimin toplamından fazla. Ve bir çok ülke de bu sonuca doğru gidiyor.

Özellikle Türkiye zengin ve fakir arasındaki eğitim uçurumu, gelir adaletsizliği yada gelir eşitsizliği konusunda hızlıca büyüyenlerden.

Ne yazık ki zengin ve yoksul arasındaki eğitim farkı olan 4 yıl, Amerikan hükümetinin bu açığı kapatmak adına yürüttüğü programlar bir işe yaramıyor.

ABD Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu tarafından geçtiğimiz Mart ayında internet üzerinden yayımlanan bir rapora göre, yoksul ve varsıl kesimlerin arasındaki öğrenme açığını kapatmayı hedefleyen federal eğitim programları hiçbir işe yaramıyor.

Bunun nedenini araştırmaya başlayan bilim insanları 50 yıllık data içinde, 2,7 milyondan fazla ortaokul ve lise öğrencisine uygulanan standardize edilen tek tip sınavlardan elde edilen sonuçları incelediler.


Düşük başarı düzeyi

Raporu kaleme alanlardan biri olan Stanford Üniversitesi eğitim ekonomisi uzmanlarından Eric Hanushek, lise yıllarında başarı düzeyi düşük olan öğrencilerin erişkinlikte de yüksek gelir elde etme şansının da düşük olacağını ileri sürüyor.

Hanushek, “Bir sonra gelecek olan kuşaklarında bugünküne benzeyeceğini ve yoksul ailenin çocuklarınında yoksul olacağını” söylüyor. Gelgelelim, sorunun giderek daha da kötüye gidip gitmediği tartışmaya açık bir konu.

2011 yılında yine Stanford Üniversitesi tarafından yapılan ve sıkça gönderme yapılan bir araştırma 1970’lerin ortalarında doğan çocuklarla 2000’lerin başlarında doğanların eğitimdeki başarı düzeyleri arasındaki farkın giderek açılmakta olduğunu göstermekteydi.


Varsıllığın göstergeleri değişti

Hanushek ve arkadaşları bu son çalışma kapsamında 1971-2015 yılları arasında ülke çapında belli aralıklarla uygulanan ve öğrencilerin matematik, okuma ve fen bilgisi gibi alanlarda sınandıkları dört farklı programdan elde edilen sonuçları gözden geçirdiler.

Bu programlarda, 13-15 ve 17 yaşındaki öğrencilere toplamda 98 sınav uygulandı.

Araştırmacılar öğrencileri ailelerinin gelir düzeylerine göre sınıflandırmak amacıyla, tek tip sınavların yanında demografik araştırmalardan da yararlandılar. Bu veriler öğrencilerin anababalarının eğitim düzeylerinin yanı sıra yaşam biçimleriyle ilgili başka göstergelerle ilgili bilgileri de içeriyordu.

Söz gelimi, 1950’lerde bulaşık makinesi varsıllığın bir göstergesi olarak değerlendirilirken, daha yakın dönemlerde öğrencinin kendisine ait bir odasının ya da kişisel bir bilgisayarının olması daha önemli bir gösterge haline geldi.

Sonuçta, gelir düzeyleri en düşük yüzde 10’luk dilime giren 17 yaşındaki öğrencilerin sınav puanlarının en yüksek yüzde 10’luk dilimin çok altında kaldığı görüldü. Bu da, en yoksul öğrencilerin eğitim düzeylerinin en varsıl öğrencilerin yaklaşık üç dört yıl gerisinde olduğuna işaret ediyordu.


Federal programlar işe yaramıyor

Bu arada, araştırma süresi boyunca 17 yaş öğrencilerinin sınavdan aldıkları sonuçların genelinde herhangi bir değişiklik olmadığı, 13-15 yaş öğrencilerinde az da olsun bir iyileşme meydana geldiği, ancak en düşük gelirli öğrencilerin her zamanki gibi en yüksek gelirli öğrencilerden çok daha düşük puanlar aldıkları da görüldü.

Hanushek’e göre bu durum, daha küçük yaştaki öğrencilere uygulanan düşük gelirli ailelere yönelik Head Start adlı okul öncesi program ve 3-8 yaş aralığını hedef alan No Child Left Behind (Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın) girişimi gibi – federal programların işe yaradığını gösteriyor. Hanushek daha büyük çocuklara yönelik programlara çok ciddi biçimde gerek duyulduğuna dikkat çekiyor.

2011 yılında yapılan araştırma, öğrenim açısından en yoksul kesimden gelen öğrencilerin en varsıl kesimden gelen yaşıtlarının üç altı yıl kadar gerisinde olduklarını da ortaya koyuyor.

Ancak Stanford Üniversitesi eğitim sosyolojisi uzmanlarından Sean Reardon tarafından yürütülen bu çalışma eğitimdeki başarı açığının onyıllardır giderek büyüdüğüne işaret ediyor.

Araştırmada 1960-2007 yılları arasında uygulanan 12 sınav ele alınmış ve en yoksul öğrencilerle en varlıklı öğrencilerin aldıkları sınav puanları arasındaki farkın, 1970’lerden 2000’lerin başlarına dek uzanan zaman dilimi içinde yüzde 40 oranında arttığı sonucuna varılmıştı.

Reardon, parasal olanaklara sahip olan anababaların çocuklarının eğitimlerine giderek daha çok yatırım yaptıklarına ve bunun da yoksul kesimle varsıl kesim arasındaki açığın giderek daha da ciddi boyutlara ulaşmasına neden olduğuna işaret ediyordu.

Toronto Üniversitesi eğitim sosyolojisi uzmanlarından Anna Chmielewski’ye göre, bu son çalışma ile 2011 yılında yapılan çalışma arasında tanık olunan farklı sonuçlar araştırmacıların farklı sınavlardan alınan puanları ve ailelerin gelir düzeyleriyle ilgili farklı değerlendirmeleri inceleme kapsamına almalarından kaynaklanıyor.



Ayrıca bakınız

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.