DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

Hipnoz nasıl çalışır? Hipnotize edilebilir misiniz?

Hipnoz nasıl çalışır? Hipnotize edilebilir misiniz?

Hipnozun ardındaki bilimi, davranışları nasıl değiştirdiğini ve cerrahiye nasıl yardımcı olduğunu görelim. Nasıl hipnotize oluyoruz? Hipnoz nasıl çalışır? Hipnoterapi nasıl icat edildi? Hipnotize edilebilir misiniz? Hayvanlar hipnotize edilebilir mi? Hipnozun yararları nelerdir?Hipnozun tehlikeleri nelerdir? Hipnozun aşamaları yada Hipnozun evreleri nelerdir? Sigara bağımlılığı, obezite yada zayıflama için hipnoz işe yarar mı? sorularının cevabı için okumaya devam edin.


Hipnoz nasıl çalışır?

“Ortalama bir insanın günde en az 2 kez hipnoz yaşadığını biliyor muydunuz?”

Bir grup gönüllünün sahneye çıkıp sallanan bir saate boş boş bakmaları, sonra bir anda gıdaklayan tavuklara dönüşmeleri epey eğlenceli görünüyor amaacaba hipnoz, eğlenceli bir sahne gösterisinden mi ibaret?

Hipnoz kesinlikle modern bir teknik değil. Bilinen ilk tıbbi kullanımı, MÖ 1550 dolaylarında yazılan Mısır Ebers Papirüsü’nde geçiyor. İnsanları derin bir trans haline sokma becerisi zamanla gelişerek, bağımlılık yapıcı alışkanlıkları değiştirmek veya rahatsızlıkları tedavi etmek amacıyla bilinçaltına ulaşıp yeni telkinler ekmeye dönüştü.

Bununla birlikte, beyinle ilgili birçok şey gibi hipnoz fenomenini de bilim insanları hâlâ tam olarak çözmüş değil. Hipnozun başarısı, sözlü ve görsel rehberler aracılığıyla yüksek bir rahatlama ve odaklanma haline girmeye dayanıyor. Bu haldeki kişinin beyninin telkine daha açık olduğu düşünülüyor. Bu tekniğin neden işe yaradığı ve beynimize ne yaptığı konusunda iki ana teori var.

Birinci teori “Değişmiş hal teorisi” hipnozun uykuya çok benzediğini öne sürüyor: Transa benzer bir haldeyken beynin süreçleri farklı çalışıyor ama telkini benimsediğinizi kabullenecek kadar uyanık değilsiniz. İkinci teori “Hal dışı teorisi” ise uykunun aksine, hipnotize edilen kişinin olanların farkında olduğunu ve hipnoz uzmanının talimatlarına aktif olarak katıldığını öne sürüyor. Bununla birlikte, hangi teorinin doğru olduğu konusunda tartışmalar ve belirsizlikler sürüyor.

Peki, nasıl hipnotize oluyoruz?

Özetle, bir hipnotist veya hipnoterapist, sözlü telkinler (genellikle uykuyla ilgili benzetmeler) kullanarak kişiyi bir rahatlama haline sokuyor. Hipnotist kişinin hayal gücüne ve gerçekte orada olmayan bir şeye daha fazla vurgu yaptıkça kişi hipnotik bir hale girmeye başlıyor. Bununla birlikte, herkes hipnotize edilemiyor. Bazı kişileri tüm hipnoz tekniklerine bağışık ve hiçbirine tepki vermiyorlar.

Nüfusun küçük bir yüzdesi ise çok daha kolay hipnotize edilebiliyor ve telkine daha açık. Hipnoza yatkın olanlarda bu teknik ameliyat sırasında da kullanılabiliyor. Hatta bazı hastaların hipnoz sonrası telkinlere de yanıt verdiği, verilen bir talimatı yıllar sonra uygulayabildikleri biliniyor.

Hipnotize edilebilen çoğunluk içinde yer alanlar için hipnoz bir tedavi yöntemi olarak da kullanılabiliyor. Sigara bağımlılığı, obezite ve Anksiyete tedavisi gibi sorunlu davranışların tedavisinde işe yaradığı belgelenmiş durumda. Yani hipnoz sadece bir sahne performansı değil, oldukça yararlı bir tıbbi araç.


Hipnozun evreleri

  1. Mayalama. Bu evrede hipnoterapist hastanın transına hazırlık yapar ve ana hatları belirler. Tedavinin hedefleri hakkında bir görüşme yapılabilir.
  2. Hazırlık. Hasta gözlerini kapatıp rahat bir pozisyon alır. Hastayı rahatlatmak için nefes teknikleri kullanılabilir.
  3. Tetikleme. Hipnotik tetiklemede birkaç teknikten biri kullanılır. Hasta, bir sahili hayal etmek gibi sakinleştirici görsel ipuçlarıyla meditatif bir hale yönlendirilebilir.
  4. Hipnoz hali (trans). Başarılı bir tetiklemenin ardından hasta hem fiziksel hem zihinsel olarak yüksek bir gevşeme haline girer.
  5. Telkin. Hipnoterapist, bilinçaltındaki düşünceleri değiştirmek amacıyla sözlü iletişim kurarak telkinlerde bulunur.
  6. Çıkış. Mayalama evresinde hipnoterapistin belirlediği işaret (örn. bir ses veya kelime) hastayı hipnoz halinden çıkarmak için kullanılır.

Hipnoterapi nasıl icat edildi?

Hastalarının gözlerine derin derin bakarak onları iyileştirdiğini iddia eden Alman Doktor Franz Anton Mesmer, yeni bir bilim alanından faydalandığını öne sürüyordu: hayvan manyetizması. 18. yüzyılın sonlarında yaşayan Mesmer, vücudun manyetik bir “sıvı” ile çevrili olduğuna inanıyordu.

Mıknatısla veya kendisi gibi “doğal manyetik kuvveti daha yüksek” bir insanın yardımıyla bu sıvı hareket ettirilebilir, böylece hastanın sorunları tedavi edilebilirdi. Bunlar yapılırken hastanın zihinsel hali telkine açık olmalıydı. Mesmer’in günümüzde “mesmerizm” adıyla bilinen tekniği Viyana’da hızla yayıldı. Ancak tedavinin işe yaramadığı ve meslektaşları tarafından onaylanmadığı söylentileri de bir o kadar hızlı yayıldı. Skandal patlak verince Mesmer, hileli çalışmalarını sürdürmek üzere Paris’e kaçtı. Orada yeni bir üne kavuşan Mesmer, yüksek profilli müşteriler edindi.

Hatta Kraliçe Marie Antoinette’e bile hizmet verdi. Ancak skandal bir kez daha patlak verince Mesmer oradan da ayrılıp Avrupa’yı dolaştı ve 1815’te Almanya’da öldü. Hayvan manyetizması teorisi hatalarla dolu olmasına rağmen Mesmer’in doğru yaptığı bir şey vardı: Hastalarında tetiklediği telkinlere açık zihinsel hal, bugün gördüğümüz etkili hipnozun temelini oluşturdu.


Hayvanlar hipnotize edilebilir mi?

İnternette “tavuk hipnozu” videoları görmüş olabilirsiniz: Uyanık gibi görünen bir tavuk yerde sabit tutulurken gagasından uzağa doğru bir çizgi çekilir. Tavuk çizgiye bakmaya başlayınca aniden durur. Hipnotik bir transa girmiş gibi taş kesilen tavukvacaba gerçekten hipnotize oldu mu?

Cevap, hayır. Tavuk aslında hipnotizevolmadı ama bilim insanlarının “tonik hareketsizlik” dediği, korkuyla etkinleşen bir tepki gösterdi. Tavuk zapt edilerek yere sabitlendiği zaman yaşadığı stres, ona hayatının tehlikede olduğunu düşündürüyor olabilir. Tavuğun bu şekilde zapt edilerek dikkatinin çekilmesi, tavuğu katatonik bir hale sokarak felç geçirmiş gibi görünmesini sağlar. Ördek, köpekbalığı, yılan ve tavşan gibi hayvanlar da yırtıcılardan kaçınmak için bu davranışı sergiler ve ölü taklidi yaparlar.


Bıçak altında hipnoz

Açık kalp ameliyatlarını ve organ nakillerini sadece hipnotik ağrı hafifletme ile gerçekleştirmek mümkün görünmüyor ama o kadar invaziv olmayan ameliyatlar sırasında ağrıyı hipnozla yönetmek mümkün.

Paris’te yaşayan Gineli şarkıcı Alama Kante, 2014’te boğazındaki paratiroit bezi tümörünün alınması için ameliyat edildi. Hayati risk taşıyan bir tümör olmasa da alınmaması şarkıcının kariyerini bitirebilirdi. Kante dünyada ilk kez, anestezi almak yerine hipnotize edilerek ameliyata girdi. Bu sayede ameliyatın kritik anlarında şarkı söyleyebiliyor, cerrahlar da ses tellerine zarar vermediklerini anlıyorlardı. Ameliyat başarılı geçti. Kante ise ameliyat boyunca çok uzaklardaki Senegal’i düşünüyordu ve hiçbir şeyin farkında değildi.


Beyinde hipnoz

Hipnoz sırasında beynimize ne oluyor ve etkileri görülebiliyor mu? Cenevre Üniversitesinden araştırmacılar 2009’da bu soruları yanıtlamaya çalıştı. Araştırmaya katılan denekleri MR cihazına yerleştirdiler. Sonra beyinlerinin görüntüleri çekilirken deneklerden komut verildiğinde sol veya sağ ellerindeki düğmelere basmalarını istediler. Ancak bazı denekler hipnotize edilerek sol ellerinin “felç olduğu” söylenmişti. Diğer denekler hiptonize edilmemiş, fakat küçük bir gruba sol elleri felçli gibi davranmaları söylenmişti,


Hipnotize edilebilir misiniz? Herkes hipnoz olabilir mi?

Harvard Üniversitesi’nde Psikoloji Yardımcı Doçenti ve “The Pregnant Man and Other Cases from a Hypnotherapist’s Couch” kitabının yazarı Deirdre Barrett, hipnozun faydalarını ve hipnoza kimlerin daha yatkın olduğunu anlatıyor.

Hipnoza yatkın olup olmadığınızı belirleyen faktörler var mı?

Evet, biyolojik etkenler olabileceğini gösteren bazı araştırmalar var. Tek yumurta ikizlerinin hipnoza yatkınlıkları arasında korelasyon olduğu görülüyor. Ama yatkınlığın önemli ölçüde öğrenilmiş davranışlardan kaynaklandığını veya tam olarak anlamadığımız değişkenler olduğunu düşünüyoruz.

Hipnoza yatkınlığı tahmin etmemizi sağlayan en iyi araçlar duyarlılık anketleri. Bu sorular temel olarak, farklı zamanlarda farkında olmayan trans benzeri haller yaşayıp yaşamadığınızı ölçüyor.

“Çocukken hayali bir arkadaşınız var mıydı?”, “Bir şey hayal ettiğinizde çok canlı bir şekilde gözünüzün önüne geliyor mu?”, “Kitap okurken size seslenildiğini duymanız için birkaç kere veya yüksek sesle seslenmeleri gerekiyor mu?” gibi sorular var.

Canlı hayal gücü, gerçek çevrenizden soyutlanabilme, bazen birinin sözlü telkiniyle veya görsel bir uyarana bakmayla bulantı, soğuk veya sıcak gibi fizyolojik duyumları hissedebilme gibi şeyleri arıyoruz. Bunlar, kişinin gerçek bir hipnoz tetiklemesine vereceği tepkinin oldukça iyi göstergeleri. İnsanlar ne kadar hipnotize edebileceklerinin farkında olmayabilir ama aslında her gün benzer telkinlerle karşılaşıyor, günlük yaşamlarımızda daha hafif şekillerde hipnozlar yaşıyoruz.


İnsanlar hipnoz sırasında neler olduğunu neden unutuyorlar?

Çoğu insan neler olduğunu hatırlar. Hatta hipnotist hiçbir şeyi hatırlamamanızı istese bile ortalama bir insan, olanları hatırlar. Yalnızca hipnoza en yatkın kişilerde (insanların yüzde 10’u) hipnoz yoluyla hafıza kaybı sağlanabilir. Spontane hafıza kaybı yaşayanlar çok daha küçük bir gruptur ve onları da hipnotize edip olanları yeniden hatırlamalarını sağlayabilirsiniz. Sonradan hiçbir şeyi hatırlamayan çok az insan var ama onlarda bile muhtemelen beyne bir şeyler kaydediliyor.

İnsanların aniden yaşadığı travmatik olaylar psikolojik olarak hafıza kaybına (amnezi) neden olabilir. İnsanların belirli şeyleri hatırlayamadığı psikolojik bozukluklar var. Yani insan beyni neyi hatırlayıp neyi hatırlamayacağına karar verebiliyor ama genellikle biz onu kontrol edemiyoruz.


Sigara içme gibi ömür boyu süren davranışsal sorunların tedavisinde hipnoz ne kadar etkili?

Hipnoza yatkın insanlarda hipnoz gerçekten etkili bir tedavi, ancak hipnoza yatkınlığı düşük insanlar için plasebo etkisinden fazlasını sağlamaz. Alışkanlık değiştirme tedavilerinin ne kadar iyi gideceğini gösteren iki şey var: ilki kişinin hipnoza yatkınlığı, İkincisi ise motivasyonu, yani o alışkanlığı bırakmaya ne kadar istekli ve kararlı olduğu. Çok hafif bir transa girmesine ve sigara içme dürtüsüne direnmek için çok az yardım almasına rağmen genel anlamda çok motive olduğu için sigarayı bırakmayı başaran insanlar olabilir.

Bununla birlikte, hipnoza yatkınlığı yüksek olanlar için fizyolojik uzaklaşmayı çok iyi ayarlamak gerekir. Tıpkı ağrı kontrolünde olduğu gibi, çoğu insanda sıra dışı şeyler yapamazsınız ama hipnoza yatkınlığınız yüksekse ağrı eşiğini çok yükseğe taşıyabilirsiniz. Hayatı boyunca sigara içtiğini söyleyen ve hipnoza yatkınlığı yüksek bazı hastalarımın tek bir seanstan sonra artık sigara içmek istemediklerini gördüm. Sigaradan tiksindiklerini ve hiç canlarının çekmediğini söylüyorlardı.



Ayrıca bakınız

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.