DOLAR 5,7678
EURO 6,3876
ALTIN 278,8
BIST 100.216
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Sisli

Daha az et tüketerek dünyayı kurtarmak mümkün mü?

Daha az et tüketerek dünyayı kurtarmak mümkün mü?

Et tüketimi arttıkça dünyanın yaşam süresi daha da kısılıyor. Bilim insanları daha az et tüketerek dünyanın yaşamını uzatıp uzatamayacağı hakkında araştırmalar yapıyor. Giderek yaklaşan dünyanın sonu için elimizdeki her kurtarma senaryosu ile dünyayı kurtarmak için ciddi olarak araştırılmakta.


Et tüketimi ve dünyayı kurtarmak

The Lancet dergisinde 16 Ocak  tarihinde yayınlanan raporda, ‘Planetary health diet’ olarak isimlendirilen yeni bir beslenme düzeni sayesinde insanların hem gezegeni kurtarabilecekleri, hem de daha uzun yaşayabilecekleri belirtiliyor. Rapor, bir sivil toplum kuruluşu olan Eat Forum tarafından kaleme alındı.

Ancak bu beslenme düzeninin gerçekliğe dönüştürülmesi küresel bir çaba gerektiriyor. Kırmızı et ve şeker tüketimi yarıya indirilirken sebze, meyve, baklagiller ve sert kabuklu yemişlerin türetiminin ikiye katlanması gerekiyor.

Özellikle Kuzey Amerikalıların %84 oranında daha az kırmızı et tüketmesi ve altı kat daha fazla bakliyat tüketmesi
bekleniyor. Bu oran Avrupalılar içinse %77 oranında daha az kırmızı et ve on beş kat daha fazla set kabuklu yemiş ve
bakliyat tüketimi anlamına geliyor.

Uzmanlar bu tarz bir diyetin 2050’de 10 milyara ulaşması beklenen dünya nüfusunun beslenmesi için gerekli
olacağını belirtiyor. Bugün 8 milyara yaklaşan dünya nüfusunun 820 milyonu yetersiz besleniyor, 2 milyarı açlık sınırında, diğer 2 milyarı ise ya çok kilolu ya da obez kategorisinde.

Yani 10 milyar kişi için sürdürülebilir gıda üretimi için aşırı arazi kullanılmaması, mevcut biyo çeşitliliğin korunması, aşırı su tüketiminin azaltılması ve su kaynaklarının ekonomik olarak kullanılması gerekiyor.

Sığır eti tüketiminin çevreye zarar verdiği bilinen bir gerçek. Biftek üretimi öncelikle çok fazla su tüketimine yol açıyor.
Proceedings of the National Academy of Sciences dergisindeki 2014 tarihli bir araştırmaya göre tek bir bifteğin üretimi, protein kaynağı olarak tüketilen domuz ve kümes hayvanlarına göre 28 kat daha fazla otlak, 11 kat daha fazla su ve 6 kat daha fazla gübre gerektiriyor.


Biftek üretimi daha çok çevreye zarar veriyor

Bunun yanı sıra biftek üretiminde yine diğer protein kaynaklarına göre 5 kat daha fazla sera gazı salımı gerçekleşiyor.

Elbette bu, insanların eti tamamen kesmesini zorunlu kılmıyor, yalnızca daha az tüketmesini gerektiriyor. ‘Planetary
health diet’ kişi başına günlük 2500 kalori öneriyor ve haftada bir öğün kırmızı et ve iki öğün de balığa izin veriyor. Ayrıca
günde bir bardak süt içebiliyor ve bir miktar peynir yiyebiliyorlar. Haftada 2 yumurta tüketebiliyorlar.

Fakat bunların dışında tabağın yarısının sebze ve meyvelerle dolu olması, ayrıca tam tahıllı besinler de içermesi gerekiyor.
Harvard Üniversitesi T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu’ndan epidemiyoloji ve beslenme uzmanı Walter Willett, “Bu diyette herhangi bir gıdadan mahrum kalmıyorsunuz. Sağlıklı, lezzetli ve keyifli bir beslenme düzeni” diyor.

Rapora göre çevre dostu bir beslenme düzeninde biftek tüketimini azalmanın yanı sıra besin atığının da yarıya indirilmesi gerekiyor.

Şimdi top politikacılarda….



Ayrıca bakınız

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.