19.03.2019 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Anne ve Baba utangaç çocuğuna nasıl yardımcı olmalı?

Anne ve Baba utangaç çocuğuna nasıl yardımcı olmalı?

Utangaç bir çocuğun ebeveyni çocuğunun geleceği konusunda genellikle endişelidir. Bilim insanları da bu endişelerin yersiz olmadığını söylüyor, çünkü araştırmalar, çocuklardaki çekingenliğin ileri yaşlarda kaygı bozukluğuna dönüşme riski taşıdığını gösteriyor. Bu yazımızda Anne ve Baba utangaç çocuğuna nasıl yardımcı olmalı? Utangaçlık bir kişilik sorunu mu? Utangaçlık çocukta hangi sonuçlara neden olur? Utangaçlık çocuk gelişimi için neden tehlikeli? Çekingenlik ve Utangaçlığın zararları nelerdir?  sorularının cevabını bilimsel olarak anlatmaya çalışacağız.


Anne ve Baba utangaç çocuğuna nasıl yardımcı olmalı?

Psikologlar ve çocuk gelişimi uzmanları, utangaç çocukları desteklemenin yollarını arıyor.

New York Üniversitesi’nde psikolog Sandee McClowry’ye göre yapılması gereken şey, çocukların temel yapısal özelliklerini değiştirmeye çalışmadan, onları kendilerini rahat hissettikleri bölgelerin dışına çıkmaya ikna etmek.

Onları oldukları gibi kabul etmek, utangaç çocuklar için çok önemli. Eyvah çocuğum utangaç diyerek endişeye kapılmadan onu rencide etmeden bu sorunun üzerinden gelinebilir.


Utangaçlık çocukta hangi sonuçlara neden olur?

Psikologlar utangaçlığı sosyallikten kaçınma, sosyal etkileşimlere maruz kalınması durumunda ise sıkıntı ve gerginlik hissedilmesi olarak tanımlamaktadır.

Utangaçlık üzerine çalışan araştırmacılar, hem insanlarla tanıştıklarında, hem de ilk defa karşılaştıkları durumlarda kaygıları tetiklenen çocukları daha iyi teşhis etmek için daha geniş bir kavram olan davranış tutukluluğundan yararlanıyor.

Utangaçlık, çocuklarda bir karakter özelliğidir. Psikologlar bu gibi karakteristik özelliklerin oldukça ısrarcı olduğunu belirtiyor. 1988 yılında Child Development dergisinde yayımlanan bir araştırmada 4 yaşında çocukların davranışları incelenmiş, aynı çocuklar 7 buçuk yaşındayken bir inceleme daha yapılmış.

Araştırma sonucunda 4 yaşındayken utangaç olan çocukların da girişken olan çocukların da 7 buçuk yaşına geldiklerinde yine aynı davranışları sergiledikleri gözlemlenmişti.

Yine 1988 yılında yapılan başka bir araştırma utangaçlığa yatkın karakterlere dair daha ayrıntılı bilgi sunuyor. 1920’li yıllarda doğan katılımcıların incelendiği bu araştırmada çocukken utangaç olan erkeklerin daha sonra evlenip çocuk sahibi olma veya sabit bir işte çalışma olasılığının daha az olduğu görüldü. Utangaç kadınların çocuklu ev kadını olma oranı ise girişken kadınlara göre daha yüksekti.

Araştırmacılar, Developmental Psychology dergisindeki yazılarında bu durumun hem kadınlar hem de erkekler için hayattan elini eteğini çekme durumu olarak görülebileceğini belirtiyor. Elbette toplumsal cinsiyet rollerinin evrimi neticesinde günümüzde bundan daha farklı sonuçlar alınabilir.

Davranış tutukluğunun ilerleyen yıllarda kaygı bozukluğuna yol açabileceği konusunda yapılan araştırmalar da oldukça endişe verici.

2012 yılında Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry dergisinde yayınlanan yedi araştırmanın toplu analizinde aşırı davranış tutukluğu görülen çocukların sonraki yıllarda sosyal kaygı bozukluğu çekmesi ihtimalinin, utangaç olmayan çocuklara göre daha yüksek olduğu belirtildi.

Araştırmacılar, çocukların % 15’inde aşırı davranış ketlemesi görüldüğünü, bu çocuklardan ise yaklaşık yarısının
sosyal kaygı bozukluğu belirtileri göstereceğini ekledi.

Anne ve Baba utangaç çocuğuna nasıl yardımcı olmalı? | Çocuğunuz utangaç ise endişelenmelisiniz

Anne ve Baba utangaç çocuğuna nasıl yardımcı olmalı? | Çocuğunuz utangaç ise endişelenmelisiniz


Sorunların önlenmesi ve giderilmesi için uzman desteği alınmalı

Amerikan Psikoloji Derneği, aşırı utangaçlık gösteren çocukların profesyonel yardım alması gerektiğini belirtiyor. Terapistler çocuklara (ve hatta yetişkinlere) kaygılarını kontrol altına almalarını sağlayacak stratejiler geliştirmede veya mizaçlarına uyumlu aktiviteler bulmada yardımcı olabilir.

İlk defa karşılaştıkları durumlarda zorluk çeken çocuklara yardımcı olmak istemek son derece doğaldır, ancak uzmanlar, bu korumanın fazla ileri gitmemesi gerektiğini söylüyor. Davranış tutukluğu görülen 3 yaşındaki çocukları 6 yaşlarına kadar inceleyen bir araştırma, bakıcıları aşırı korumacı olan çocukların 6 yaşlarına geldiklerinde de aynı davranış bozukluğunu gösterdiklerini ortaya çıkardı.

Aşırı korumacı ebeveynlerin aslında onlara zarar verdiğini belirten Mc Clowry, anne ve babaların davranışlarında belirli bir denge tutturması gerektiğini vurguluyor.

“Yapı iskelesi”olarak adlandırılan teknik, utangaç çocukların ebeveynleri için oldukça uygun görünüyor. Eğitimde kullanılan “yapı iskelesi” tekniği, öğrencilere başta yoğun destek verip bu desteği yavaş yavaş ve düzenli olarak azaltarak onların daha bağımsız hale gelmesini sağlamak anlamına geliyor.

Bu teknik, utangaç çocukların kabuklarından çıkmalarına yardımcı olabilir.

McClowry, bu teknikle ilgili olarak kamp örneğini veriyor.

Örneğin bir çocuk kampa gitmek istiyor ancak geceyi evden uzakta geçirmekten korkuyorsa, anne ve baba işe, çocuğun arkadaşlarını evlerinde kalmaya davet etmekle başlayabilir. Ardından bir geceyi büyükannelerinin evinde geçirerek çıtayı yavaş yavaş yükseltebilirler. Elbette anne ve baba “yapı iskelesi” tekniğini uygularken çocuğun rahatsızlık hissedip hissetmediğini de kontrol etmeli, çocuk daha fazla katlanamaz hale gelirse onu zorlamamalıdır.

Ayrıca çocukların daha büyük olduğu durumlarda ebeveynler bu tecrübeyi onunla konuşabilir, ona nasıl hissettiğini, neyin daha iyi hissetmesini sağladığını ve bu adımdan sonra ne yapmak istediğini sorabilir.

Utangaç ile girişken arasındaki bu tabloda yeriniz neresi?

Araştırmacılar, ebeveynlerin çocuklarının ihtiyaçlarıyla ilgilenmesi ve şefkatli olmasının, utangaçlıkla potansiyel
akıl sağlığı sorunları arasındaki bağlantıyı ortadan kaldırmada yardımcı olduğunu da ortaya çıkardı. 2014 yılında yapılan bir araştırmada yalnızca bakıcılarıyla aralarında sağlam bir bağ olmayan çocuklarda ilerleyen yıllarda kaygı bozukluğu görüldüğü ortaya çıktı.

Sağlam bağ ile çocukların keşfe çıkabilecek kadar özgür hissetmeleri ve sığınacak bir liman aradıklarında yine bakıcılarına dönebileceklerini bilmeleri kastediliyor.


Utangaçlık bir kişilik sorunu mu?

Mc Clowry ve meslektaşları, utangaçlık konusunu okullara taşımak üzere INSIGHTS into Children’s Temperament adlı bir program hazırlıyor.

İlk adımı öğretmenlerin ve ebeveynlerin çocuklardaki utangaçlığı fark etmesini sağlamak olan bu program, ayrıca utangaçlığın bir sorun olarak değil kişinin karakterinin bir parçası olarak tanımlanmasını da teşvik ediyor.

Araştırmacılar kukla kullanarak insanların farklı karakterleri olduğunu ve bu nedenle bir duruma herkesin verdiği tepkinin farklı olabileceğini anlatıyor. Örneğin Samimi Fredrico, Huysuz Gregory, Çalışkan Hilary veya Dikkatli Coretta gibi. Bu kuklaların isimleri gelişigüzel verilmiş de değil. Mc Clowry ve meslektaşları, 883 öğrencinin karakterlerinin incelendiği bir araştırmanın istatistiklerini kullanarak bu kişilikleri oluşturmuş.

2014 yılında 22 düşük gelirli okulda uygulanan INSIGHTS programının sonucunda bu programa rastgele katılan bütün öğrencilerin akademik başarısında artış görüldüğü ama en çok faydayı utangaç çocukların sağladığı görüldü.

Ana sınıfı ve birinci sınıf öğrencilerinden 10 haftalık programa katılan utangaç çocukların kritik düşünme yeteneğinin geliştiği, matematiksel yeteneklerininse sabit kaldığı görüldü. Programa katılmayan utangaç çocukların ise iki kategoride de düşüşe geçtiği belirlendi.

Araştırmacılara göre utangaç çocuklar, girişken çocuklarla kıyaslandığında okulda daha çok zorlanıyor.

Nedenlerden biri, utangaç çocukların bildiklerini ortaya koyamamaları olabilir. 2014 yılında utangaç küçük çocuklarla yapılan bir araştırmada davranış tutukluğu görülen çocukların da söylenenleri anlayabildiği ancak tartışmalara katılma olasılıklarının girişken çocuklara göre daha az olduğu gözlemlendi.

Araştırmacılar, öğretmenlerin ve diğer eğitmenlerin utangaç çocukların sınıfta parlamalarını sağlayacak yollar bulmaları gerektiğini söylüyor.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ