DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Az Bulutlu

Alkol tüketiminin artması sadece Covid-19’a yarıyor

Alkol tüketiminin artması sadece Covid-19’a yarıyor

Alkollü içkiler bağırsaklarda iyi ve kötü ne kadar bakteri varsa yok ettiği, bu da bağışıklık sisteminin amiral gemisi ve 2. beynimiz olan bağırsakların işlevini bozarak hastalıklara davetiye çıkarması tıbbi olarak kesinleşti. Fakat Covid-19 ile Alkol tüketimi giderek artmaya başladı. Malesef Alkol tüketiminin artması sadece Covid-19’a yarıyor. Alkolun Covid-19 ile bağıntısını açıklarken, Alkolün zararları nelerdir? Alkolün yararları var mı? Alkol sınırı yada içki sınırı ne olmalı? Kimlere alkolik denir? sorularının cevaplarını da alabileceksiniz.


Alkol tüketiminin artması sadece Covid-19’a yarıyor

COVID-19 nedeniyle evlerinde daha uzun süre geçirmek zorunda kalanların, alkol tüketme eğiliminin artacağından kaygı duyan sağlık uzmanları ve yetkililer, alkolün SARS-CoV-2’ye karşı direncimizi düşüreceğini öngörüyor, çünkü alkol diyabet ya da kalp hastalıkları gibi COVID-19 için risk unsuru oluşturabilecek sağlık sorunlarını da tetikliyor.

Dünya genelinde insanlar karantinada can sıkıntılarını geçirmeye çalışırken marketlerdeki alkol rafları da hızla boşalmaya başladı. Amerikan Sağlık Bakanlığı Covid-19 açısından risk taşıyan yetişkinlerin alkolden uzak durmaları yönünde uyarıda bulundu. Bunun hemen ardından Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de COVID-19’a bağlı komplikasyon riskini artırabildiğinden insanların tükettikleri alkol oranını azaltmalarını önerdi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ’nün açıklamasına göre alkol tüketiminin bulaşıcı olan ya da olmayan birçok hastalıkla ve zihinsel sorunlarla bağlantısı var ve bu durum da insanların Covid-19’a karşı savunmalarının düşmesine yol açabiliyor. Alkol özellikle vücudun bağışıklık sistemini zayıflatıyor.

Her ne kadar alkol ile Covid-19arasındaki bağlantı üzerine sınırlı veri bulunsa da geçmişte elde edilen kanıtlar, alkol tüketiminin solunum ve sindirim sistemine zarar verdiğini, aynı zamanda da bağışıklık hücrelerinin hasar görmesine yol açtığını gösteriyor.


Alkolün zararları: En fazla solunum ve sindirim sistemi etkileniyor

Virüse maruz kalındığında vücut bu yabancı patojene saldırmak ve onu öldürmek üzere bağışıklık tepkisini devreye alır. Genel olarak bir kişinin bağışıklık sistemi ne kadar sağlıklıysa bir virüsün ortadan kaldırılması ya da Covid-19 gibi bir hastalıktan kurtulması da o kadar hızlı olur. Ne var ki alkol bağışıklık sisteminin harekete geçmesini geciktirir ve vücudun zararlı mikroplara karşı savunmasını zayıfl atır.

Yale Üniversitesi’nden farmakolog Dr. E. Jennifer Edelman, alkolün bağışıklık sisteminin tüm hücrelerine zarar verdiğini ve bu durumun da enfeksiyon riskinde ciddi artışlara yol açtığını söylüyor. Alkol örneğin akciğerlerdeki bağışıklık hücrelerine ve solunum yollarımızdaki patojenleri temizleme gibi önemli bir görev üstlenmiş olan ince tüylere hasar verir.


Alkolün zararları: Akciğerlerde ölümcül hastalık riskini artırıyor

Halk sağlığı uzmanı Dr. Alex Mroszcyk-McDonald da bir insanın solunum yollarındaki hücre yapısının alkole bağlı olarak zarar görmesi durumunda SARS-CoV-2 gibi viral partiküllerin akciğerlere çok daha kolay ulaştığını söylüyor.

Alkol aynı şekilde bağırsaklardaki enflamasyonu da tetikleyebiliyor ve bağırsaklarda yaşayan, bağışıklık sistemini koruyan mikroorganizmaları yok edebiliyor. Mroszczyk-McDonald alkolün, enfeksiyon riskini azaltan normal sağlıklı bağırsak bakterilerinin sayısını da azalttığını öne sürüyor.

COVID-19’dan önce yapılan araştırmalarda alkol tüketiminin ARDS (Acute respiratory distress syndrome -Akut solunum sıkıntısı sendromu) denilen ölümcül akut akciğer hastalığı ve Zatürre, Tüberküloz gibi diğer ciddi akciğer hastalıklarına yol açtığını gösteriyor. Tıp uzman- ları aynı durumun Covid-19 için de geçerli olabileceğini düşünüyor.

Alkol vücudun diğer işlevlerine de engel

Alkol vücudun hastalıklarla savaşma gibi önemli işlevlerine odaklanmasını zorlaştırır. Cleveland Kliniği halk sağlığı uzmanlarına göre bir yudum alkol dahi vücudunuz asıl işlevlerini geri plana atarak alkolü parçalama işlemine öncelik veriyor.

Vücudun alkolü karbonhidrat ya da yağ gibi depolama özelliği yoktur; dolayısıyla alkolü doğrudan karaciğere göndermek ve burada metabolize etmek zorundadır.

Bunun yanı sıra alkol uyku kalitesini de etkiler. Biliyoruz ki insan ne kadar az uyursa hastalanma riski de o kadar yüksek olur. Yapılan bir araştırmada 7 saatten daha az uyuyan kişilerin, 8 ya da daha fazla saat uyuyan kişilere kıyasla gribe yakalanma riskinin üç kat daha fazla olduğu gözlemlenmişti.

Mayo Clinic’e göre uykusuzluk aynı zamanda hastanın iyileşme sürecinin de uzamasına sebep oluyor.


Aşırı alkol tüketimi ile Alkolik olmanın sınırı ne? Alkol içmenin sınırı ne olmalı?

Mroszczyk-McDonald ne kadar alkolün fazla sayıldığının ve alkolün bağışıklık sistemini ne zaman etkilediğinin bilinmediğini söylüyor. Önceki araştırmalara göre bir seferde sarhoş oluncaya kadar içmek bağışıklık sistemini tamamen devreden çıkartıyor ve vücut tüm gücünü alkolü metabolize etmeye ayırıyor.

Mroszczyk-McDonald,  Kimlere alkolik denir? sorusuna cevap olarak, Alkol bağımlısı olmamak için yada aşırı alkol tüketimini kadın yada erkek farkı olmadan haftada 14 kadeh ya da bir kerede 5-6 kadeh olarak tanımlıyor. Bu miktar bağışıklık sistemini doğrudan baskılıyor ve bulaşıcı hastalıklara açık hale getiriyor. Öyle ki çok küçük miktarlarda tüketilse dahi alkol bağışıklık sistemine zarar verebiliyor.

Mroszczyk-McDonald haftada birkaç kadehten fazla alkol alınmamasını, bir kerede de en fazla iki ya da üç kadeh içilmesini öneriyor: “Kalp hastalıkları ya da diyabet gibi COVID-19’un ağır geçirilmesine yol açan alt sağlık sorunlarına sahip kişiler bundan bile daha az miktarda alkol tüketmeli. Hatta tamamen alkol tüketimini kesmeli diyor.



Ayrıca bakınız

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.