19.10.2017 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? ilk Piramitler

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? ilk Piramitler

Afrika tarihi denince akla neden hiçbir şey gelmiyor? Sömürgecilerin uğrak yeri olan Afrika topraklarında zamanında Mısır Krallıkları kadar güçlü bir hakimiyet olan Kush Krallığı hakkında daha önce belki hiç duymadığınız bilgileri vermeye çalışacağız. Ayrıca Afrika Kıtasının özellikleri ve Afrika kıtasının tarihçesinden de kısaca bahsedeceğiz.

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz?

Afrika tarihi öncesinde sizlere Afrika kıtası hakkında kısa bilgiler verelim.

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti

Afrika Kıtası ve Tarihçesi Hakkında Bilgiler

Afrika, kapladığı alan ve nüfus bakımından dünyanın en büyük kıtasıdır. Dünya nüfusunun yüzde 15’i, 1 milyardan fazla insan bu kıtada yaşamaktadır. 30 milyon 370 bin km²’lik alana adalarını da dahil edilince 30 milyon 800 bin km²’lik alana sahiptir. Dünya üzerindeki toprak alanın yüzde 24,4’üne sahip, dünya yüzölçümünün de yüzde 6’sına sahiptir.  Afrika’nın kuzeyinde Akdeniz, güneyinde Hint Okyanusu, batısında Atlas Okyanusu, doğusunda Sina Yarımadası, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı bulunmaktadır. 3 ülke sınırlı tanınmış, 9 bölgesi olan, resmi olarak tanınmış 54 ülke barındıran Afrika’nın en büyük ülkesi Cezayir, nüfus bakımından en çok olan ülke ise Nijerya’dır.

Afrika insanlığın başladığı yerdir diyen bilim insanları buldukları fosillere göre, 7 milyon yıl öncesine ait İnsanın ilk halleri olan Homo erectus, H. Habillis ve H. ergaster  türlerinin modern insana benzeyen dönüşümün atası olarak kabul edilen Homo Sapiens’e ait ilk kalıntı 200 bin yaşında olup, Etiyopya’da bulunmuştur.

Geçmiş tarihi 19. yüzyılda Afrika Talanı adı altında bir çok Avrupa ülkesi tarafından sömürge edilerek unutulmuştur.

Milattan Önce 3300’lerde Kuzey Afrika tarihi ile ilgili belgeler Antik Mısır’ın Firavun medeniyetinde görülmeye başlamıştır. Milattan önce 330 yılına kadar da Afrika Bölgesinde Mısır izleri görülmektedir. Milattan Önce 322 yılında ise ilk defa Büyük İskender’in Perslerin işgalinden kurtardığı Mısır’da Antik Yunan ve Roma izleri görülmeye başladı. Roma İmparatorluğu kuzey Afrika’yı boylu boyunca alarak, buralarda hem Hristiyanlığı yaymış hem de kendi sistemlerini benimsetmiş Milattan Sonra 340’lara kadar hakim olmuşlardır.

Sonrasında Emeviler ile Kuzey Afrika’da Arap hakimiyeti uzun süre devam etmiştir.

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Sudan'da

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Sudan’da

İslamiyetle tanışma sonrası

Afrika’nın 19. yüzyıl sömürgecilik başlayana dek hesaplamalara göre 10 binden fazla devlet ve kabile yönetimi görülmüştür. Küçük Avcı grupları olan Buşmalar, Bantu dillerini konuşan büyük aile boyları, Afrika Boynuzu olan yerdeki klanlar, akanlar, Yorubalar ve İbolar gibi devletçik yada krallıklar görülmektedir. Bunların içinde en etkili olan ise, Batı Afrika’dan Sudan’ın ortalarına kadar Hausa Krallığı 9. yüzyılda etkili olduğu görülmektedir. İslamiyeti kabul eden 11. yüzyıldaki Kanem Krallığı, 11. yüzyılda ise Gana Krallığı, 13. yüzyılda Mali Krallığı’da güçlü olarak görülmektedir.

Günümüzde en eski Afrika kabilesi olan iboların kurduğu Nri Krallığı 9. yüzyılda İslamiyetle tanışan, sonrasında dini ve kültür merkezi haline getirdikleri görülmektedir.

Berberi sülalesinden Murabıtlar, Kuzeydoğu Afrika’dan 11. yüzyılda İber yarımadasına kadar ulaşmıştır. Arap bedevilerden Banu Hilal ve Banu Malik kabileleri de Arap yarımadasından Mısıra geçmiştir. Burada buluşan Berberi ve Arap kabileleri İslam kültürü ile birleşerek 13. yüzyıla kadar bölge de değişikliklere imza atmıştır.

15. yüzyılda ise Mali Krallığı bozulması sonrası Songhay İmparatorluğunun güçlü olduğu da görülmektedir. İslamiyeti kabul ederek ticaret işlerinde de etkili oldukları görülmektedir.

Afrika denince akla gelen Kölelik, 7 ve 20. yüzyıllarda görülmektedir. Köle ticaretinde ilk zamanlar Arapların etkili olduğu görülmüştür.18 milyon köle satıldı. Amerika’ya kadar uzanan Köle ticareti 1808 ile 1860 yılları arasında İngiliz Kraliyet donanmasının Batı Afrika’da etkili olmasıyla son buldu. Bu yıllar arasında 1600 köle gemisine el konulurken, 150 bin Afrikalı serbest bırakıldı.

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Toprakları

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Toprakları


Kush Krallığı ve Piramitler

Antik Mısır medeniyeti ve gösterişli piramitler artık bir çok kişi tarafından ziyaret edilip devamlı kitaplara konu olan iyi bir miras. Giza piramidi Antik çağın yedi harikasından biri olduğunu artık bir çok otorite tarafından benimsense de, dilerseniz biraz daha aşağı, Nil nehrinin güneyine gidildiğinde burada piramitlerin normal bir parçası olacağını göreceksiniz. Sudan topraklarında olan bu piramitlerden hemde binlerce var. Peki bu piramitleri kim yaptı?

Şimdi size anlatacağımız unutulmuş ve asırlarca Afrika’nın hakimi olmuş, milattan önce 8. yüzyılda da Mısır’ı işgal etmiş Kush Krallığı, günümüzde Ortadoğu olarak bilinen bölgeye kadar yayılan Afrikalı bir süper güçtü.

Piramitler ilginizi çekiyorsa, halen ayakta 300’den fazla bozulmamış ve 3 bin yıldır el değmemiş piramitler halen ayakta. En iyi örneklerini Kuzey Sudan’da BM’nin kültür birimi UNESCO tarafından dünya mirası ilan edilen Jebel Barkal‘da görebilirsiniz.

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Kalıntıları

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Kalıntıları


Jebel Barkal Nerede?

Burada piramitler, mezarlar, tapınaklar ve duvarları sahnelerle ve yazılarla süslenmiş defin odaları bulunuyor. UNESCO bu eserleri “2 bin yıldan fazla bir süre önce bir grup insanın sanatsal, sosyal, siyasi ve dini değerlerini gösteren yaratıcı deha” olarak tanımlıyor.

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Duvar Kabartmaları

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Duvar Kabartmaları

UNESCO’nun Paris’teki ofisinde Etiyopya doğumlu genel direktör yardımcısı Getachew Engida’nın yazdığı Afrika’nın Genel Tarihi isimli kitapta ciddi bir şekilde antik tarihi yazılmıştır. 1960 yılından sonra sömürgeden kurtulan Afrika ülkeleri, parasızlık ile savaşırken tarihlerini araştırmaya da vakit kalmamış.

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Kalıntıları

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Kalıntıları

UNESCO projenin evrim teorisi ve insanoğlunun kökeniyle başlamasına karar vererek tartışmalı bir adım attı. Bunu yaparak Afrika’nın bazı ülkelerinde yaratılışçılığa inanan Hristiyan ve Müslüman toplulukların öfkelenme riskini aldılar.

Fakat yapılan bilimsel çalışmalar Ardipitecus, Australopithecus ve Homo türlerindeki insan atalarının ilk izlerini Afrika Kıtasında bulmuşlardır. 7 milyon yıl öncesine ait bir çok fosiller insanın ilk atası olan uyumluluğu keşf etmişlerdir.

UNESCO hazırladığı kitaba katkı sağlayan Kenyalı paleontolog Richard Leakey, insanların köklerinin Afrika’dan geldiği gerçeğinin kendi Afrika kökenini reddetmeyi tercih eden bazı batılılar tarafından lanetlendiğini söylüyor.

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Kalıntıları

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Kalıntıları


Afrika Tarihi neden hep arka planda?

Aslında medeniyetler kadınlara verdikleri değer ile ölçülebilir. Batı Asya ve Afrika’da süper bir güç olan Kush Krallığı’nda kraliçeler kendi başlarına ülkeyi yönetebiliyorlardı ve bu genellikle görmezden geliniyor.

Sadece Kush Krallığı değil tabi, antik çağın en büyük dört medeniyetlerinden biri sayılan Aksum Krallığı için de geçerli.

Aksumlu krallar modern dönemin Eritre ve Etiyopya topraklarında Kızıl Deniz’deki ticareti kontrol ediyorlardı. Aksum ayrıca Afrika’da Hristiyanlığı kucaklayan ve resmi dini haline getiren ilk krallıktı.

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Hiyeroglifleri

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Hiyeroglifleri

Bu hem Afrika’da hem de diğer yerlerde az bilinen bir tarihi gerçek. Çünkü akademisyenlerin ve öğretmenlerin çoğu sömürge eğitiminin ürünüydü ve kendi tarihlerinin kapsamlı ve kronolojik gerçeklerini öğrenemediler. Batılı müfredata göre öğrenim görmüş kişiler kendi tarihlerini araştırmaktan çekiniyorlardı.Kendi tarihlerine baksalar bile bu Batılı bilim insanlarının perspektifinden olurdu.

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Kral Heykelleri

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Kral Heykelleri

İngiltere’nin önde gelen tarihçilerinden Hugh Trevor-Roper bu görüşü gündeme getirmişti. Trevor-Ropper 1965 yılında “Belki gelecekte öğretilecek bir Afrika tarihi olur. Ancak bugün çok az ya da hiç yok. Sadece Afrika’daki Avrupalıların tarihi var. Gerisi büyük oranda karanlık. Aynı Avrupalılar ve Kolombiyalılar öncesi Amerika tarihinde olduğu gibi ve karanlık tarihin bir konusu değildi” demişti.

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Hiyeroglifleri

Afrika tarihinin en güçlü Kush Krallığını biliyor musunuz? | Kush Medeniyeti Hiyeroglifleri


UNESCO hazırladığı Kitapları Afrika’da okullarda müfredata sokmayı planlıyor

Tüm kıtalar arasında en çok genç nüfusa sahip olan Afrika Kıtasında 19 yaş altı genel nüfusa göre yüzde 50’dir. Öğretilen bilgiler sömürgeci mantığı ile kendi tarihlerini bilmeyen bu kişilerin yeni nesilleri artık Afrika Tarihini bilecek.

Afrika denilince akla gelen yoksulluk ve çaresizlikle adeta yaşanmaz bir kıta algısının ortadan kalkması gerekmekte. Bunu da ilk defa UNESCO başlattı.

Afrika’yı yoksulluk, çatışma, darbeler, savaşlar, açlık ve yolsuzluk içinde görünen, devamlı Afrika’da kalkınma konuları hayırseverlik ve yardımları öne çıkarıyor. Fakat bu insanlara kendi tarihleri öğretilmiyor bile. sömürgecilikle koskoca bir kıtanın tarihi kumun altına alınmış. Şu an bunu Afrikalı Liderler belki bilerek belki de çaresizlikten devam ettiriyor.

UNESCO’nun çatısının altında toplanan ciltlerin çok az kişi tarafından bilinmesi de bize durumu anlatıyor.

Umarız gelecek kuşaklar kendi tarihleri hakkında daha iyi bilgilenir ve geçmişlerinden gurur duyacak pek çok şey olduğunu görürler. Bu geçmiş daha da büyük bir geleceğin temeli olabilir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ