19.11.2017 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Adolf Hitler Kimdir? Adolf Hitler’in Hayatı, Başarıları, Katliamları ve Ölümü

Adolf Hitler, Avusturya doğumlu ve tarihteki önemli siyasi ve diktatör liderlerden biridir. Sizler için Hitler’in çocukluğundan, askerliğine, tüm hayatını ve kendi yazmış olduğu “Kavgam” kitabı içerisinden kesitler hazırladık. İşte sizlere Adolf Hitler Kimdir? Adolf Hitler’in Hayatı, Başarıları, Katliamları ve Ölümü hakkında yaptığımız derin yazımızı paylaşıyoruz.


Adolf Hitler Kimdir? Adolf Hitler’in Hayatı, Başarıları, Katliamları ve Ölümü

Adolf Hitler Doğumu ve Çocukluk Yılları

Adolf Hitler, 20 Nisan 1889 yılında yukarı Avusturya’nın Braunau kasabasında doğdu. Bir gümrük memuru olan Alois Hitler (1837–1903) ve Klara Pölzl (1860-1907) ‘ün altı çocuğundan dördüncüsüdür. Avusturya vatandaşı  olarak doğan Adolf daha sonra 1925’te Avusturya vatandaşlığından çıkmıştır. Adolf Hitler, yakın çevresiyle arasında, 1920’lerin başlarından 3. hükümetin düşüşüne kadar ‘Wolf’ takma adını kullandı.

Adolf Hitler Kimdir? Adolf Hitler'in Hayatı, Başarıları, Katliamları ve Ölümü | Adolf Hitler'in Askerlik dönemi

Adolf Hitler Kimdir? Adolf Hitler’in Hayatı, Başarıları, Katliamları ve Ölümü | Adolf Hitler’in Askerlik dönemi

İlk tahsilini doğduğu kasabada yaptı. Orta tahsiline Linz şehrinde başladı. Linz’de başladığı lisede ise 1. sınıfı yeniden tekrarlamak zorunda kaldı. O sıralarda, ilerde memur olmasını isteyen babasıyla zıtlaşıyor, ressam olmak istediğini söyleyen Hitler, dersleri de asıyor ve hiç ilgilenmiyordu. Sürekli tarih öğretmenini çok sevdiğinden ve ona bir şeyler borçlu olduğundan bahsetmiştir. Adolf; çizimlerine ve resim yeteneğine de çok güvenmekteydi. Hitler, Kavgam’da şöyle anlatmaktadır:

“En çok tarih ve coğrafya derslerinde başarı gösteriyordum. İşte bu sıralarda “milliyetçi” oldum ve tarihin gerçek anlamını anlamayı, idrak etmeyi ve bu konuya nüfuz edebilmeyi öğrendim. Zevklerim, beni babamın hayatına benzer bir hayata itmiyordu. Konuşma yeteneğim, çocukluk arkadaşlarıma verdiğim, ikna edici ve daha doğrusu kandırıcı söylevlerle oluşmaya başladı. Kendi kendimi zor idare edebilen küçük bir lider olmuştum. Bu arada iyi bir öğrenci olduğumu da söyleyebilirim. Çalışmak bana kolay geliyordu. Boş zamanlarımda Lambach Chanoine’lerin yanında şan dersleri takip ediyordum.”

Adolf Hitler; 14 yaşına geldiğinde tüberkülozdan babasını kaybetti. 3 Ocak 1904 tarihinde babasının ölümünden sonraki süreçte ağır bir ciğer hastalığı geçirmiş, doktorun tavsiyesiyle bir yıl kadar okuldan ayrı kalmış, sonra da maddi sorunlar nedeniyle okula geri dönememiştir. Annesine bakma sorumluluğuyla inşaatta işçi olarak çalışmaya başladı. Yaşadığı bu dönem içerisinde de çizimlerine aynı şekilde devam etmiş.


Adolf Hitler’in Yahudi Düşmanlığı

Okuduğu kitaplar içindeki antisemitizm (Yahudi düşmanlığı) ise o zamanlar başlamıştır. İlk başlarda bu fikre karşı çıksa da Yahudilerin birbirlerini kültür, sanat, politika, iş hayatı gibi bütün alanlarda kayırdıklarını düşünmeye başlayınca, Yahudileri sevmemeye başlamıştır. Kendisi bu konuyu şu şekilde ifade etmektedir:

“Ne zaman bir tiyatro gösterisi, bir müzik abartılırsa Yahudi yapımı bir şey olduğunu görüyordum. Bunu abartanlar da Yahudilerdi. Birçok alanı ele geçirdikleri için tüm alanlarda birbirlerini kayırmaktaydı. Güzel bir Alman yapıtı 10 üzerinden 5 alamazken Yahudi yapıtları 10 alıyordu. Bu yüzden bir antisemitist olmaya karar verdim.”

Hitler’in geçim kaynakları tam tükenmek üzereydi ki annesi de hastalık geçirdi. Çünkü kendisine bağlanmış olan yetim aylığı ile geçinmekteydi. Ve Viyana’dan gitme kararı almıştır. 1907 yılında başvurduğu Viyana Güzel Sanatlar Akademisi tarafından ressamlığa uygun olmadığı gerekçesi ve yeteneklerini mimarlık alanında geliştirmesi öğüdüyle reddedildi. Adolf, bu öğüdü yerine getirmeyi çok istemesine rağmen bunun için teknik alt yapısı ve lise diploması olması zorunluydu.

Adolf Hitler; 19 yaşına geldiğinde yani, 21 Aralık 1907 tarihinde göğüs kanserinden annesini kaybetmiştir. Kendisi de annesi ile daha farklı bir bağ olduğunu söylemiştir. Ve babasının ölümünden daha da fazla üzüldüğünü söylemiştir. Dolayısıyla annesinin ölümünden sonra tek isteği Güzel Sanatlar Akademisi’ne girebilmekti. Hitler’in 1908 yılında akademinin kendisini reddetmesi üzerine yeniden umutları söner. Ve parasız kalır.

Hitler, kendi payına düşen yetim maaşını da kardeşi ile paylaşmaktaydı. Halasından kalan mirasından da bir şey kalmayınca 1909 yılında evsizler yurduna yerleşmiş. Bu sıralarda Hitler, posta kartları üzerinden kopyalamış olduğu manzara resimlerini turist ve dükkanlara satarak geçinmeye çalışmış. 1910 yılında da çalışan fakir adamların kaldığı bir eve yerleşmiş.

Hitler’in yahudilere olan nefreti ise Alman tarihi hocalarının genelde yahudi olması imiş. Diğer bir teze göre ise, annesinin ölümü zamanındaki doktoru da yahudi imiş. Hatta annesinin ölümünden de bu yahudi doktoru sorumlu tuttu. Ve bir çok bilim adamlara göre Hitler’in babaannesi yahudidir. Bu yüzden bütün doğduğu yerleri yakmıştır.

Adolf Hitler Kimdir? Adolf Hitler'in Hayatı, Başarıları, Katliamları ve Ölümü |Adolf Hitler'in Yaptığı Bir Konuşma

Adolf Hitler Kimdir? Adolf Hitler’in Hayatı, Başarıları, Katliamları ve Ölümü | Adolf Hitler’in Yaptığı Bir Konuşma


Adolf Hitler’in Siyasi Dönemi

Adolf Hitler, 1912’de Viyana’dan Münih’e geldi. 1914’de I. Dünya Savaşı çıkınca Hitler, Bavyera ordusuna gönüllü olarak girdi. Alman mağlubiyetinden sonra Hitler, arkadaşı mühendis Feder ve altı kişi tarafından kurulmuş olan Alman İşçi Partisi isimli gizli bir fırkaya katıldı ve kısa sürede bu fırkanın reisi oldu. Fırkanın adını NSDAP (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiter Partei/ Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi) olarak değiştirdi ve nüfusunu arttırdı.

Taraftarlarına kısaca “Nazi” ismi verildi. Kendisine de, taraftarları, rehber anlamına gelen “Führer” lakabını verdiler. Parti 25 maddelik bir program hazırladı. Bu programın ilk maddesi Almanya’yı Versay’ın zilletinden kurtarmak idi. Alman vatandaşlığının yalnız Alman kanını taşıyanlara hasredilmesi lazım geleceği programın temel maddelerindendi. Aynı zamanda büyük sermayeyi devleştirmek de yine programın esaslarından birini teşkil eder. Völkischer Beobachter adlı gazeteyi yandaşları çıkarıyordu. Josef Goebbels bu gazetenin tamamen parti bülteni halini almasını sağlamış ve gazetede partisinin fikirlerini açıklayan makaleler yayınladı.

Hitler’in çok hırslı bir yapısı vardı. Bu sebeple yaptığı ya da yapacağı hiçbir şeyden vazgeçmiyordu. 1924’de Münih’ten hükümeti devirmek için teşebbüslerde bulundu fakat başarılı olamadı. Bunun üzerine 10 ay hapse mahkum edildi ve bu zaman içinde “Mein Kampf” (Kavgam) isimli bir kitapta fikirlerini yazdı. Bu kitap Almanya’da antisemitizme yol açtığı gerekçesiyle yasaklanmaya çalış çok sıkışıyordu.

Bu kitapla birlikte yeni teşebbüslerine de yol gösterdi. 1924 ve 1929 yılları arasında partisi istediği planları yapamayarak başarısız oldu. Dünya Ekonomik Krizinden sonra daha fazla oy kazanabildi. 1930 seçimlerinde yüzde 18 oy ile SPD’den sonra ikinci büyük parti oldu. Hitler’in oyları Katoliklerden daha fazla Protestanlardan, şehirlerden daha fazla kırsal bölge ve kasabalardan, işçilerden daha fazla orta ve üst kesimden geldi. Hatta Kavgam kitabında da bunları belirtmiştir;

“1912 yılının baharında Münih’e gittim, sanki yıllarca orada oturmuşum gibi şehir bana hiç yabancı gelmedi, incelemelerim beni defalarca bu Alman sanatının merkezine götürmüştü. Münih bilinmezse Almanya görülmüş sayılamayacağı gibi, Münih tanınmadıkça Alman sanatı hakkında da bir fikre sahip olunamaz.”

Seçimle işbaşına gelen Adolf Hitler kısa zamanda anayasa değişikliği hakkını elde etti. Hemen ardından diğer partileri yasakladı. Almanya’da aşırı artık gösteren işsizliği savaş hazırlığı için kullanarak, iş sahası oluşturdu. Ülke genelinde büyük otobanlar inşa ettirdi. Batı Avrupa ülkelerini ve Rusya’yı karşısına aldı. Bu cephe genişliği II. Dünya Savaşı’nın sonucunu belirleyen en önemli etken oldu.

Adolf Hitler Kimdir? Adolf Hitler'in Hayatı, Başarıları, Katliamları ve Ölümü | Adolf Hitler'in Yaptığı Bir Konuşma sonrası selamlaması

Adolf Hitler Kimdir? Adolf Hitler’in Hayatı, Başarıları, Katliamları ve Ölümü | Adolf Hitler’in Yaptığı Bir Konuşma sonrası selamlaması


Adolf Hitler’in Ordusu ve Alman Yenilgisi

1 Eylül 1939 tarihinde Hitler Avrupa’yı kontrol etme arayışı ile birlikte İkinci Dünya Savaşı başladı. Polonya ani işgali derhal Yahudilerin imha ve Polonyalı elit ve Alman kolonizasyon başlangıçları izlemiştir. Mayıs ve Haziran aylarında hızla ilerleyen tank güçleri Fransa ve düşük ülkeleri yenmiştir.

Hitler’in fetih ana hedefi Doğu’da yatıyordu. 22 Haziran 1941 tarihinde, Alman ordusu Hitler’in Almanya’nın son varoluş mücadelesi ve “yaşam alanı” (Barbarossa Harekatı) ve Alman ırkçı “yeni düzen” in yaratılması için egemenlik kurdu. Alman savaş çabasıyla Hitler halkın neredeyse tamamen çekildi. Onun emirleri düzensiz olmaya başladı, normallerden uzaklaşmış ve askeri danışmanların tavsiyesini dinlememişti. Temmuz 1944 tarihinde başarısız bir suikast girişiminden sonra, eski lider politikacı ve asker bir grup tarafından, Hitler’in saltanatı bitti.


Adolf Hitler’in Ölümü

Savaş sonucunda Almanya’nın yenilgisini gören Adolf Hitler ümitsizliğin iyice artması üzerine 30 Nisan 1945’te Berlin’de karısı Eva Braun’la birlikte aynı anda siyanür hapı içip, önce Eva Braun’u sonrada kendisini bir silah vasıtasıyla vurarak intihar etti. Kendi isteğiyle Führerbunker bahçesinde benzinle cesetleri yakılmıştır. Hitler’in bunu istemesinin sebebinin Sovyet ordusu tarafından yakalanıp teşhir edilmek istememesi olduğu iddia edilmektedir.


Adolf Hitler’in Bilinmeyen Yönleri

Adolf Hitler bıyıkları ile tanınmaktadır. Birinci Dünya Savaşı sırasında, gaz maskelerine uyabilecek şekilde bıyıkların kesilmesi emrini vermiştir. Hitler hayvanları severdi, bunun üzerine hayvanlara gaddarlık yapılmayacağını ilan etti. 1937 yılında İsviçreli bir psikiyatrist olan Carl Jung Hitler’in el yazısı analiz ve “esas kadınsı içgüdü ile bir adamın tipik özelliklerini” dahil olduğunu yazdı.

Adolf Hitler 1939 yılında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi! Fakat kendisi 1 Şubat 1939 tarihinde adaylığını geri çekti. Adolf Hitler, fazlası ile sigara karşıtı biriydi ve 1930-1940’lı yıllarda sigara karşıtı kitle hareketini başlattı. Hitler’in, sadece bir testisi olduğu bildirildi. Hitler zehirlenerek bir suikast girişimi korkusu nedeniyle paranoyak oldu.

Son olarak en çok konuşulan konu da Adolf Hitler’in hangi dine mensup olduğudur. Çoğu kişi Hitler’in ateist olduğunu söylemektedir. Ancak kendisi Tanrı’nın varlığına inandığını söylemiştir. Hatta bu konuda da birçok açıklamada bulunmuştur.


Adolf Hitler’in Kavgam Kitabından Alınan Bazı Söylemler

Ben Avrupa’nın son umuduydum. O (Avrupa), gönüllü reform yoluyla kendini yeniden şekillendirmedeki yetersizliğini kanıtladı. Kendini, cezbetme ve ikna etmeye aldırışsız gösterdi. Onu almak için şiddet kullanmam gerekti.

Ben inandığım yolda bir uyurgezerin sakınmazlığı ve inadıyla yürürüm.

Ben Fransa’yı veya Fransızları asla sevmedim ve bunu söylemekten asla vazgeçmedim.

Ben savaş istiyorum. Benim için her türlü vasıta doğru olacaktır. Benim sloganım “ne yaparsan yap, düşmanı rahatsız et” değildir. Benim sloganım şudur: “Bir şekilde onu yok et!”. Ben bu savaşı sürdürecek insanım!

Ben sizi vicdan olarak adlandırılan hülyadan azat ediyorum.Bir cismin düşüşünün yüksekliği daima son durumu ile başlangıçtaki durum arasındaki mesafe ile ölçülür. Milletlerin ve devletlerin durumu da böyledir. Eğer düşen nesne ortalamanın üstündeyse derin düşüş veya çöküşü açık olarak görmek mümkün değildir. Bunun içindir ki imparatorluğun yıkılması düşünen veya hissetme yeteneğine sahip olan kimselere oldukça acı ve müthiş gelir.Bir devletin değeri hakkında verilecek karar, milletine sağladığı fayda ile ölçülür.

Bir fikir hareketi, hiçbir zaman bıçak, zehir veya tabanca aracı ile başarılı olamaz. Böyle bir fikirsel akımın başarısı ancak sokağı fethetmekle mümkün olur.

Bir hükümet, milleti her vasıta ile felaketlere götürürse bu milletin her ferdinin isyanı bir hak değil, görevdir.Bir kadın düşünün ki, ruhsal hissine, soyut bir akıl yürütmeden çok, tamamlayıcı güç için duyulan tanımlanamaz, duygusal özlem tarafından etki edilsin.

Bir kavmi millet haline getirebilmek için önceden sağlam bir aile yapısı ve çevre meydana getirilmelidir. Ferdin eğitimi bunun için çok önemlidir. Evde, okulda ve öğrendiği her yerde, memleketinin büyüklüğünü anladığında, o milletin mensubu olduğu için gurur duyacaktır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Luftmensch dedi ki:

    Herkes Alman sanıyor hangi Alman ırkını böyle katleder tabiki Avusturyalı

BİR YORUM YAZ