20.09.2018 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Tavla şans mı yoksa zeka oyunu mu? Tavladan çıkartılacak hayat dersleri

Tavla şans mı yoksa zeka oyunu mu? Tavladan çıkartılacak hayat dersleri

Dünyanın en eski oyunlarından biri olan Tavla, bir çok milletçe sahiplenilir. Aslında bir strateji oyunu olmasına rağmen onu zeka oyunları kategorisine koyulmamasının sebebi zarlarla oynatılması. Zarlarla oynatılmasına rağmen çok şansı olan da iyi bir tavla uzmanını asla geçemez. Bu yazımızda Tavla oyunun aslında Satranç gibi hayatımıza katacağı bazı derslerden bahsedeceğiz. Tavla nedir? Tavlanın tarihçesi nedir? Tavla şans mı yoksa zeka oyunu mu? Tavla Türk oyunu mu? Tavla insana ne katar? Tavlanın hayatımıza katacağı katma değerler nelerdir? sorularının cevabını uzman görüşleriyle cevap vereceğiz.


Tavla şans mı yoksa zeka oyunu mu?

Dikkat oyunları sınıfına giren Tavla 2 kişi ile, 15’er taşla yada pulla oynanan, 5 dakika ile 30 dakika arasında oynanan, minimum 5 yaş sonrası oynanabilen bir oyundur. Artık sanal platformlarda internet üzerinden de oynanabilen tavla, diler bilgisayara karşı, dilerse online kişilerle oynanabilen trend oyunlardan biridir.

Milattan önce 3 bin yıllara dayanan bir geçmişi vardır. Antik Romalılarda Ludus Duodecim Scripture (12 çizgi oyunu) denilen bu oyun günümüzün tavlasının atası sayılmaktadır. Farklı kültürlere giden bu oyun bir çok milletçe sahiplenmiştir.

Osmanlı İmparatorluğunda 1400’lerden sonra yaygınlaşmıştır. Yükselme döneminde neredeyse milli oyun bile denebilecek seviyeye ulaşmıştır. Tavlada kullanılan sayılar farsça olarak isimlendiğinden Tavlanın Türk oyunudur demek biraz mantıksız olabilir.

Tavla tahtası özel olarak hazırlanmıştır. Usta oyuncular öncelikle kendi taraflarındaki karşı oyuncunun taşlarını hapsetmeye çalışır. Diğer oyuncuda aynı isteklerle çalıştığından, kişiler hata yapmamak için elinden geleni yapar ama bazende mecbur kaldıkları zar sonuçları oyunun gidişatına zarar verebilir. Bu yüzden ihtimalleri göz önüne alınabilen bir oyundur.

İhtimaller düşünüldüğünde atılan zarların gelebilmesi şans sayılması uzmanlar tarafından kabul edilmez. Aslında dama ve satranç gibi kafa yoran zeka oyunlarından biridir.


Tavladan çıkartılacak hayat dersleri nelerdir?

Prof. Dr. Kamil Karaali, son zamanlardaki tercihini daha çok tavladan yana kullanan bir okuyucunuz olarak hayat derslerinin tavladan da alınabilmesinin mümkün olduğunu düşünen uzmanlarımızdan biri. Bu yazımızda Tavla (backgammon) hakkında daha önce belki hiç dikkat etmediğiniz bilgileri ondan alacağız.

Tavla, Türk insanının satranca göre çok daha aşina olduğu, bildiği ve oynadığı bir oyun. Her ne kadar “modern tavla” olarak adlandırılan, vido (katlama) küpünün kullanıldığı ve resmi turnuvalarda oynanan şekli çok bilinmese de, “Türk tavlası” olarak isimlendirilen formu çok yaygın.

Ayrıca çok sayıda Tavla varyasyonu da (Hapis, Gülbahar, vs..) mevcut. Tarihçe olarak en eski oyunlardan biri. Milattan önce 3000’li yıllarda Mezopotamya’da tavlaya benzeyen, zar ve pullarla oynanan oyunlara ait resimler mevcuttur ( Royal game of Ur).

Roma imparatorluğunda da “Ludus Duodecim Scripture” (12 çizgi oyunu) denen ve modern tavla ile neredeyse aynı bir oyun oynadığı bilinmektedir.

Oyun daha sonraki yıllarda Mısır ve Ortadoğu’ya oradan da Avrupa ve tüm Dünya’ya yayılmıştır.

Tavla’nın Satranç, Dama veya Go gibi “zekâ” oyunu kategorisinde düşünülen oyunlardan en önemli farkı işin içine zar (ya da şans) faktörünün girmesidir. Bu nedenle birçok kişi tarafından zekâ oyunu gibi görülmez, sonucu belirleyenin sadece zar olduğu düşünülür.

Şans faktörünün yeri tavla için yadsınamasa da, özellikle vidolu “modern tavla” versiyonunda, olasılık hesabı, sayma, hesap yapma ve riskleri buna göre değerlendirerek hamle yapma büyük önem taşır. Dünyanın en önemli turnuvalarında derece yapan isimlere bakıldığı zaman olayın sadece şanstan ibaret olmadığı rahatça anlaşılır.

Aynı oyuncuların çoğunlukla dereceye girmesi, final oynaması, üst sıralarda yer alması sadece şanslı olmaları ile açıklanamaz. Çünkü uzun vadeli düşünüldüğünde zarların dağılımı her oyuncu için eşit olacaktır. Önemli olan gelen zarlara ve rakibin olası zarlarına göre risk ve kazançları tartmak; kazanç olasılığını en yüksekte, muhtemel kaybı ise en az seviyede tutmaya çalışmaktır.

Peki Tavladan çıkartılabilecek hayat dersleri ne olabilir? Onlara da 6 başlık altında bakalım:


1. Bilgili olun

“Bilgi güçtür”. Çok klişe bir ifade olsa da her zaman doğru olmuş ve olmaya da devam edecek bir cümledir. Bilginizi artırdıkça avantajlı konuma geçersiniz. İşinizde de, hobinizde de.

Tavlada da olasılıkları, risk analizini yapmayı bilen oyuncu her zaman için rakibinden daha avantajlı olacaktır. Karar verirken tahtaya bakıp “içgüdüsel” davranmak yerine sayıları ve oranları dikkate alıp “matematiksel” hamle yapmak uzun vadede her zaman kazanacaktır.

Konsantre olunmalı tavla oynarken. Yapılan işe tüm dikkatini vermek ve yoğunlaşmak verimli çalışmanın en önde gelen prensibidir.

Tavlada da en sık rastlanan hatalar en iyi hamlenin hiç görülmemesi, değerlendirmeye alınmaması şeklinde ortaya çıkar. Bunun altında da çoğunlukla o andaki dikkat eksikliği, yorgunluk ve konsantrasyon kaybı yatar.


2. İleriye bakın

Hayatta yaşanan şanssızlık ve olumsuzluklar üzerinde geriye dönük çok fazla düşünmek ve takılı kalmak performansımızı her şekilde olumsuz etkiler.

Geçmişi değiştirme gücümüz olmadığına göre yaşadığımız şanssızlığın etkisini en az hasarla nasıl azaltacağımız üzerine yoğunlaşmak ve mümkün olduğunca ileriye dönük düşünmek daha doğrudur. Tavlada da attığımız şanssız bir zar ya da rakibin çok şanslı bir ya da birkaç zarı nedeniyle oyun planımız alt üst olabilir.

Bu durumda önceki şanssızlıklar yerine mevcut pozisyona konsantre olarak ileriye dönük plan yapmak; taktiği mevcut duruma göre seçmek ve gereğinde hızla değiştirmek, oyunu kazanma şansını artıracaktır.


3. Ekip çalışmasını gözetin

Bu başlık satranç yazısından alınmıştır. Bütünü görmekten kasıt hayatta olduğu gibi satrançta ya da tavlada da alınan her kararın bütün oyunu ya da maçı etkilemesi ve çok küçük bir hatanın bile birkaç hamle sonra büyük dezavantaj yaratma potansiyeline sahip olmasıdır.

Bu durum tavlada özellikle bilgisayar programları eşliğinde yapılan analizlerde bariz bir şekilde ortaya çıkar. Bu programlarda belli bir noktaya geri dönülüp oyunda atılan sonraki zarları değiştirmeden yeniden oynama imkânı vardır.

Çok küçük bir hatanın bile “kaos” etkisi ile nasıl sonuçlara yol açabildiği çarpıcı bir şekilde ortaya konabilir. Hatta ilginç bir şekilde, zar sıraları değişmeksizin pullar farklı şekilde oynandığında kaybedilen oyun kazanılır hale dahi gelebilir.


4. Resmin bütününü görmeye çalışın

Bu da aynı yazıda mevcut olan bir başlıktır. Satrançta nasıl ki değişik değerdeki taşların etkisi bir araya gelip ortak plan çerçevesinde hareket ettiklerinde kat kat çoğalıyorsa, tavlada da benzer durum geçerlidir. Pulların yerleri, kapıların konumu, hücum edilecek rakip pulların yeri, stratejideki temel çıkış noktalarıdır.

Pulların tamamını oyun içinde tutmak, özellikle oyun ortasında pul öldürmemek (yani kendi evimizde dip noktalara atmamak), bağlantıyı koparmamak (yani pullar arası mesafeyi çok açmamak) temel prensipler olarak kabul edilir.

Yine benzeri bir başlık. Aynen satranç gibi tavla da açılış, oyun ortası ve oyun sonu evrelerinden oluşur. Tavlada, satrançta olduğu gibi açılış hamleleri oyunun sonrasının şekillenmesinde önemli rol oynar.

Ancak elbette ki bu şekillenmede zarlara göre karar vermek gerekir. Maçın skoru dahi oyunun açılış zarlarını veya ilk zara vermeniz gereken cevap hamlesini etkiler.

Bu küçük detayların bilinmesi oyun ortası ve sonuna ilerlemede büyük avantaj sağlar. Oyun ortası ise çok daha zorlu olabilir. Genel olarak yarışta önde olanın kaçmaya, geride olanın ise beklemeye ve kırmaya yönelik stratejileri doğrultusunda hamleler yapılır.

Ancak elbette ki strateji bir zarla bile değişebilir. Oyun sonu ise kırma olasılığının azalmış veya kalmamış olduğu; bir an önce pulların toplanmasının hedeflendiği aşamadır. Oyun sonunda modern tavlada maçı tek oyunda dahi bitirebilecek vido (katlama) hamlelerine şahit olunabilir.

Doğru karar için olasılıklar ve risk hesabının bilinmesi şarttır.


5. Kabullenin

Herhalde satranç yazısına göre en önemli farklı başlığım bu. Buradaki kabullenmeden kastım, tavlada “şans” faktörünün olduğunu kabullenmektir.

Aynen hayatta olduğu gibi. Tesadüfler aslında sandığımızdan da çok rol oynar hayatımızda. Ama “şans” faktörünün varlığını kabul etmek, okumayı, bilgi edinmeyi, çalışmayı, antrenman yapmayı reddetmek ya da küçümsemek anlamına gelmez, tam tersi, şanslarınızı doğru kullanabilmeniz ya da şanssızlığınızı en az hasarla atlatabilmeniz için bunları çok daha fazla yapmanız gerektiği şeklinde yorumlanmalıdır.

Bilgi, tecrübe edinme ve çalışma, tüm akıl oyunları yada zeka oyunları gibi tavlada da başarılı olmanın anahtarlarıdır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ