20.10.2018 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Çocuklara verilen ev ödevleri yararlı mı zararlı mı? Bilimsel araştırmalar

Çocuklara verilen ev ödevleri yararlı mı zararlı mı? Bilimsel araştırmalar

Okullar başladığında ev ödevleri de verilmeye başlar. Peki öğretmenlerin verdikleri ev ödevi bilimsel olarak çocuğun eğitimine faydalı mı zararlı mı? Anne ve Babaların en çok merak ettikleri bu sorunun cevabını uzmanların araştırmalarıyla inceleyeceğiz. Çocuklara verilen ev ödevleri yararlı mı zararlı mı? Ev ödevleri çocuğun psikolojisini bozar mı? Ne kadarı öğrenmeyi kolaylaştırır? Bilimsel araştırmalar bu konuda ne diyor? Ev ödevine yardım etmek çocukta ne tip değişiklikler yapar? sorularının cevabı yazımızda okuyabilirsiniz.


Çocuklara verilen ev ödevleri yararlı mı zararlı mı?

Ev ödevi klasik öğretim sistemlerinde bir eğitim geliştirme modeli olarak halen görülmekte. Bazen hiç okulda verilen ödev ile ilgili temel bilgiler verilmediği de oluyor. Mesela öğrenciye evde sunum yapılması istenir ama çocuğa sunum programlarıyla ilgili herhangi bir eğitim verilmemiştir.

Şimdilerde arama motorlarına e ödev yazıp, ilişkili sitelerden kopyala yapıştır yaparak, yeni bir katkı yapmayacak şekilde bu ödevler çöp bilgilerle birleşiyor.

Verilen zor ödevler sanki çocuğa değil de onu okula gönderen Anne ve Babasına bir ders mahiyetinde gönderiliyor. Belki öğretmen verdiği ödevle çocuk ve ebeveynleri arasındaki dayanışmayı güçlendirmeyi düşünüyor olabilir.

Peki bu işe bilim ne diyor? Ev ödevinin yararları mı yoksa ev ödevinin zararları mı daha çok ağır basacak?

Ev ödevi konusunda bugüne dek yapılmış en kapsamlı araştırma 2006 tarihinde Duke Üniversitesi ruhbilim uzmanlarından Harris Cooper tarafından yapıldı. Bu meta çözümleme, ev ödevi ile akademik başarı arasında olumlu bir bağlantı olduğuna, bir başka deyişle, ev ödevi yapanların okulda daha başarılı olduklarına işaret ediyordu. İkisi arasındaki bu bağlantı yaşları daha büyük olan 7-12.ci sınıf öğrencilerinde daha küçük sınıflardakilere kıyasla çok daha güçlüydü.

Cooper’in çözümlemesi ev ödevinin akademik başarı üzerindeki etkilerine – örneğin, sınav notlarına – odaklanmaktaydı.

Raporda ev ödevinin aynı zamanda öğrencinin çalışma alışkanlıklarını, okula karşı takındığı tutumu, öz disiplini, sorgulayıcı davranışı ve sorun çözme becerilerini de olumlu yönde etkilediğine dikkat çekilmekteydi.

Öte yandan, Cooper’in incelediği kimi araştırmalar da ev ödevinin fiziksel ve duygusal yorgunluğa yol açabileceğini, öğrenmeyle ilgili olumsuz tutumları körükleyeceğini ve çocukların başka konularla ilgilenebilecekleri boş zamanları kısıtladığını gösteriyordu.

Öyle olunca da, Cooper ev ödevinin olası etkilerinin daha kapsamlı bir biçimde araştırılması gerektiği sonucuna vardı. Cooper, küçük çocuklarda ev ödevi ile okuldaki başarı arasında çok güçlü bir bağlantıya tanık olunmasa bile, az miktarda ev ödevinin tüm öğrenciler için yararlı olacağına inanıyor ve ikinci sınıf öğrencilerinin akşamları ev ödevlerine iki saat harcamak zorunda olmadıklarını, ancak bunun hiç ödev verilmemesi gerektiği anlamına da gelmediğini belirtiyor.


Ev ödevleri hakkında farklı eleştiriler

Kimi eğitim uzmanları Cooper’in bu görüşüne tümden katılmıyorlar.

Missouri-St.Louis Üniversitesi eğitim profesörlerinden Cathy Vatterott maksimum “10 dakika kuralını” desteklese de, ev ödevinin ilkokul öğrencilerine yararlı olduğu yönünde yeterince kanıt olmadığına inanıyor.

Vatterott ev ödevi ile okuldaki başarı arasındaki bağlantının bir nedensellik içermediğine dikkat çekerek, “Okulda başarılı olmayı ev ödevine mi borçluyuz, yoksa başarılı olanlar mı daha çok ev ödevi yapıyorlar?” sorusunu gündeme getiriyor.

Rethinking Homework: Best Practices That Support Diverse Needs (Ev Ödevine Yeni Bir Bakış: Çeşitli Gereksinimleri Destekleyici En Olumlu Uygulamalar) başlıklı kitabı da kaleme alan Vatterott, ev ödevlerinin niteliğini artırıcı çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiğine dikkat çekerken, daha küçük çocuklara ev ödevi verilmemesi yönündeki çabaları da destekliyor.

Öğrencilere dördüncü ya da beşinci sınıfa dek ev ödevi verilmemesine taraftar olan Vatterott, ev ödeviyle ilgili tartışmaların kuşkusuz süreceğine dikkat çekerek ilkokullarda ev ödevi uygulamasından vazgeçilmese bile, kısıtlamaya gidilmesi yönünde bir eğilime destek çıkıyor.

Ev ödeviyle ilgili tartışmalar onlarca yıldır sürüyor. 1999 yılında yayımlanan bir TIME dergisinde kapak konusu “Aşırı ev ödevlerinin zararları için anneler/babaların yapması gerekenler” başlığını taşıyordu.

Dergide yer alan metinde Sputnik uydusunun 1957 yılında uzaya fırlatılmasıyla birlikte ABD’de matematik ve bilim eğitiminin geliştirilmesine ağırlık verildiğinden söz ediliyordu.

Ev ödeviyle ilgili yakınmaların döngüsel olduğuna ve şimdilerde ev ödevlerinde aşırıya kaçıldığından yakınıldığına dikkat çeken Cooper, “Ev ödevi konusunda takınılacak en iyi tutum, ilaçlara ve beslenmeyle ilgili vitamin ve mineral gibi destekleyici unsurlara karşı takındığınız tutumu örnek almak olacaktır.

Bunlar çok az miktarlarda alındığında hiç bir etki yaratmazlar, çok fazla alındıklarında da öldürücü olabilirler. Ancak gerekli miktarlarda alındıklarında sizi iyileştirebilirler” diyor.

Çocuklara verilen ev ödevleri yararlı mı zararlı mı? Bilimsel araştırmalara göre yardım etmek onu kopyacı yapabilir

Çocuklara verilen ev ödevleri yararlı mı zararlı mı? Bilimsel araştırmalara göre yardım etmek onu kopyacı yapabilir


Ev ödevine yardım etmek çocukta ne tip değişiklikler yapar?

Eğer çocuğunuzun ev ödevine yardım ediyorsanız yapılan bir araştırma dikkatinizi çekebilir.

Avustralya’daki NSW araştırma kurumu tarafından yayımlanan bir raporda ev ödevlerinin anababalar tarafından tamamlanmasının çocuklarda hile ve kopya çekmeyi özendirdiğine ve bu konunun yetkililerce ele alınması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Anababaların ev ödevlerine el atmak istemesi, çocuklarının başarısız olacakları kaygısından mı kaynaklanıyor? Yoksa çocukların yerine getirmesi gereken görevlerin bir bölümünü sizler üstlenmediğinizde, üniversiteye girmek gibi, daha uzun erimli hedeflere erişme olanağını kaçıracaklarını mı düşünüyorsunuz? Ev ödevleri çocuklarınızda çok yoğun bir baskı oluşturduğundan mı onlara bir el vermek gereğini duyuyorsunuz?

Yukarıdaki sorulardan herhangi birine evet yanıtını verdiyseniz, korkarız ki, çocuklara yardımcı olmak şöyle dursun, onların gelişmelerini önlediğinizi söyleyebiliriz.

Neden mi? Şöyle açıklayabiliriz.

Çocuklara verilen ev ödevlerine yardım etmek onların gelişimini nasıl etkiliyor?

Ruhbilim uzmanları hedefleri çok geniş kapsamlı iki sınıfa ayırıyorlar: Sonuca odaklı hedefler ve öğrenme sürecine odaklı hedefler. Sonuca güdümlü kişiler yalnızca sonuçla ilgilenirlerken, öğrenmeye güdümlü kişiler ulaşılan sonuçtan çok bu süreç içinde edinilebilecek bilgilerle ilgilenirler.

Öğrenmeye güdümlü hedefleri olanlar, çok çalışıp yoğun bir çaba harcayarak gelişebileceklerine inanırlar ve genelde başarısızlıkları öğrenme sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirirler. Başarısızlık insanın son derece önemli beceriler edinmesini sağlar: Nerede yanlış yaptığınızı, bir sonraki kez neleri daha farklı yapmanız gerektiğini ve hezimete uğradığınızda yaşadığınız yürek acısının üstesinden gelmek için ne tür duygusal taktikler uygulamanız gerektiğini öğretir.

Başarıya güdümlü hedefler belirleyen kişiler kendilerine bir hedef belirlerler ve bu hedefe ulaşmak için her yolu denerler. Bu da, hile ve aldatma gibi, kişinin gelişimine hiçbir katkısı olmayan davranışlara neden olur.

Araştırmalardan elde edilen bulgular öğrenmeye güdümlü hedefler belirleyen insanların eninde sonunda başarıya güdümlü insanları gölgede bıraktıklarını gösteriyor. Ustalık kazandırıcı desteğin sağlanması için, anne ve babanın görevleri, çocukların kendilerini geliştirip güçlendirmelerinde ne denli önemli bir yer tuttuğunu açıklamaları gerekir.

Anneler ve babalar çaba harcayıp direnerek sorunların nasıl üstesinden gelinebileceği konusunda çocuklarına örnek olmalıdırlar. Başarısızlığa uğradıklarında (herkes yaşamının belli bir noktasında başarısız olur, önemli olan, başarısızlıklardan ders almak ve davranışlarında kendini geliştirebilecek değişiklikler yapmaktır) kendilerini koy vermeyip, güçlü bir kişilik sergilediklerini çocuklarına göstermelidirler.

Anne ve babaların en büyük sorunu başarıya odaklı bir dünyada yaşıyor olmamızdan kaynaklanıyor.

Çocuklarının kaygıya kapılmalarını önlemek amacıyla ev ödevlerine sarılan anababalar güçlüklere göğüs germekten kaçınmalarına katkıda bulunurlar ve onları başkalarına sırtını dayamak gibi kolay çözümlere başvurmaya özendirirler.

Bu durumda çocuk başarıya kavuşmak için sürekli olarak aynı yolu izleyecek, bağımsız ve özgüvenli bir kişiliğe dönüşmesi de söz konusu olamayacaktır. Öyle ki, çocuğunuzun ev ödevine yardımcı olarak doğru bir davranışta bulunduğunuzdan emin olmadan önce kendi güdülerinizi sorgulamanızda yarar var.



Ayrıca Bakınız

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
BİR YORUM YAZ