DOLAR 5,8945
EURO 6,5050
ALTIN 281,4
BIST 99.028
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Sisli

Meyan kökünün faydaları ve zararları nelerdir?

Meyan kökünün faydaları ve zararları nelerdir?

Şeker ve içeceklerde tatlandırıcı olarak kullanılan Meyan kökü yararları yanından ciddi zararları da var. Tabi meyan kökü kullanımı aşırıya kaçarsa. Meyan kökünün faydaları nelerdir? Meyan kökünün zararları nelerdir? Meyan kökü yüksek tansiyona neden olur mu? Meyan kökü fazlası neden zararlı? sorularının cevabı için okumaya devam edin.


Meyan kökünün faydaları ve zararları

Bitkisel ürünlerin popülaritesi gerek beslenmedeki rolleri gerekse insan sağlığı üzerindeki olası etkileri sebebiyle, konvansiyonel ve sosyal medyanın da katkılarıyla, günden güne artış göstermektedir. Bu artış, beraberinde bir bilgi karmaşasına da yol açıyor.

Gerekli yetkinliğe sahip olmayan kişiler tarafından ortaya atılan abartılı bilgi ve yorumlar dünya genelinde kafa karışıklığına sebep olmakta: Bir tarafta “Her hastalığa devadır, tamamen bitkiseldir ve güvenlidir, herhangi bir yan etkisi yoktur” şeklindeki gülünç iddialar, diğer tarafta ise “Ottur, hiç bir faydası yoktur” gibi aynı ölçüde bilim dışı yorumlar…

Oysa her konuda olması gerektiği gibi bitkisel ürünlerin beslenme ve sağlık üzerine olan etkileri de güncel bilimsel veriler ışığında incelenmeli.

Şu haber bu duruma güzel bir örnektir. Habere göre, Kanada’da 84 yaşında bir hasta yüksek tansiyon (196/66 mm Hg), göğüs ağrısı ve yorgunluk şikâyetiyle acile başvurmuş, incelemeler sonucu hastanın iki hafta süreyle evde hazırladığı meyan kökü çayından 1-2 bardak tükettiği ve çayın kesilmesiyle hastanın tablosunda düzelme yaşandığı bildirilmiştir [1].

Bu durum karşısında “meyan kökü insanlarda ölümcül sonuçlar doğurabiliyor” mu, yoksa “hekimler her şeyi abartıyor, aslında meyanın hiç bir suçu yok” mu demeli. Tabii, her ikisi de değil.


Meyan kökünün faydaları

Meyan kökünün aşağıdaki faydaları bilinmektedir. Fakat bilinçsiz kullanılmamalıdır. Aksi takdirde yüksek tansiyon, kalp ritim bozukluğu, hipokalemi (kas zayıflığı) görülebilir.

  • Mide dostu: Meyan kökü, gastrointestinal problemleri yatıştırmak için kullanılır. Besin zehirlenmesi, mide ülseri ve mide yanması gibi durumlarda , meyan kökü özü mide zarının tamir hızlandırmak ve dengenin oluşmasını sağlar. Bu, glisirizik asidin anti-enflamatuar ve immün arttırıcı özelliklerinden kaynaklanmaktadır.
  • Solunum sistemine yardımcı: Meyan kökü, solunum problemlerini tedavi etmek için tavsiye edilir. Meyan kökü, oral takviyesi olarak almak, vücudun sağlıklı mukus üretmesine yardımcı olabilir.
  • Stres için doğal takviye: Zaman içinde stres, adrenal bezini sürekli adrenalin ve kortizol üreterek tüketebilir. Meyan kökü takviyeleri, böbreküstü bezine biraz rahatlama sağlayabilir. Meyan kökü ekstresi, vücutta sağlıklı bir kortizol seviyesini teşvik eden adrenal bezi uyarabilir.
  • Kansere karşı: Bazı çalışmalar meyan kökü kökünün potansiyel olarak meme ve prostat kanserlerinin tedavisine yardımcı olabileceğini söylüyor. Çin’deki bazı tıbbi uygulamaları da onu kanser tedavisine dahil ediyor. FDA, ABD’de bu tür tedavi yöntemlerini henüz onaylamamıştır. Ancak Amerikan Kanser Derneği’ne göre araştırmalar sürüyor.
  • Cilt ve diş dostu: Meyan kökü içeren topikal jeller egzama tedavisi için tavsiye edilir. Meyan kökü antibakteriyel özellikleri nedeniyle başarılı bir dermatolojik tedavi olabilir. Bu nedenle, bütüncül sağlık pratisyenleri sıklıkla bakterileri öldürmek için diş çürümelerine meyan kökü uygulamalarını önermektedir

Meyan kökü doğal şekerden 50 kez tatlı

Meyan kökü (licorice root), 3-4 yıllık Glycyrrhiza glabra L. bitkisinin son baharda toprak altından çıkan köklerinden oluşur.

İlk Mısırlılar zamanından beri kullanılan meyan kökü tedavi amaçlı kullanılıyordu. Çin’e giden Meyan kökü (licorice root) daha sonra Çin tıbbı geleneğinde önemli bir bitki haline geldi.

Aralarında ülkemizin de bulunduğu güneydoğu Avrupa ülkelerinde ve güneybatı Asya’da doğal olarak yetişmekle birlikte, dünya genelindeki talep sebebiyle bir çok yerde tarımı yapılmaya başlanmış bir bitkidir.

Farklı coğrafyalardan ve farklı zaman dilimlerinden insanların meyanı kullanmasının geçmişi yazılı tarihin başlangıcına kadar gider [2].

İçeriğinde bulunan glisirizin (glisirik asit veya glisirizinik asit) isimli, şekerden (sakkaroz) 50 kat daha tatlı madde sebebiyle dünyanın bir çok yerinde gıda olarak tüketilir.

Ülkemizde de meyan balı, meyan şerbeti gibi ürünler sıkça kullanılır. Bunun yanında özellikle batı Avrupa’da meyan kökü içeren tatlı drajeler, yumuşak şekerlemeler ve benzeri ürünler bolca tüketilir. Ayrıca diyabet hastaları için sakkaroz yerine meyan kökü ekstresi içeren tatlandırıcılar da var.

Türkiye’de dahil çok çeşitli kültürlere ait geleneksel tedavi sistemlerinde meyan köküne sıkça rastlanır. Özellikle geleneksel Çin tıbbında farklı türden meyanlar karışım halindeki bitki çaylarına konur. Nedeni, meyan kökünün bu tip ürünlerin tatlarını düzeltmesi, ve başka bitkilerdeki suda çözünmeyen etkili bileşiklerin emilimlerini arttırmasıdır. Bu sebeple meyan köküne bilimsel literatürde “orkestra şefi” yakıştırmaları yapılır [3].

Pekiyi, nasıl oluyor da dünya genelinde gerek besin olarak gerekse tedavi amaçlı bu kadar çok kullanılan bir bitki,insanları acil servise düşürebiliyor?


Meyan kökü (licorice root) yan etkilerinden biri: Yüksek tansiyon

Bu olumlu özelliklerinin yanında, meyan kökü yüksek dozda ve uzun süreli kullanıldığında hipertansiyon ve başka istenmeyen etkilere yol açar. Bitkinin gerek tadından gerekse biyolojik etkilerinden sorumlu bileşik olan glisirizin, bu yan etkilerden de sorumlu.

Kısaca özetlemek gerekirse glisirizin, vücutta kortizol hormonun kortizona dönüşmesini engelleyerek kanda kortizol miktarının artmasına, bunun sonucunda da potasyumun hücre dışına çıkarılmasına, sodyumun ise hücrede tutulmasına yol açar. Oluşan bu tablo sonucunda, su tutmaya başlayan vücudun kan basıncında artış ve potasyum seviyesinde azalış (hipokalemi) görülebilmektedir [4].

Bu yan etki, draje, şekerleme gibi ürünlerin üzerinde uyarı olarak vardır. Ancak bitkisel çay olarak tüketenler bu yan etkiden habersizse, hastalık tablosu ortaya çıkabiliyor. Ayrıca serum elektrolitleri üzerine etki eden ilaçlarla aynı anda kullanılması da istenmeyen etkiler doğuruyor.

O halde Meyan kökü (licorice root) için “uzak durulması gereken zehirli bir bitkidir” mi diyeceğiz? Cevap hayır, her şeyde olduğu gibi burada da ayrıntı, kullanılan miktarda, dozda gizli.


Günlük meyan kökü kullanım miktarı 20 gram

Sağlık yetkilileri günlük üst sınır olarak en fazla 600 mg glisirin alınması gerektiğini bildiriyor [5], bu da yaklaşık, yetiştirme ve çevresel koşullara bağlı olarak, 15-20 gram kurutulmuş meyan köküne denk geliyor. Meyandan hazırlanan ürünlerde bu değer daha da yüksek. Bunların yanında, girişte bahsedilen haberin kaynağı olan makale incelendiğinde söz konusu kişinin ayrıca tansiyon hastası olduğu da görülüyor.

Özetle, ister gıda olarak isterse tedaviye yardımcı şekilde kullanılsın, bitkisel ürünlerin “tamamen güvenilir” kabul edilmesi istenmeyen etkilere sebep olabileceği gibi, miktara, hazırlanış ve kullanılış şekline ve kullanan kişinin özelliklerine bakılmaksızın “tehlikeli, zehirli” olarak görülmesi da yanlış kanılar yaratıyor.

Suyun bile çok fazla tüketildiğinde insan vücuduna zararı olduğu bilindiğine göre, tüketilen her gıdanın miktarına dikkat edilmeli. Benzer şekilde “Bitkiseldir, tamamen doğaldır, hiç bir yan etkisi yoktur!” savının da yanlış olduğu bilinmeli.


Kaynaklar

  1. Can. Med. Assoc. J. (2019), 191: E581-E583.
  2. J. Ethnopharmacol. (2005), 99: 317-324.
  3. Principles and Practice of Phytotherapy (2013).
  4. Pharm. Chem. J. (1999), 33: 427-434.
  5. German Commision E Monographs (1998).


Ayrıca bakınız

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.