22.11.2017 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Asbest ya da Asbestos Nedir? Verdiği Zararlar Nelerdir?

Asbest ya da Asbestos Nedir? Verdiği Zararlar Nelerdir?

Asbest ya da Asbestos Nedir? Verdiği Zararlar Nelerdir?

Asbest, kanserojen ve insanların sağlığını tehdit eden bir maddedir. Hatırlayacaksınız; Ankara’da eski havagazı fabrikasının yıkımı sırasında önlem alınmadığı için çevreye asbest yayılmıştı. Kamyonlar da şehrin dört bir yanına dağılmıştı. Peki insan sağlığını böylesine tehdit eden asbest nedir? Asbestin zararları nelerdir?

Asbest Nedir?

Asbest, ısıya, aşınmaya ve kimyasal maddelere karşı oldukça dayanıklı kanserojen bir maddedir. Asbest solunum yolu ile vücuda girerek hastalıklara yol açmaktadır. Ancak bu hastalıkların ortaya çıkması da uzun yıllar sürebilir. Özellikle akciğer zarı kanserinin ortaya çıkmasında etkilidir. Halk tabiri ile asbest ak toprak, çorak toprak ve gök toprak olarak ta bilinmektedir. Hatta Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bazı ilçelerde evlerin sıvalarında da kullanılmaktadır. Asbestin minerali kanserojen bir maddedir. Asbestin kullanım alanlarının da yasaklanması gerekmektedir.

Asbest ya da Asbestos Nedir? Verdiği Zararlar Nelerdir? – Çatılardaki Asbest Riski

Asbestin kullanımı, çok eski çağlardan itibaren başlamıştır. Yapılan araştırmalara göre 2500 sene öncesine kadar kullanıldığı görülmektedir. 19. yüzyılın yarılarında asbest mineraline, sihirli bir madde olarak bakılmaktaydı. Bunun sebebi ise asbestin elektrik ve ısıyı yalıtması hem de asitlere karşı oldukça dayanıklı olmasıdır. Asbest mineralinin kanserojen bir madde olduğu tespit edilince bu yaklaşım da sona ermiştir. Madde de öldürücü toz olarak isimlendirilmiştir.

Asbestin Kullanım Alanları

Üç bin üzerinde kullanım alanı olan asbestten, özellikle gemi, uçak, otomobil sanayisinde, makine konstrüksiyonlarında yağlayıcı madde ve sızdırmazlık elemanı olarak, inşaat sektöründe, ısı ve ses izolasyonunda yaygın olarak yararlanılmıştır.

Asbestin Yol Açtığı Hastalıklar Nelerdir?

Asbest öncelikle akciğer zarı ve karın zarı kanserine neden olur. Nefes darlığı ve göğüs ağrısı ile ortaya çıkar. Akciğer zarında sıvı toplanır ve acil müdahale gerektirebilir. Tümörün ilerleme kaydetmesiyle ağrılarda da artma görülmeye başlar. Özellikle sigara kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hastalığın tetiklendiği görülmektedir. Gırtlak ve sindirim sistemi kanseri de asbestin yol açtığı da tespit edilmiştir.

Öncelikle tersane işlerinde çalışanlarda tespit edilen asbestoz, asbest liflerini çözmeye çalışan vücut tarafından üretilen asidin akciğer zarında oluşturduğu yaralardır. Bu hastalığın kendini göstermesi 10 ila 20 yılı bulmaktadır. Buna ek olarak mezotelyoma hastalığı da sebeplerinden biridir. Hastalık akciğer zarı ve karın zarı kanseri, yani mezotelyomadır. Batı ülkelerinde yılda her bir milyon kişinin 1-2’sinde saptanan mezotelyoma, Türkiye’de yılda en az 500 kişide görülmektedir. Mezotelyomaya ait en sık rastlanan yakınmalar, ağrı ve ilerleyici nefes darlığıdır. Akciğer röntgeni ve tomografide tipik bulgular saptanabilirse de, kesin tanı için başvurulan standart yöntem akciğer zarı biyopsisidir. Erken tanı uygulanmadığında hastayı kısa zamanda ölüme götürebilir.

Asbest ya da Asbestos Nedir? Verdiği Zararlar Nelerdir? – Ölümlere Yol Açan Asbest Maddesi

Ayrıca sık rastlanan akciğer, gırtlak ve sindirim sistemi kanserlerine yol açmaktadır. Aslında asbest Anadolu’nun bir çok yerinde bulunmaktadır. Ve ne yazık ki bilinçsizce kullanılmaktadır. Asbesti evlerinin damlarına sermek, evlerini badana yapmak için ve küçük çocuklarda pudra yerine kullanırlar. Amasya bölgesinde ve Kayılar yörüklerinde ise bebekler, höllük toprağı olarak bilinen ısıtılmış asbestle sarılmaktadır. Bu yapılanlar sırasında havaya karışan asbest lifleri yoğun şekilde solunur. Asbest, onu topraktan çıkaran ve kullanan köylülerden başka, asbestin kullanıldığı endüstri alanlarında çalışan işçiler için de çok zararlıdır.

Asbestin Bitkisel Tedavisi var mı?

Tedavi öncelikle uzman hekimlerin kontrolü eşliğinde olmalıdır. Tedaviyi destek amaçlı bir çok şifalı bitkiden destek alınmaktadır. Turp ve havuç akciğer zarı kanserinde destek amaçlı kullanılmalıdır. Hastalığın tedavi sürecinde böğürtlen, kara üzüm, çilek, ahududu, yaban mersini de yardımcı olacaktır. Günde bir tatlı kaşığı zerdeçal tüketilmesi önerilmektedir. Şeker ve un katkılı besinlerden tamamen uzak durmak gerekmektedir. Yeşil çay, ısırgan yaprağı da tedaviyi destekleyecektir.

Asbest için önlemler de alınabilmektedir. Mesleki hastalık olarak endüstriyel alanlarda rol oynamaktadır. Bu nedenle bu işlerle uğraşan kişilerin hastalık hakkında yeterli derecede bilgi sahibi olması gerekmektedir. Yoğun kullanılan alanlarda mümkünse yerleşim yerlerini de değiştirilmesi faydalı olacaktır. Mezotelyoma belirtisi ve riski taşıyan kişiler belirlenerek gözetim altına alınmalıdır. Kirli asbestli toprak ile uğraşan kişiler ( çanak-çömlek, sıva, badana) bu konu hakkında bilinçlendirilmelidir.

Asbestin İnsan Sağlığına Verdiği Zararlar Nelerdir?

Asbest son derece kanserojen bir maddedir. İçme suyu ya da solunum yolu ile vücuda girdiği zaman başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara sebep olmaktadır. Hatta uzmanlar cilde bile nüfuz edebileceğini söylemektedir. Neden olabileceği hastalıklar arasında akciğer zarları arasında sıvı toplanması, akciğer zarı kalınlaşması, kireçlenme ve ciltte oluşan yaralardır.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, her yıl dünyada kanser yapıcı maddeleri düzenli olarak özelliklerine göre gruplara ayırmaktadır. Ajansın kanserojen maddeler listesinde asbest maddesi, “kesin kanserojen” tanımlanması ile 1. grupta sınıflandırılmıştır.

Bunun yanında Fransa’da asbeste bağlı hastalıklardan her yıl ortalama 4000 kişi hayatını kaybetmektedir. Ve bu sayı giderek artmaktadır. Hatta uzmanlar Birleşik Krallık’ta 1960 ila 1970’li yıllar arasında asbeste maruz kalmış olan 120.000 kişiden fazlasının akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceğini öngörmüşlerdir.

Asbest maddesi, kansere sebep olması sebebiyle Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye’de kullanıma, üretime ve asbest içeren eşya üretimlerinin piyasaya arzını 2010 yılının 31 Aralık tarihinden itibaren yasaklamıştır.

Ankara’da Yaşanan Havagazı Fabrikası Son Durumu

Yazımızın başında Ankara’da yaşanan olaydan bahsetmiştik. Sizler için şimdi de olayın nasıl ilerlemiş olduğunu aktaralım. Öncelikle Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Kimya Mühendisleri Odası Ankara Şubesi ve Kimya Mühendisleri Odası, bölgede yaptıkları asbest yüzey ölçümlerinde yüzde 15 ile yüzde 40 arasında asbest türünün en tehlikesi olan amphibole tespit edildiğini açıkladı. Böyle olunca adeta ortalık karıştı. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Ankara Tabip Odası ve meslek odaları ile birlikte yıkım işleminin sonlandırılması için öncelikle yürütmeyi durdurma istemiyle yargıya başvuracaklarını, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in TCK’nın 181-182 maddelerinden insanların hayatına kast etmekten yargılanması için suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi. Raporu ve ilgili görselleri mahkemeye sunacaklarını da kaydeden Candan, bölgenin acilen karantinaya alınarak, asbest arındırma ve temizlenme işlemlerinin yapılması gerektiği uyarısında bulundu.

Asbestin hiçbir koruma önlemi alınmadan söküm işlemi gerçekleştiren iş makineleri ve hafriyat kamyonlarıyla tüm Ankara’ya yayıldığını duyurdu. Yıkımlarda herhangi bir önlem alınmadığı için bütün asbest liflerinin kapalı mekanlara da girmiş olabileceğini ve kapalı mekanlarda da ölçüm yapılması gerektiğini uzmanların söylediğini ifade eden Candan, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in yaptığı basın açıklamalarının gerçekleri yansıtmadığını belirtti.

Asbest ya da Asbestos Nedir? Verdiği Zararlar Nelerdir? – Asbest

Tezcan Karakuş Candan sözlerini şu şekilde sonlandırdı; “Konuyu kamuoyunun gündemine taşımamız ile birlikte göstermelik önlemler almaya çalışıyorlar. Dün itibariyle o bölgedeki EGO çalışanları maskeyle dolaştı. Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak bizim çektiğimiz ve Ankara Tabip Odasının çektiği fotoğraflarda da ve belediyenin kendi servis ettiği fotoğraflarda görüldüğü gibi, file tül gibi trajikomik koruma önlemlerinin alındığı görülüyor. Gökçek, ‘Provokatörlerin sözlerine inanmayın biz bütün önlemleri alıyoruz’ derken, biz bilimle hareket ediyoruz. Bu kapsamda yabancı firmaya ölçüm yaptırdık. Tok Sokak Dış Duvar üstünden, Enerji SA mescit arkasından ve sahada çalışma yapılan 2 kepçeden alınan numunelerde yüzde 15 ila yüzde 40 arasında asbest türünün en tehlikesi olan amphibole tespit edildi. Rüzgar nedeniyle sabit olmayan asbestin, hava ölçümleri ile sağlıklı bir şekilde tespit edilemiyor. Uzmanlar sahada ve kapalı mekanlarda hava ölçümlerinin yapılmasını öneriyorlar.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ