DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Az Bulutlu

Türkiye’de su kıtlığı olur mu? Neden WWF Türkiye’yi uyardı?

Türkiye’de su kıtlığı olur mu? Neden WWF Türkiye’yi uyardı?

Doğanın intikamlarından biri olan Küresel ısınma giderek etkisini hızlandırmaya başladı. İklim değişikliği artık Dünyada ve Türkiye’de de etkisini ciddi olarak gösteriyor. Peki su kıtlığı yaşanması  Türkiye için neden sorun? WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ne diyor? Türkiye’de susuzluk ile mücadele nasıl yapılmalı? Birey olarak su israfının önemi hakkında etrafımızı neden bilgilendirmeliyiz? 


Türkiye’de su kıtlığı olur mu?

Kişi başına düşen yıllık su miktarı (1.400 m³) ile ‘’su sıkıntısı olan’’ ülke konumunda olan Türkiye’de bu rakamın 2030 ’da 1.120 m³’e düşmesi bekleniyor. Bu da ‘’su kıtlığı olan’’ ülke olacağımız anlamına geliyor. WWF-Türkiye, ‘’Su Biterse Herkes Susar’’ kampanyasıyla bireylerden devlet ve özel sektöre kadar herkesi suyu korumaya çağırıyor. 

WWF-Türkiye’nin (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ‘’ Su Biterse Herkes Susar” kampanyasının tanıtıldığı toplantıda artan nüfusu ve büyüyen kentleriyle su sıkıntısıyla karşı karşıya olan Türkiye’nin, iklim değişikliğinin de etkisiyle su fakiri olma yolunda ilerlediğine dikkat çekildi. WWF verilerine göre Türkiye’de kişi başına düşen yıllık su miktarı 1.400 m³.  

Su kıtlığını tanımlamak için kullanılan Falkenmark İndeksi ’ne göre Türkiye ‘’su sıkıntısı olan” bir ülke. Çünkü bir ülkede kişi başına düşen yıllık su miktarı 1.700-1.000 m³ arasında ise ‘’su sıkıntısı olan’’; 1.000-500 m³/yıl arasında ise ‘’su kıtlığı olan‘’ ülke olarak sınıflandırılıyor.

2030 yılında 100 milyona ulaşacağı düşünülen nüfusuyla Türkiye’nin kişi başına düşecek yıllık su miktarının 1.120 m³ olması bekleniyor. Bu da ‘’su kıtlığı olan’’ ülke olmaya doğru hızla ilerlediğimiz anlamına geliyor.

Bilimsel veriler, Türkiye için su krizinin kapıda olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Üstelik Türkiye, (Akdeniz Havzası’nda yer alan bir ülke ve iklim değişikliğiyle birlikte ortalama sıcaklıkların artması, yağışların azalması ve kuraklık gibi etkileri daha bugünden yaşıyoruz. 



Salgın hastalıkların artması muhtemel  

Bu durum da birtakım riskleri beraberinde getiriyor. WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2021 yılı Küresel Risk Raporu’na atıfta bulunarak, önümüzdeki 10 yıl boyunca dünya ekonomisini etkileyecek ilk beş riskin bulaşıcı hastalıklar, kitle imha silahları ile iklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı ve su krizini de kapsayan doğal kaynak krizi olduğunu hatırlattı.  

’Son 50 yılda Türkiye’deki sulak alanların yarısı, su miktarı ve kalitesi bakımından sağlıklı yapısını kaybetti. Yani üç Van Gölü büyüklüğünde sulak alan ekolojik işlevini yitirmiş durumda” diyen Bayar’a göre risk sadece yüzey sularımızla da sınırlı değil, yeraltı sularımızın da seviyesi alarm veriyor.

Orman alanlarımızı kaybetmemiz de kuraklığa zemin hazırlayan bir başka etken. Hal böyle olunca da su kaynaklarının yönetiminde” kentleşme, tarım, gıda, üretim, enerji gibi alanlarda doğayı göz ardı eden yaklaşımlar, hidrolojik müdahaleler ve sürdürülebilir olmayan uygulamalar karşısında susuzluk riskini daha ciddi ve sistemli ele almak zorundayız. 



WWF Büyük Menderes örneğini verdi

Toplantıda Ege Bölgesi’nin can suyu niteliğindeki Büyük Menderes şehri’ndeki durum da özetlendi. İncir üretiminin %61’i, zeytininin %28’i ve pamuğun %14’ü, Büyük Menderes 5ehri’nin suladığı Aydın ilinden geliyor. Yani Büyük Menderes biterse tarımdan tekstile birçok alanda büyük sıkıntılar bizi bekliyor. Dahası, Büyük Menderes’in yıllık 1,7 milyar metreküplük su potansiyeli ile ¸su riski taşıyan havza” kategorisinde olduğu hatırlatılırken yüzyılın sonuna doğru havza sularının %50 oranında azalması öngörülüyor.

WWF Küresel Tatlısu Programı Başkanı Stuartr’ a göre küresel ölçekte su riski yüksek şehirlerin arasında Türkiye’den 10 şehir de var: İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Diyarbakır, Bursa, Mersin, Konya, Adana ve Antalya. 



Devlet susuzlukla mücadele için ne yapmalı?

WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli’ nin önerileri var:  

Doğada suyun doğduğu ve geçtiği “doğal alanları koruyarak” tarımda sulama yöntemlerimizi iyileştirerek, acilen damla sulamaya geçerek “sanayide suyu kirletmeden, verimli kullanarak” temiz üretim yatırımlarını teşvik ederek” jeotermal enerji üretiminde açığa çıkan yüksek kimyasal ve ağır metal içeren atık suların geri basılması yerine yüzeysel su kaynaklarına bırakılmasının önüne geçerek” denetimlerde sıfır tolerans yaklaşımını benimseyerek” kentlerimizde dağıtım kayıplarını ve kaçakları önleyerek” evlerimizde her damlayı tasarruf ederek” tüketim alışkanlıklarımızı değiştirerek suyumuzu koruyabiliriz. Burada damla sulamaya bir parantez açmak gerekiyor.

Damla sulama yöntemi, ortalama %50 su tasarrufu sağlıyor. Tarımsal sulamada tamamen bu sisteme geçilebilirse ülkemizde her yıl toplam 16 milyar metreküp su tasarrufu yapmak mümkün. Bu da 80 milyona yakın nüfuslu Türkiye’de yaklaşık 3 yıllık evsel su ihtiyacını karşılamak demek. 



Türkiye’de susuzluk: Birey olarak susuzlukla mücadele için ne yapmalı?

Evlerde kullanılan suyun, toplam su tüketimi içindeki payı %16. Bunun kişi başına günlük su tüketimi karşılığı ise 216 litre. Ancak burada ‘’sanal su” kavramını akıldan çıkarmamak gerekiyor. Tükettiğimiz gıda ve kullandığımız eşyaların üretiminde kullanılan su miktarı sanal suyu oluşturuyor.

Bu kapsamda, tükettiğimiz su, yalnızca musluğumuzdan akan veya satın aldığımız damacana sudan ibaret değil. Bunu unutmamak gerekiyor ve su israfının önemi konusunda ailece bilinçlenmek gerekiyor.

Sanal suyu da işin içine kattığımız anda Türkiye’de kişi başına su tüketimi günde 5.400 litreye kadar çıkıyor. Bu miktar, bir yıl kullanmaya yetecek tek bir su deposu olsaydı, bu deponun ikinci haftanın sonunda tükeneceği anlamına geliyor.

Bu verilere göre Türkiye’de birey olarak yıllık su ayak izimiz, dünya ortalamasının %43 üzerinde. Bu nedenden evlerde su tüketimi azaltma için alınacak önlemler ile beraber tüketim alışkanlıklarını da  değiştirmemiz gerekiyor.




Ayrıca bakınız

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.