20.09.2018 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Abdullah Gül kimdir? Abdullah Gül’ün Biyografisi ve Siyasi Hayatı

Abdullah Gül kimdir? Abdullah Gül’ün Biyografisi ve Siyasi Hayatı

Türkiye tarihinde 13 cumhurbaşkanı olmuştur. Türkiye’nin Cumhurbaşkanları listesinin içinde yakın tarih olarak söyleyebileceğimiz 11. Cumhurbaşkanımız olan Abdullah Gül’ü anlatan bir yazı dizisi düzenledik. Bu yazımızda Abdullah Gül kimdir? Abdullah Gül nerelidir? Eğitim hayatı nasıldı? Siyasi yaşama ne zaman atılmıştır? sorularının cevaplarını bulabileceksiniz. Türkiye’nin Cumhurbaşkanlarından 11.’si Abdullah Gül görevini ne zaman bırakmıştırAbdullah Gül’ün biyografisi ve siyasi hayatını sizler için yazıyoruz.


Abdullah Gül kimdir? Biyografisi ve Siyasi Hayatı

Türkiye’nin Milletvekilleri, Türkiye’nin Dışişleri Bakanları listesinde, Kayserili ünlüler kategorisine giren, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü bu yazımızda çok daha iyi tanıyacaksınız.

Ahmet Hamdi Gül’ün oğlu olarak dünyaya gelen Abdullah Gül; 29 Ekim 1950 tarihinde Kayseri’de doğmuştur. Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül’ün üniversiteye kadar olan eğitim sürecinin tamamı Kayseri’de geçmiştir.

Abdullah Gül, Kayseri Gazi Paşa İlkokulu’nu bitirmiştir. Hemen ardından Nazmi Toker Ortaokulu’nu ve daha sonrasında da Kayseri Lisesi’nde eğitimine devam etmiştir. Liseden sonra 1974 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne giriş yapmıştır.

Bitirdikten sonra yine iktisat bölümü ile ilgili doktora çalışmaları için iki yıl kadar İngiltere’de doktorasını yapmıştır. 1983 yılında yine İstanbul Üniversitesi’nden Doktor ünvanını almıştır. Doktor ünvanını aldıktan sonra Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşu üzerine çalışmıştır. Bu bölüm içerisinde birçok kez ekonomi dersleri vermiştir. Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül, 1989 yılında ekonomi dalı üzerine Doçent olmuştur. Sakarya Üniversitesi’nde de sürekli olarak iktisat dersleri vermeye başlamıştır.


Eğitimden Sonra Siyasete Atılma

Abdullah Gül’ün biyografisi ve siyasi hayatından bahsederken almış olduğu eğitimden de bahsetmekte fayda bulunmaktadır. Abdullah Gül, 1983 ve 1991 yılları arasında Cidde’de bulunan İslam Kalkınma Bankası içerisinde iksisat uzmanı pozisyonunda çalışmıştır. Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül, gençlik yılları itibariyle politikanın içerisinde yer almaya başlamıştır. Politika ile aktif olarak ilk teması ise Necmettin Erbakan ile olmuştur. Milli Türk Talebe Birliği’nin üyesi olarak bilinen Abdullah Gül, 12 Eylül 1980 darbesinden bir gün sonra tutklanmıştır. Ve yaklaşık bir ay içeride kalmıştır.

24 Nisan 2007 günü AKP’nin meclisteki grup toplantısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘kardeşim’ dediği Gül’ü iktidardaki partinin Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklamıştır. Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’nın açıklandığı dönemde Türkiye rejim tartışmalarına sahne olmakta ve kutuplaşmış bir şekilde bulunmaktadır. Cumhurbaşkanının niteliklerinden ziyade ‘hangi taraftan’ ve ‘eşinin türbanlı olup olmayacağının’ tartışmaları yapılmaktadır.

Gerek muhalefet tarafından gerek TSK adına Genelkurmay Başkanı tarafından gerekse mevcut Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından yeni Cumhurbaşkanı’nın tarifi yapılmıştır. Abdullah Gül’ün adaylığı ve on birinci Cumhurbaşkanlığı seçimi son derece çetrefilli geçmiş ve uzun bir zaman almıştır. Yaşanan ‘367 krizi’ nedeniyle erken seçime gidilmiş ve Cumhurbaşkanlığı seçimi 22 Temmuz 2007’de yapılan erken genel seçim sonrasında yapılmıştır.


Cumhurbaşkanlığı’na Giden Yolda Adım Adım

Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken ortaya atılan, ilk turda 367 milletvekilinin oyunu almasının (Meclis sayısının (550) üçte ikisinin oyu) yanı sıra bu tura katılım sayısının da 367 olması gerektiği görüşü tartışılmaktadır. Ancak iktidardaki AKP’nin milletvekili sayısı ise 354’tür. Muhalefetteki CHP’nin de desteğini alınamayınca birinci turda katılımcı sayısı 361 olmuştur, Gül 357 oy almış ve iddia edilen 367 oya ulaşamamıştır. CHP oylama sonrasında, Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur. Birinci turun yapıldığı 27 Nisan 2007 gecesi, siyasi tarihimize ‘E-Muhtıra’ olarak geçen bir bildiri yayınlanmıştır.

Ordu, siyasete yönelik tavrını bir kez daha ortaya çıkarma içgüdüsünü kullanmış ve dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın onayıyla yayınlanan bildiride ‘TSK’nın laikliğin savunucusu’ olduğu vurgusu yapılmıştır. Sonuç olarak Ordu, tarafını belli etmiştir. Bu arada Anayasa Mahkemesi 1 Mayıs’ta birinci tur seçimini iptal etmiş, bunun üzerine Erdoğan’ın liderliğindeki AKP’nin erken seçim önerisi 4 Mayıs’ta Meclis’te kabul edilerek 22 Temmuz 2007’de erken seçim kararı alınmıştır.

Bu kararla birlikte, Cumhurbaşkanlığı tartışmalarının yapılmaması adına –ki her ne kadar Abdullah Gül’ün görev süresi hakkında tartışmalar yapılmış olsa da-  anayasa değişikliği paketi ortaya atılmıştır ve Meclis tarafından kabul edilmiştir. Cumhurbaşkanı Sezer tarafından veto edilen paket, Meclis’te ikinci kez oylanmış ve tekrar kabul edilmiştir. Bu durumda Sezer paketin halk oylamasına sunulacağını belirtmiştir. Paket 21 Ekim 2007’de yüzde 68 oyla kabul edilmiştir. Böylece Cumhurbaşkanlığı süresi yediden beş yıla indirilmiş, ikinci bir dönem için tekrar seçilmesine ve Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesine dair birtakım değişiklikler yapılmıştır. 22 Temmuz’daki seçimde bir kez daha iktidar olan AKP, mecliste 341 milletvekiline sahip olmuştur.

Meclis Başkanlığı seçiminden sonra tekrar aday olan Gül, 20 Ağustos’taki ilk turda 341, 24 Ağustos’taki ikinci turda 337 ve son olarak 28 Ağustos’taki üçüncü turda 339 oy alarak on birinci Cumhurbaşkanı seçilmiştir (İlk iki turda meclisin üçte iki çoğunluğu olan 367 oy alamamasından dolayı üçüncü tur yapılmış ve gerekli olan salt çoğunluk oy sayısı 276’yı aşmıştır.). 


Abdullah Gül’ün Öğrenimi ve Milletvekilliğine Giriş

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Gül, doktora çalışmalarına da burada başlamıştır. Bu çerçevede İngiltere’de iki yıl eğitim almış ve 1983’te Doktora unvanı almıştır. 1983-91 yılları arasında merkezi Cidde’de olan İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomi uzmanı olarak çalışmıştır. 1991 yılında Refah Partisi’nden milletvekili olarak siyasi hayatına başlayan Gül, 1993’te Refah Partisi Genel Başkan Yardımcılığı’nı üstlenmiştir. Refah -Yol hükümetinde devlet bakanlığı ve hükümet sözcülüğünde bulunmuş, kapatılan Refah Partisi’nin devamı olan Fazilet Partisi’nden 1999’da tekrar milletvekili seçilmiştir.

Bu süre zarfında hem mecliste hem de uluslararası organlarda çeşitli görevlerde bulunan Gül, özellikle Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde elde ettiği tecrübeler ve izlenimler demokrasi ve insan haklarının genişletilmesi ve geliştirilmesine olan inancını arttırmıştır. Avrupa Birliği yolunda atılacak adımlarda Gül’ün etkisi ve imzası AKP’nin iktidara gelmesinden ve kendisinin Dışişleri Bakanı olmasından sonra rastlanacaktır. 2000 yılının ilk aylarında Fazilet Partisi içindeki ‘Yenilikçi Hareket’ olarak adlandırılan grubun öncülerinden olan Gül, Recai Kutan’la yarıştığı Genel Başkanlık’ı kaybetse dahi 2000’li yıllara damgasını vuracak olan AKP’nin kuruluşuna destek olmuştur. Gül’ün rakipleri ise; MHP’den Sebahattin Çakmakoğlu 70 oy, DSP’den Tayfun İçli 13 oy almıştır. Oylamaya katılım 448 milletvekili olmuştur. Abdullah Gül, Meclis tarafından seçilen son Cumhurbaşkanı olma özelliğini taşımaktadır.

3 Kasım 2002’de iktidara gelen AKP’nin lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasaklı olmasından hükümeti kurma görevini üstlenmiştir. Kasım 2002 – Mart 2003 arasında Başbakanlık görevini yürüten Gül, Erdoğan’ın seçilmesinin ardından Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görevine devam etmiştir. Yaşamını ülkesinden uzakta geçirirken girdiği siyaset ortamına on yıllık kısa bir zaman diliminde yüksek mevkilerde görev alan Gül, Türkiye’nin uluslararası alanda tanınmasında ve güvenilirliğinin artmasında katkıları olmuştur.

Dördüncü milletvekilliği döneminde Cumhurbaşkanlığı için aday gösterilmiş ancak 367 krizinin yaşanması nedeniyle süreç yarıda kalmıştır. Daha sonra yapılan erken seçimde beşinci kez milletvekili seçilen Gül, Cumhurbaşkanlığı için yeniden aday gösterilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin on birinci Cumhurbaşkanı seçilmiştir.


Görevin Bitişi ve Devir İşlemleri

Onbirinci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül; Dışişleri Bakanlığı görevindeyken ilerleyen AB Reform süreci, 3 Ekim 2005’te AB’ye katılım müzakerelerinin resmen başlamasıyla başka bir boyuta taşınmıştır. Gül ayrıca Türk ve İslam dünyasındaki ilişkileri de arttırarak, Türkiye’nin uluslararası kuruluşlarda daha fazla bulunmasına ve aktif roller almasına katkıda bulunmuştur.

Milli Görüş temsilcisi olan ancak o çevrelerce Milli Görüş’ün yerlisi olmadığı iddia edilen Gül, Cumhurbaşkanlığı döneminde hükümet ile uyum içerisinde çalışmıştır. Cumhurbaşkanlığı’nın ilk yıllarında ise ekonomik çıkarların öncelikli olduğu anlayışıyla dış ilişkilere ağırlık vermiştir. Yaptığı yurtdışı gezileriyle gündeme gelen Gül, en çok yurt içi ve yurt dışı seyahatlerde bulunan Cumhurbaşkanlarından birisi olmuştur. Bir süre gündemi meşgul eden Abdullah Gül’ün görev süresinin ne kadar olduğu kararı 26 Ocak 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış ve yedi yıl olarak belirtilmiştir. Ayrıca ikinci kez aday olabilmesinin önünde bir engel kalmamıştır. Sosyal medyayı iyi kullanmasıyla bilinen Gül, Gezi olayları ve 17 Aralık yolsuzluk iddialarında hükümet ile arası açılmıştır. Tekrar aday olmayan Abdullah Gül, 28 Ağustos 2014’te görevi, Recep Tayyip Erdoğan’a devretmiştir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ