20.09.2018 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Mustafa Kemal Atatürk Kimdir? Atatürk’ün Askeri ve Siyasi Hayatı

Mustafa Kemal Atatürk Kimdir? Atatürk’ün Askeri ve Siyasi Hayatı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanımız olan Mustafa Kemal Atatürk’ü, okullarda öğretilenden farklı olarak sizlere daha çok siyasi yaşamı ile bilgiler vermeye çalışacağız. Bu yazımızda Atatürk’ün ilk mecliste uyguladığı politikalar nelerdir? Mustafa Kemal Atatürk nerelerde öğrenim görmüştür? Mustafa Kemal Atatürk ve ülkenin en önemli kazanımı nedir? Mustafa Kemal’in ilkeleri nelerdir? sorularının cevaplarını bulacaksınız.


Mustafa Kemal Atatürk Kimdir? Askeri ve Siyasi Hayatı

Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ü 7’den 70’e bilmeyen tabi ki yoktur. Ancak siyasi geçmişi ile birlikte bir kez daha sizler için anlatmak istedik. Mustafa Kemal; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Kurtuluş Savaşı’nın önemli önderi ve de ilk Cumhurbaşkanımızdır. 1881 yılında, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde bulunan Makedonya’nın Selanik kentinde doğmuştur.

Okul yıllarında oldukça başarılı olan Mustafa, 1893 yılında Selanik Askeri Rüştiyesi’ne başlamıştır. Burada düzenli öğrenim görmekteydi. Hatta Kemal adını da, aynı isme sahip olduğu matematik öğretmeni Mustafa Sabri vermiştir. 1895 yılında Rüştiye’den mezun oldu. Ardından öğretmenlerinin de isteğiyle Manastır Askeri İdadisi’ne başladı. 1898 yılında burayı da bitiren Mustafa Kemal, 1899 yılında Harp Okulu’nun piyade sınıfına giriş yapmıştır. Abdülhamid’in artmış olan baskılarından, tepkiler doğuyordu. Ancak Mustafa Kemal, zor da olsa gizli yayınları ve Namık Kemal yayınlarını okuyordu. Mustafa Kemal, 1902 yılında Harp Okulu’ndan teğmen olarak mezun oldu. Ve Harbiye Akademisi’ne başladı. Artık dersleri ile birlikte siyasi çalışmalara da başlamıştı. Harp Akademisi’ni 1905 yılında Kurmay Yüzbaşı olarak bitirdi.

Mustafa Kemal, 1906 yılında Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurmuştur. 1907 yılında da ön yüzbaşılık görevine getirildi. Kendi isteği üzerine Selanik 3. Ordu genelkurmayında görev aldı. 1912 yılında Balkan Savaşı başlayınca İstanbul’a döndü. 1913 yılında Sofya Askeri Ataşeliğine atandı. 1914 yılında ise yarbaylığa atanmıştır. 1915 yılında 19. Tümen Komutanlığı’na atanan Mustafa Kemal, Çanakkale Zaferi ve ordusu ile adeta tarih yazdı. Bu savaş; Mustafa Kemal için adeta bir dönüm noktası olmuştur.


Mustafa Kemal’in Askeri Görevleri

Mustafa Kemal, artık ülkede ve dışarıda komutanlığını kanıtlamıştı. 1916 yılında Edirne 16. Kolordu Komutanlığı’na getirilmiştir. Sonrasında 2.Ordu Komutanlığı görevine getirildi. Bu sırada orduda Kurmay Başkanı olan İsmet İnönü ile tanıştı ve arkadaş oldu. 1917 yılında 7.Ordu Komutanlığı’na atandı. 1918 yılında Mondros imzalanarak, Osmanlı savaştan çekilmiştir. Mustafa Kemal de bu sırada Yıldırım Orduları Komutanlığı’na atanmıştır. Olası bir işgale karşı da Antep ve Maraş’ta halka silah dağıtıldı. Yıldırım Orduları Grubu kapatılınca da Mustafa Kemal, işgal altında olan İstanbul’a geldi.

Türkiye Cumhuriyeti kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı. 29 Ekim 1923’te Meclis’te yapılan oylamada, oylamaya katılan 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Mustafa Kemal yeni kurulan devletin ilk Cumhurbaşkanı olmuştur. I. ve II. Meclis’in başkanı olan, Osmanlı döneminde muvazzaf subay olan ve çeşitli mertebelerde görev yapmış, I. Dünya Savaşı’nda cephelere komutanlık etmiş (ki en önemlilerinden biri Çanakkale savunmasıdır.) ve Kurtuluş Savaşı’na liderlik eden Mustafa Kemal yeni bir devletin kurulmasına da öncülük etmiş ve ilk Cumhurbaşkanı olmuştur.

Cumhuriyetin ilanıyla devlet başkanı olan Mustafa Kemal aynı zamanda I. Meclis döneminde önce ‘İstiklal Grubu’ sonra ‘Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu’ ve son olarak da 9 Eylül 1923’te ‘Halk Fırkası’na dönüşen grupların da başkanlığını yapmış ve cumhurbaşkanlığı döneminde ‘Cumhuriyet Halk Fırkası’nın (Partisi) genel başkanlığını da sürdürmüştür.

1934’te soyadı kanunuyla birlikte ‘ATATÜRK’ soyadını alan Mustafa Kemal; bu tarihten itibaren Mustafa Kemal Atatürk olarak anılmaya başlamıştır. Cumhuriyetin ilanından 10 Kasım 1938 sabahı ölümüne kadar görevde kalan Atatürk, yeni devletin kurulması ve ilerlemesinde belirlediği ilkeler doğrultusunda önemli inkılaplara imza atmıştır.


Atatürk inkılapları nelerdir? Altı temel başlıkta düzenlenen ilkeler

1. İnkılapçılık (Devrimcilik)

Kalan beş ilkeye gücü veren, daima yenileşmeyi, dönüştürmeyi ve ilerlemeyi hedef alan bu ilke akıl ve bilimle hareket etmeyi şiar edinmiştir. ‘Muasır medeniyetler’ seviyesine ulaşmak için atılacak her adım bu ilke temelinde oluşturulmuştur ve milliyetçilik çerçevesinde ilerlemiştir. En temel birkaç inkılabı sıralayacak olursak; Saltanatın Kaldırılması (1922), Cumhuriyetin İlanı (1923), Halifeliğin Kaldırılması (1924), Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması – Miladi Takvimin Kabulü (1925), Medeni Kanunun Kabulü (1926), Kadınlara Seçme ve Seçilme Haklarının Verilmesi (1930 – 1934) ve Latin Harflerinin Kabulü (1928) gibi siyasi, sosyal – kültürel ve hukuki alanlar başta olmak üzere kalkınma ve yenileşme hamleleri olarak devrimciliğin uygulamalarına sahne olunmuştur.

2. Laiklik

TDK’da ‘Devlet ile din işlerinin ayrılığı, devletin, din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleşmesi bakımından yansız olması’ olarak tanımlanır. Yeni kurulan Cumhuriyet ve onun idarecileri tarafından üzerinde en çok durulan konulardan biri de laiklik olmuştur. Zira Cumhuriyet’in henüz ilk altı ayı dolmadan Halifelik kaldırılmış, laiklik yolunda en önemli adım atılmıştır. Türkiye’nin çağdaşlaşması yolunda dini uygulamaların yerine bilim ve teknolojinin kullanılmasının yolunu açmıştır. Tekke ve Zaviyelerin kapatılması, Anayasa’dan (1924) ‘Devletin Dini İslam’dır’ ibaresinin kaldırılması da din ve vicdan özgürlüklerinin garanti altına alınması yolunda önemli adımlar olmuştur.

3. Devletçilik

Ekonomik anlamda devletin düzenlediği ve yönettiği bir sistem olmakla birlikte özel teşebbüslere de kontrol altında imkanların tanındığı bir yapı oluşturulmak istenmiştir. İki savaştan çıkan, dış borçları olan ve neredeyse tüm altyapısı (elektrik, su, telefon hatları, demiryolları) yabancıların elindeki yeni kurulan bir devletin ihtiyaç duyduğu yöntem devlet eliyle kalkınma olmuş ve bu yöntem tercih edilerek fabrikaların kurulması, yatırımların yapılması ve halkın yaşam düzeyinin yükseltmesi, bayındırlığın ve üretimin arttırılması, gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla gerektiğinde dış borç kullanılarak ekonomik ilerlemeler sağlanmıştır.

4. Milliyetçilik

O dönem imparatorluktan ulus-devlet modeline geçilirken sahip çıkılan en önemli değerler milli değerler olmuş ve yeni devletin kurulmasında milli duygular, çıkarlar birlik ve beraberliğin sağlanmasında önemli birer etken olmuşlardır. Bu nedenle dil, kültür, eğitim ve tarih gibi alanlarda milli temalar kullanılmış ve vatanın bütünlüğünün korunması amaç edinilmiştir. Türk Dil – Tarih Kurumları’nın kurulması, Kapitülasyonların kaldırılması, Yeni Türk alfabesinin kabulü ve yabancı sermayelerin millileştirilmesi gibi birçok alanda milliyetçilik ilkesi çerçevesinde adımlar atılmıştır.

5. Halkçılık

halkın bir bütün olarak kabul gördüğü, sınıflara ayrılmadan kanun önünde her vatandaşın eşit haklara sahip olduğu ve halkın yönetime katılarak halk için çalıştığı bir düzeni tanımlar. Toplumsal alanda yapılan düzenlemelerle savaşlar sonrası bitap düşmüş halkın hedeflenen muhasır medeniyetler seviyesine getirilmesi için birtakım inkılaplar yapılmıştır. Medeni Kanun’un Kabulü, Eğitimde Fırsat Eşitliği ve ayrıcalıkların sonlandırılması gibi düzenlemelerle yeni devletin ve Cumhuriyetin kalkınmasında toplum nezdinde güven sağlamak ve kalkınma adımları olarak yer almıştır.

6. Cumhuriyetçilik

Yapılan bütün inkılapların temelinde cumhuriyet yönetimine hizmet etmek, korumak ve ilerletmek hedef alınmıştır. Hanedanlıktan, bir zümrenin yönetiminden çıkarak egemenliği ve yönetimi halka emanet eden Cumhuriyet, devrimlerin resmi başlangıcı olarak kabul edilebilir. Cumhuriyetin ilanıyla de facto olarak kurulan devlet artık isme ve cisme bürünmüş olarak tarih sahnesinde yerini almaya başlamıştır. Cumhuriyetin İlanı, TBMM’nin açılması, 1921 ve 1924 Anayasalarının Kabulü, çok partili rejim denemeleri ve kadınlara seçme ve seçilme haklarının verilmesi gibi Cumhuriyet ilkelerine hizmet edecek inkılaplara imza atılmıştır.


Mustafa Kemal’in Ölümü

O dönemki kanun gereği Cumhurbaşkanlığı seçimi dört yılda bir yapılıyordu ve Mustafa Kemal Atatürk sırasıyla 29 Ekim 1923, 1 Kasım 1927, 4 Mayıs 1931 ve son olarak da 1 Mart 1935 yılında tek aday olarak girdiği seçimlerde TBMM tarafından seçilmiştir. Osmanlı Devleti’nde kurmay subay olan, Kurtuluş Savaşı’na liderlik etmiş ve Başkomutan sıfatına erişmiş ve hem cephede hem de masada kazanılan savaş sonrası kurduğu yeni Türk Devleti’nin başında 10 Kasım 1938 sabahına kadar Cumhurbaşkanı olarak hizmet etmiştir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ