17.09.2019 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Hititlerin Yazılıkaya Açık Hava Tapınağının gizemi

Hititlerin Yazılıkaya Açık Hava Tapınağının gizemi

Hititlerin Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı’nda kullandığı antik oymacılığın, zamanının ötesinde çok gelişmiş bir takvim olarak kullanılmış olabileceği tartışılıyor. Hattuşa’da çalışmalarını sürdüren İsviçreli bilim ekibi bunun mümkün olabileceğini savunuyor.


Hititlerin Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı gizemi ne?

Hititler hakkındaki bilgilerimiz gene de yeterli değil. Çünkü bundan 3200 sene önce Anadolu’da kurulan bu uygarlık geriye bıraktığı izlerle adından söz ettiriyor.

Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı’ndaki yontular da bunun bir göstergesi. Yazılıkaya’da yer alan yontularda tanrılara, insanlara ve hayvanlara ait 90’dan fazla kaya kabartması var. Hattuşa Açık Hava Tapınağı yakınlarındaki kireçtaşlarına oyulmuş figürler, güzel olduğu kadar esrarengiz olarak nitelendiriliyor. Ama belki de artık değil, sır çözülüyor gibi..

Arkeologlar uzun zamandır Çorum’da Boğazkale ilçesi içinde bulunan Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı’nın gizemli sırlarını çözmek için çalışmakta. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan tapınakta yaklaşık 3200 yıl önce kayalara yontulmuş onlarca figür bulunuyor. İsviçreli arkeologlarla doğa bilimcilerden oluşan bir ekip, Yazılıkaya’da kayaya oyulmuş figürlerin, mükemmel bir takvim işlevi görüyor olabileceğini keşfetti.

Kayalara yontulmuş figürlerin; Hititlerin Güneş, Ay ve gezegenleri gözlemlediği ve bu hareketlerin kaydını tuttuğunu gösterebileceği savunuluyor. Bir başka deyişle bu taşlar, kozmolojik notlarının tutulduğu bir “defter” olabilir.

Yani Hititler, Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı o zaman Hititler için bir açık hava takvimi olarak kullanılmış olabileceği söylenebilir mi?  Ve bu takvimin Güneş yılını tanımlıyor olması da kuvvetle muhtemel.


Yazılıkaya: Arkeolojik bir bulmaca

Yazılıkaya, arkeolojik açıdan çözülmesi gereken bir bulmaca olarak görülüyor. Çünkü tapınağın gerçek işlevi hiçbir zaman tümüyle anlaşılamamıştı. Hitit yontularındaki tören alayını anlamlandırmak için sayısız çalışma yapılmış olsa da yüzyıllardır gizemini koruyordu.

Arkeologlar, buranın Hititlerin en kutsal yerleşim yerlerinden biri olduğuna inansalar da yine de kesin amacını bilmiyorlardı. Kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluş olan Luvi Araştırmaları Vakfı’nın Başkanı Eberhard Zangger, “Yazılıkaya’nın ruhu (aurası) var” diyor. Böyle demesini de çözülmemiş bir bilmece olmasına ve gizemli güzelliğine bağlıyor.

Bu yerleşim, korunan kaya oyuklarının kalitesi de göz önünde bulundurularak Hitit sanatının ‘Sistine Şapeli’ olarak tanımlanıyor. Kayanın üzerindeki oymalar, bilim insanları tarafından onlarca yıldır incelenmesine karşın Zangger’a
göre, araştırmacılar bir şeyleri gözden kaçırıyorlardı. Gözden kaçan şey bulunmuş olabilir.

Yazılıkaya’nın çatısız kireçtaşı odasının kuzey duvarında Hitit tanrılarının en kutsal figürlerinden olan “Yüce Çift”in oyulduğu bir panel var. Batı ve doğu duvarlarındaki tanrılar, Yüce Çift’e doğru yürüyen iki uzun tören alayını oluşturuyor. Arkeologlar, bu tanrı yontularının anlamını çözmeye bir adım daha yaklaşmış gibi gözüküyor.

Peki ama nasıl?

Hititlerin Yazılıkaya Açık Hava Tapınağının gizemi

Hititlerin Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı 12 sıralı figür


Sır figürler yoksa bir takvim mi?

29.53: Bir ayı oluşturan ortalama gün sayısı

Doğu alayı 17 tanrı içeriyor. Ancak Zangger ve meslektaşı Rita Gautschy ile birlikte, oyulmuş sembollere ve tanrı şeklindeki boşluklara dayanarak iki tane daha alay bulunduğunu savunuyorlar. Batı alayı ise iki gruba ayrılıyor: Biri 12 tanrı ve diğeri 30 tanrı içeriyor.

Zangger ve Gautschy, Hititlerin oymaları bir takvim olarak kullandıklarını ileri sürüyor. 30 tanrı alayının ay döngüsüne karşılık geldiğine ve ortalama 29.53 günü içeren bir aya karşılık geldiğine inanıyorlar. Hititler, ayın başında, alayın önündeki tanrının altına işaret yerleştirerek her gün bir tanrıyı geriye kaydırmış gibi gözüküyorlar.

Gautschy, bunun önemli olduğunu ve eğer Hititler, her bir aya ‘yeni ay’ ile başlamışlarsa bunun, Ay tutulmasıyla ilişkili olduğu için makul olduğunu söylüyor.

Hititlerin aynı zamanda 12 tanrı alayının altında kalan ikinci bir işaretleyiciyi hareket ettirerek geçen ayları da izledikleri görülüyor. Ancak bu iki işlemi tek başına yapmanın, doğru bir takvim oluşturmak için yeterli olmadığı belirtiliyor.

Çünkü bu sistemde 12 ay sadece 354.36 güne karşılık geliyor. Bu durumda takvime, her üç yılda bir 13. “ek” ay eklenerek 365.24 gün elde ediliyor. Burada güneş yılına denk düşecek şekilde bir düzenleme yapıldığı görülüyor. Bu, 18 yıllık bir süre boyunca toplamda altı ay daha eklenmiş olması anlamına geliyor. Ancak o zaman bile, takvimde halen bir kayma söz konusu.

Bu kayma, ancak her 19. yılda bir ek ay eklenerek kaldırılabilirdi. Bu da saatin, Metonik döngü olarak bilinen bir düzende çalışmasını sağlıyordu. Zangger ve Gautschy, Hititlerin, doğu duvarındaki 19 tanrı alayını, bunun izini sürmek için kullandıklarını ileri sürüyor.

Hititlerin 19 yıllık bir döngüde fazladan aylar eklerken çalışmalarına yardımcı olmak için yılda bir kez taştan yapılmış bir markör’ü taşıdıklarını düşünüyorlar.

Daha önceki metinlerden, bu fikrin Yazılıkaya inşa edilmeden önceki birkaç bin yıl öncesine dayandığı biliniyor. Ancak tarih bilgisi, daha karmaşık Metonik döngünün yaygın kullanıma girmesinin sadece 2500 yıl öncesine denk düştüğünü gösteriyor.

Gautschy, “Muhtemelen M.Ö 2. bin yılda 19 yıllık döngü hakkında bilgi beklemiyorduk” diyor. Eğer Hititler böyle bir takvimi takip ettiyse, sıra dışı astronomlardan etkilenmiş olabilecekleri düşünülüyor.


Kepler’in Hitit’te karşılığı mı?

İngiltere’de Reading Üniversitesinden Ian Rutherford, astronom Kepler’in Hattusa’daki bir Hitit eşdeğeri olmasının imkânsız olmadığını söylüyor.

Ancak Hattuşa’da keşfedilen eski metinlerde böyle bir astronoma dair izlerin bulunmamasının da tuhaf olduğunu söylüyor. Takvim fikriyle ilgili şüpheci olmasının nedenini de buna bağlıyor.

Ancak Belmonte hevesli. Daha önce bulunan birçok Hitit yapısının, yaz gündönümü gibi önemli astronomik olaylara yönelik ilgilerinin olduğunu gösterdiğini belirtiyor.

Yazılıkaya tanrılarının Metonik bir döngüyü gözlemlemek için kullanılabileceğini ilk fark eden Zangger ve Gautschy’yi savunuyor.



Ayrıca bakınız


Kaynakça

  • https://www.newscientist.com/article/mg24232353-600-yazilikaya-a-3000-year-old-hittite-mystery-may-fi nally-be-solved/
  • https://www.academia.edu/39636528/Hititlerin_G%C3%B6ksel_Dini_ve_Yaz%C4%B1l%C4%B1kaya_A%C3%A7%C4%B1khava_Tap%C4%B1na%C4%9F%C4%B1n%-C4%B1n_gizemi
  • https://luwianstudies.org/goals/
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ