18.11.2018 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

12 Eylül darbesiyle ilgili dava dosyası kapandı!

12 Eylül darbesiyle ilgili dava dosyası kapandı!

Kenan Evren’in 12 Eylül 1980 yılında Genelkurmay Başkanı iken ve yapılan darbenin başı statüsünde ondan sonraki 2. kişi  Hava Kuvvetleri Komutanı Ali Tahsin Şahinkaya, hakkında 2010 yılında yapılan Referandumda halktan onay alınarak, dava süreci başlamıştı. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi yıllardır devam ettirdiği davayı Sanıkların şu anda hayatta olmadığından dolayı 12 Eylül darbesiyle ilgili dava dosyası kapandı!

12 Eylül darbesiyle ilgili dava dosyası kapandı!

Bundan sonra neler olacak?

Dava sürecinde Kenan Evren ve Ali Tahsin Şahinkaya, ömür boyu müebbet cezası onaylanmıştı. Fakat yargıtay bu kararı bozdu. Ardından tekrar dava dosyası açıldı. Fakat Kenan Evren 9 Mayıs 2015 tarihinde ölmüştü, ardından 9 Temmuz 2015 yılında da Ali Tahsin Şahinkaya öldü. Zaten her iki sanık ciddi sağlık sorunları vardı. Ortada sanık kalmadığı için artık dava ilerleyemez olduğu için 12 Eylül dava dosyası kapatıldı. Artık bir daha 12 Eylül dosyası açılamayacak.

Binlerce insanlık dışı işkence görenlerin, sakat kalanların ve milyona yakın göz altına alınanların çektikleri zulüm ve hakları bir kenara, idam edilen 50 kişinin sorumlularının sadece Kenan Evren ve Ali Tahsin Şahinkaya’nın sanık olarak 2 kişinin olması biraz düşündürücü.

12 Eylül darbesiyle ilgili dava dosyası kapandı! | 12 Eylül 1980 Hürriyet ve Milliyet ön sayfası

Bu darbeyi sadece Kenan Evren yapmış gibi bir süreç devam ediyordu. Çünkü hakkında açılan davada, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın tamamını veya bir kısmını değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya ve Anayasa ile teşekkül etmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engel olmaya cebren teşebbüs etmek”, suçlaması vardı.

15 Temmuz 2016 Darbe girişiminde, binlerce kişi hakkında dava sürerken, neden 12 Eylül’den sadece 2 kişi sorumlu olarak dava akışı devam etmiş? Akıllara sadece öylesine açılmış bir dava gibi görünmesi, zaten Kenan Evren hastalıkla boğuşurken, yerinden kalkamazken, müebbet hapis kararı ile bitirilmişti. Bu sırada Kenan Evren, 98 yaşında ve zaten GATA’da tedavi görüyordu ve burada da öldü. Ölümü ile bütün yaptıkları işlerle de tüm darbecilere kanat germiş oldu. Bu kadar ciddi bir davanın tüm sorumluluğu 2 kişiden ibaretti.

2010 yılında yapılan Referandumda, Evet diyen halkın gazını almak için bu dava yapılmış olabilir gibi geliyor. Zaten geçmiş geçmişte kaldı, kalan sağlar bizimdir demekten başka ne denilebilir ki?

12 Eylül darbesiyle ilgili dava dosyası kapandı! | 12 Eylülde 700 bine yakın gözaltı yapıldı


Kenan Evren ile 12 Eylül 1980’de neler yaşandı?

12 Eylül 1980’de devletin resmi kanalı TRT’ye çıkan Kenan Evren, “kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek için yönetime el koymak zorunda kaldığını” söylüyordu. Devlet otoritesinin kaldırılması, siyasi olarak yaşanan Sağ -Sol kavgasını da böylece sonlandıracaktı.

Milli irade ile en çok oy alan AP’nin lideri Süleyman Demirel’in başbakanı olduğu hükümeti görevden aldı. Tüm siyasi liderler hepsi tutuklandı ve ayrıca 2 sene sonra ki referandumda 1982 anayasası ile de yasaklanmıştı. (Özal bu yasakları kaldırmak için yıllar sonra bir başka referandum yapacaktı.)

12 Eylül darbesi aslında Türkiye için ekonomik yönden de bir dönüm noktasıydı. Çünkü Serbest Piyasaya geçiş ve global olarak mali sistemi de değişmişti. Bunu yaparken sendikaların da olası tepkilerini de engellemişti. Baskıcı rejim belki de yaptığı en mantıklı girişimdir denilebilir.

12 Eylül darbesiyle ilgili dava dosyası kapandı!

12 Eylül darbesiyle ilgili dava dosyası kapandı! | İşkencelerin hesabı maalesef alınamadı

Diğer taraftan ülkenin siyasi dengesine de el atıldı. Çünkü sol kesim gittikçe ivme yapmaya başlamıştı. Hemen Türk- İslam modeli geliştirilmiş, devletin kararlarını buna göre atılması sağlanmıştı. Eğitim de de yavaş yavaş bu sentez için değişiklikler yapılmıştı.

Toplum ilk başlarda darbeyi benimsemişti. Çünkü sağ ve sol kesim arasındaki kavgalar, devletin başındakilerinin de kutuplaşmaları alevlendirmesi ve siyaseten bir oluşum sağlanamaması, huzur ve istikrar kaybolmuştu. Darbeyle gelen Rejim, siyasi partileri yasakladı liderleri tutukladı ve yargılamaya başladı.

Kimileri için ise acı günler başlamıştı. Sorgusuz sualsiz günlerce göz altı süreleri, işkenceler ve idamlar birbiri ardına devam etti. Sakat kalan insanlar, gözaltı sürecinde ölenler ve intihar edenlerin ardında kalan sadece aileleri yada çocuklarıydı. Çok uğraştılar darbecilerden hesap sormak için, fakat hiç başarılı olamadılar. Yıllar sonra yapılacak referandumda darbecilerden intikamlarını alacaklardı belki de!!!

Ardından yasa değişiklikleri yaptı ve 1982 yılında halk oylamasında yüze 91,37 ile evet aldı. 1983 yılında emekliliği gelen ve ayrıca Referandum ile CB adayı olan Kenan Evren burada Cumhurbaşkanı olacak bir 7 sene daha ülkenin başında kalacak, kendisinin yargılanmasının önünü de kapatmış olmuştu.

12 Eylül darbesiyle ilgili dava dosyası kapandı! | 12 Eylülde yaşı 17 iken 18’e çıkarılarak idam edilen Erdal Eren


Kenan Evren ile 12 Eylül 1980’den sonra neler yaşandı?

1917 Manisa’nın Alaşehir ilçesinde doğan Kenan Evren, 1938 yılında Kara Harp Okuluna girmesi ile Askerliği başlamıştı.1978 yılında Genelkurmay Başkanı olan Kenan Evren, 1983 yılında emekli olması gerekiyordu. 1980 darbesi ile Rejimin başına geçen Evren, emekliliği bitmesine yakın referandum sırasında Cumhurbaşkanı olarak 1989 yılına kadar emekliliğini uzatmıştı.

Evren veda konuşmasında, Görev süresinde yaptığı tüm işlerde halka faydalı olduğunu ve herkesi mutlu olarak görebildiğini söylemişti. Peki ya gerçekten Halk mutlu muydu?

TBMM kayıtlarına göre 12 Eylül 1980 darbesinde;

  • 650 bin kişi göz altına alınmıştı.
  • 1 milyon 683 kişi siyasi kimliğinden dolayı fişlenmişti.
  • 230 bin kişi yargılanmak üzere 210 bin dava açıldı.
  • 7 bin kişi için idam çıktı. Bunlardan 50’si asıldı. İçlerinden en genci 17 yaşında Erdal Eren’di.
  • Fazladan 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
  • 98 bin 404 kişi ise örgüt üyesi olmakla suçlandı.

Fakat birde bunun sonrasında kamusal alanlarda temizlikler başladı. Bunlar;

  • 30 bin kişinin suçu yokken, sadece sakıncalı görülerek işlerinden atıldı.
  • 14 bin kişi Türk Vatandaşlığından çıkarıldı.
  • 30 bin kişi yurt dışına sığındı.
  • 23 bin 677 dernek kapatıldı.
  • 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
  • 39 ton gazete ve dergi imha edildi. 300 gün yayın yasağı getirildi.

Kenan Evren yıllar sonra 2006 yılında katıldığı bir programda kan dondurucu ifadeler kullanmıştı. Özellikle idamlar konusunda adaletli olduklarını, “bir sağdan, bir soldan” astık dedi. İdam edilenlerle ilgilide “Elimiz titremedi” açıklamasını yaparak, onların niçin idam edildiğini bilseniz hak verirdiniz dedi.

12 Eylül idamlarında yaşı 17 olmasına rağmen, büyütülerek idam edilen en çok konuşulan isimlerinden biri  Erdal Eren’di. Kenan Evren bu kişi hakkında “asmayalım da besleyelim mi” açıklamasında bulunmuştu.

2012 yılında hakkında hazırlanan dosya da işkenceler soruldu. Evren, kendilerinin suçlu olmadığını, o işkenceleri yapanların Gardiyanlar olduğunu söyledi. Ayrıca Gardiyanlara rica etmişler aman yapmayın diye. Fakat Gardiyanlar, Evreni dinlememiş ve işkence yapmaya devam etmiş. Hapishanelerdeki işkencelere engel olamadıklarını söyleyen Evren, bir çok kişinin öldüğünü de kabul etti. Bunların suçlularının gardiyanlar olduğunu itiraf etti.

Peki 12 Eylül davasında işkence yapan gardiyanlar neden tespit edilmedi ve yargılanmadı?

1982 anayasasında “Hayır” diyenleri “Ermeni Asala örgütü mensubudur” diyen, halkı kandırmayı iyi bilen bu tip adamların açıklamaları da talihsizliklerle dolu olur.

12 Eylül darbesiyle ilgili dava dosyası kapandı! | Darbenin önde gelen isimlerinden Nurettin Ersin’in cenaze töreninde Evren ve Erdoğan


Solculuğa karşı reçete çıkarttı: Türk-İslam sentezi!

Darbe rejiminin başı olan Kenan Evren, İslam dinini kendi siyasi hesapları uğruna kullanan kişilerden olmuştur. 1981 yılında Erzurum’da yaptığı açıklamada “ilkokul, ortaokul ve liselerde mecburi din dersi konacaktır” dedi.

1982 anayasasında zorunlu din dersleri ilk defa yasalaştırıldı.

Diğer taraftan Doğu ve Güneydoğu halkının üzerine, 1986 yılında askeri helikopter ve uçaklarla havadan Kur’an’dan ayetlerle süslenen propagandasında “Birbirinizle çekişmeyin. Sonra zaafa düşersiniz. Rüzgarınız kesilip gider” çağrısı yapıldı. Devletin boşluğunu bu şekilde doldurmayı amaçlayan kişiler acaba halkı mı kışkırtmaya çalışıyordu? Bu yıllardan sonra PKK’nın çıkması da hayli düşündürücüdür.

Bir taraftan Türk-İslam sentezi yapmaya çalışan Evren’in İslam dersleri ile yetişecek nesillerin, isyankar olmayıp, itaatkar vatandaşlar olmasını düşlemiş. Fakat kendisinin bazı Cenaze namazları dışında, İslam ile bir yakınlaşması olduğu da gözükmemiştir.

12 Eylül sonrası yaşanan ekonomik krizden kurtulmak için eline düştüğümüz IMF ile darbe rejimi, ülkeyi senelerce geriye götürdü. Halk daha da fakirleşti. Halkın yüzde 15’i işsizdi. 1989 yılından sonra emeklilik konuşmasında, geriye mutlu bir halk bıraktığını iddia eden Evren ülkeye yaşattığı acılar bir tarafa, Marmaris’e yerleşerek, hayatının son zamanlarını keyif içinde, doğayı anlatan, hamamda yıkanan kadınların resmini yapan, yaşlı ve mesut insanların tablolarını yapmakla meşgul olmuştur.

Ayrıca Bakınız: Türkiye’de Referandum kaç kez yapıldı? Kaç kere anayasa değişti?

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
BİR YORUM YAZ