DOLAR 5,7738
EURO 6,3894
ALTIN 279,3
BIST 100.216
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Hafif Sağanak

Neden Ay’a gitmek için ülkeler yarışıyor?

Neden Ay’a gitmek için ülkeler yarışıyor?

Eskiden ABD ve Rusya’nın oyuncu olduğu uzay liginde artık çok daha fazla ülke dahil olmaya başladı. Ay’a yolculuk etmek isteyen, Ay’a gitmek için ülkeler adeta birbiri ile yarışıyor. Peki bunun nedeni ne olabilir? Ay’da yaşam mı bulundu?


Neden Ay’a gitmek için ülkeler yarışıyor?

Hep tartışılır değil mi? Acaba Ay’a gidildi mi? ABD soğuk savaş zamanında Rusya’ya üstün gelmek için bizleri mi kandırdı? Bu sorular artık yakın zamanda tarih olacak. Çünkü Ay’a artık bir çok devlet gidiyor ve daha önce gidenlerin diktikleri bayrak ve gezindikleri yerlerdeki ayak izleri bile halen duruyor. Önce dilerseniz bundan 60 sene kadar önce neler yaşandı ona kısaca bakalım.

İnsanlığı uzayla tanıştıran veya uzayla kucaklaştıran iki büyük adım var: İlki, Sovyetler Birliği kozmonotu Yuri Gagarin’in 12 Nisan 1961’de Vostok uzay aracıyla uzaya çıkarak Dünya yörüngesindeki turunu tamamlamış ve uzaya çıkan ilk insan olmayı başarmış olması. Diğeri ise astronot Neil Armstrong, görev arkadaşı Buzz Aldrin’le birlikte Apollo 11 uzay aracıyla gittiği Ay’a ilk ayak basanlar olması.

Neil Armstrong’un “Bir insan için küçük, insanlık için dev bir adım.” sözü, uzay çağının başlangıcının da bir simgesi adeta. Bu ilk adımın üzerinden tam 50 yıl geçti. Apollo 11 mürettebatı, Temmuz 1969’da Dünya’ya, kayalar ve ikonik fotoğraflardan oluşan materyallerle geri döndü.

Ancak bununla yetinilmeyecekti. Bilim her zaman olduğu gibi daha ileriye gitmek istiyordu.


Dünya dışına ilk “gözlemevi”

Apollo 11’in sağ salim geri dönmesinin ardından NASA, gelecekteki Ay görevleri için bilimsel deneyler yapılmasını istedi. Bir teleskop yapılacaktı. Teleskobun tasarımcısı, Washington DC’deki Deniz Araştırma Laboratuvarı’ndan genç bir araştırmacı olan George Carruthers, ismini roketler için ultraviyole (UV) teleskoplar yaparak duyurmuştu. Carruthers, fotonları elektronlara dönüştüren ve bu sinyali filme kaydeden UV sensörünü kurmaya tam iki yılını verdi ve bir sonraki Apollo mürettebatını teleskobu kullanmak için eğitti.

Ve o an gelmişti: John Young, Thomas Mattingly ve Charles Duke’den oluşan Apollo 16 ekibi, 1972 yılında Orion adlı araçla birlikte Ay’ın farklı bir bölgesine iniş yaptı. Ay’a ilk defa bir teleskop yerleştirilecekti. Bu onlar için küçük bir görev, gökbilimciler içinse büyük bir dönüm noktasıydı: Bu, uzaydaki ilk gözlemeviydi.

Görevin sonunda, astronotlar bir film kartuşunu çıkarıp kamerayı öylece bıraktı. Bu film rulosunda 178 kare vardı; yıldızlararası moleküler hidrojenin varlığının doğrulaması açısından önemli olan fotoğraflar, Dünya’nın iyonosfer ve auroralarının, Güneş rüzgârının ve uzak galaksi kümelerinin ilk UV görüntülerini ortaya koyması için yeterli olan bir çerçeve sunuyordu.

Bu öncü Ay gözlemevi sayesinde bugün uzayla ilgili daha çok bilgiye sahibiz ve bu ilerleyişin sonu olmayacak. Özellikle radyo gökbilimciler Ay’a özel bir ilgi duyuyor.

Çünkü Dünya’da radyo teleskoplarıyla gökyüzüne net bakılabilmesinin önünde birçok engel var. Sözgelimi karasal TV ve radyo vericilerinden gelen sinyaller. Tam bir baş belası. Ancak Ay’da böyle bir sorun yok. Çünkü kuru, havasız ve sismik açıdan sessiz.

Bununla birlikte evren tarihinin en derin, en karanlık dönemindeki olaylara dair ipuçlarını tutabilecek tam bir gözlem noktasından bahsediyoruz. Cambridge’deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (M.I.T.) gökbilimci Jacqueline Hewitt, evrenin varoluşuna dair önemli bilgiler içeren ilkel dalgalanmaların orada olduğunu ve sadece ölçülmeyi beklediğini söyleyerek heyecanlanıyor.

Tamamlanan ve devam eden Ay görevleri

Tamamlanan ve devam eden Ay görevleri


Uzmanlar, Ay’ın sinyal tespiti ve gözlemi için

Dünya’ya göre çok daha iyi bir olduğu konusunda hemfikir. Ay’a yeniden dönüşün hedefi Carruthers’ın teleskobunun kurulmasından sadece aylar sonra, Apollo 17’den Eugene Cernan ve Harrison Schmittile Ay’a son insanlı uçuş gerçekleştirildi. Bir başka deyişle Ay, 50 yıla yakın süredir insan yüzü görmedi. Bu süreçte Dünya’ya veri gönderebilecek bir Ay gözlemevi hayali kuruldu.

Ve şimdi adım adım oraya doğru gidiliyor. Ancak daha yapılacak çok iş var ve tıpkı Sovyetler ile olan uzay yarışı gibi
Ay, bugün de yine bir rekabet hedefi. Bu kez oyuncular sadece ABD ve SSCB (Rusya) değil, diğer uzay ajansları ve
hatta ticari uzay şirketleri de işin içinde.

NASA tarafından finanse edilen yeni bir proje olan Keşif ve Uzay Bilimi Ağı(NESS), ilk evrenin yanı sıra dış gezegenleri de sorgulayabilecek Ay radyo teleskopları için planlar hazırlıyor. Avrupalı ve Çinli araştırmacılar da benzer fikirdeler.

Radyo Frekansı Dizisi (LOFAR) üzerinde çalışan Hollanda, Nijmegen’deki Radboud Üniversitesi’nden radyo astronom Heino Falcke liderliğindeki bir ekip, Chang’e-4 iniş istasyonuna, Ay’a sinyaller iletmek için bir radyo astronomisi deneyi yerleştirmişti.

14 Aralık 2013’te Çin’in UV’ye yakın morötesi teleskop taşıyan Chang’e-3 aracı ise Ay’ın Mare Imbrium bölgesine iniş yapmıştı. Bu teleskop da kuasarlar, blazarlar, novalar ve diğer sıcak parlak nesneler hakkında veri toplayarak onları Dünya’ya geri getirdi.

Her şey gittikçe daha mümkün hale geliyor.

Gökbilimciler çok daha büyük radyo gözlemevleri için fikir teatisi yapıyorlar. Ay’ın sessiz uzak köşesinden, galaksinin gizemini çözmeye yönelik adımları daha hızlı atmak istiyorlar. Ve hatta Dünya’da bulunanlardan daha büyük devasa
optik teleskoplar inşa edilebileceği öngörülüyor.



Ayrıca bakınız


Kaynaklar

  • https://www.theguardian.com/world/2019/jul/22/indias-chandrayaan-2-moon-mission-lifts-off-a-week-after-aborted-launch
  • https://www.sciencenews.org/article/nasa-apollo-anniversary-moon-rocks-preservation?utm_source=Editors_Picks&utm_medium=email&utm_campaign=editorspicks072119
  • https://www.sciencemag.org/news/2019/07/could-humanity-s-return-moon-spark-new-age-lunar-telescopes
  • https://www.sciencenews.org/article/apollo-astronauts-anniversary-trash-mementos-experiments-moon?utm_source=Editors_Picks&utm_medium=email&utm_campaign=editorspicks072119
  • https://www.lpi.usra.edu/lunar/missions/apollo/apollo_16/experiments/f_ultra/
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.