16.12.2017 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Zayıflamak isteyenler bitmeyen açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi?

Zayıflamak isteyenler bitmeyen açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi?

Fit kalmak, zayıflamak, fazla kilolardan kurtulmak, alması kolay vermesi zor olan yağ kütlelerinden kurtulmak için diyet tarifleri, diyetisyenleri gezip, spor yapmanını zirvelerine çıkarız. Bazen de kalori hesaplar, ufak ufak atıştırmalıklarla, bitmek bilmeyen o açlık duygusunu yenmeye çalışabiliriz ama devamlı tekrarlayan bir ızdıraba dönüşür. Bu yazımızda asrın en tehlikeli hastalıklarından biri olan obezite ile mücadele de sizleri farklı bir açıdan baktırmak istiyoruz. Beyin vücudun kilit organlarından olup, bir çok hastalığın kaynağı olan stresin üreticisi konumunda. Kilo vermek için acaba Beyne hükmedebilir miyiz? Zayıflamak isteyenler açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi? Duyusal hafıza ile daha az yemek yenebilir mi? Açlık duygusunu bastırmak mümkün mü? sorularına cevap vermeye çalışacağız.

Zayıflamak isteyenler bitmeyen açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi?

Güdü yada motiv kelimeleri size neyi hatırlatıyor? İnsanın harekete geç eylemini veren içten gelen bir güçtür. İçsel gelen bu güç davranışla birleştiği zamana güdülenme yada motivasyon diyoruz. İşi biraz insan psikolojisinden ele alırsak, aslında bir şeyin eksikliğini hisseden insanın organizmasında oluşan güce dürtü denir. Bu dürtülerin yani eksikliğin tamamlanması için hareket sergiler buna da güdü denir. Güdüler insanda davranışları oluşturan güçtür.

Açlık güdüsünün oluşması ve bunu yemek yemeğe yönlendirmesi bu tanıma verilecek en güzel örnektir.

Açlık Duygusunun tavan yaptığı zamanlar şüphesiz Diyet zamanlarıdır. Normal zamanlarda açlık dürtülerini hemen anında davranışa döküp gidermek için ne varsa tüketilebilirdi. Ama bu diyet zamanlarında öyle olmuyor.

Diyetisyenler vücudu aç bırakarak zayıflamak mümkün değil deseler de bazı Psikologlar aynı görüşte değil.

İngiltere’deki Liverpool Üniversitesi’nde çalışan Psikolog Eric Robinson kilo vermek için ezber bozan farklı bir anlayış getiriyor. Aslında bu anlayış herkes de var olan bir araç ama nasıl kullanıldığını bilmediğinde pekte işe yaramaz.

Peki nedir bu araç?

Hafızamız!

Normal zamanlarda açlık hissedildiğinde bunun pek bir etkisi olmaz belki ama diyet işin içine girdiğinde işte savaş başlıyor demektir. Psikolog Eric Robinson ve daha bir çok kişi iştah yani yemek yeme güdüsünün beyinle alakalı olduğunu söylüyor. Hafızayı kullanarak da açlığa karşı ilginç bir teklifleri var. Açlık tavan yapmaya başladığında son yediğiniz yemeğin tadını hatırlayarak, zayıflama döneminizde çekilen bu çilenin hafifletilebileceğini söylüyorlar.

Akıllarda ne kadar saçma yada neye dayanarak bu sonuca gitti diye sorular oluşmaya başladığını tahmin ediyoruz. Ama yapılan birkaç bilimsel çalışma bunun haklılık payı olabileceğini gösteriyor.

Psikolog Eric Robinson, psikolojik faktörlerin yenilen yemeklerin miktarlarında bile etkili olduğunu söylüyor. Şimdi dilerseniz bu Hafıza aracı yöntemi ile nasıl zayıflanabilir ayrıntılarına geçelim.

Bu yöntem akıllara gelmeden önce kısa hafıza sorunu yaşayan insanlarda ki bir ayrıntı herkesin gözünden kaçıyordu. Amnezi dediğimiz bu hastalar, sizinle konuşup tanışırlar sohbet ederler ama belli bir zaman sonra sizi tanımazlar. Sonra hafızaları tekrar geri geldiğinde sizi hatırlarlar. Amnezi olan bir hasta hunharca yemek yese bile, unutkanlık zamanına girdiklerinde bunu unutup tekrar yemek yiyebiliyorlar.

Bu araştırma ilk defa Oxford Üniversitesinde dikkatleri çekti.

Yapılan testlerde ise Amnezi bir hasta unutkanlık sürecinde iken sevdiği yemekleri unutmuyordu. Bunları hatırlayabiliyordu ama daha yarım saat önce yemek yediğini unutmuş, bilinçli bir hafızada bunun kaydı olmadığı için, mideleri ağzına kadar dolu olsa da kendilerini aç olarak görüyorlardı. Açlık dürtüsü onu yemek yemeye itiyordu.

Peki Sağlıklı bir insan da bilinç yerinde olmasına rağmen açlık dürtüsü ile nasıl oynanabilirdi?

Zayıflamak isteyenler bitmeyen açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi? | Diyet zamanlarında insanın gözü döner

Zayıflamak isteyenler bitmeyen açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi? | Diyet zamanlarında insanın açlıktan gözü döner


Açlık hissi midede salgılanan hormonlara mı bağlı? Yoksa beyne mi?

Uzmanlar bunun gayet kolay olduğunu yaptıkları bir deneyde kanıtladılar. Beyni kandırmanın en güzel örneklerinden birini Bristol Üniversitesi’nden Jeff Brunstrom gerçekleştirdi. Bir çok denek bulundu ve önlerine bir kase çorba kondu. Kaselerin büyüklük çeşitliliği ise bilinçli olarak yapılmıştı. Jeff Brunstrom yaptığı bu deney de ise masalarda düzenekler hazırlamış, farkında olmadan içilen büyüklüğüne bakmadan çorba kaselerine ilaveler yapıyordu.

Sonuç mu? gerçekten çok ilginçti. Çünkü deneklerin bir sonraki yedikleri yemeklerde içtikleri çorbaya göre değil, çorba kasesinin büyüklüğü ile ilgiliydi. Kase büyük olduğunda denekler bir sonraki yemeklerinde daha az yemişlerdi.

O zaman açlık hissinin güçlü olmasının mideden gelen hormonlardan ziyade fiziksel sinyallerin daha ağır basıyordu.

Televizyon karşısında yemek yemek, akıllı telefon yada tabletler ile meşgul olurken yemek, ofiste iş yemekleri ne yenildiğini unutturup, daha çok yedirmeye sebep oluyor.

Jeff Brunstrom bunla ilgili de ilginç bir deney daha yapıyor. Deneklere yemek veriliyor ve bir elle yemek diğer elle dama oynamasını istiyor. Dikkati dağılan bu denekler ne yediklerini anlamıyor ve gün içinde atıştırmalıklara yönelip, daha çok bisküvi yediklerini görüyor.

Tıpkı bizim meşhur deyimlerimizden birini hatırlatıyor, doydum ama gözüm aç!

Aslında yemek yerken yapılması gereken Beyni tatmin etmek.

Zayıflamak isteyenler bitmeyen açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi? | Yemek yerken Bilgisayar yada Tv izlemeyin

Zayıflamak isteyenler bitmeyen açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi? | Yemek yerken Bilgisayar yada Tv izlemeyin


Duyusal hafıza güçlenirse daha az acıkma hissi oluşur!

Psikolog Eric Robinson, duyusal hafızayı güçlendirerek acıkma hissini bastırıp, daha az yedireceğini ispatlamak için bir çok araştırma yapmış ve halen devam ediyor.

Bunlardan bir tanesi Obez kadın hastaların oluşturduğu bir deney. Bu grubu ikiye ayırmış. Birinci gruba yemek yediklerinde daha dikkatli olmaları için hazırladığı bir klibi izletiyor. Üç dakika süren klipte, yemek yerken koku, tat ve görme duyularına odaklanmalarını istiyor. İkinci gruba ise kuş seslerinin olduğu bir müzik dinletiliyor. Belli bir süre sonra gruptakiler sonraki öğünlerine geçtiklerinde izleniyorlar. Birinci grup tahmin edildiği gibi duyularını dikkatli kullanıp, yemek sırasındaki her şeyi hatırlıyor ve ikinci gruba göre daha az yemek tüketiyor.

İlginç değil mi? 

Robinson savunduğu bu düşünceyi ikinci bir deney yaparak daha çok güçlendiriyor.

Obez kişilerin gün içinde ne yediklerini hatırlamalarını ve ayrıntılarını akılda tutmasını istiyor. Sonrasına bakıldığında bu kişiler hafızada tuttuğu önceki öğünleri, hali hazırda yedikleri öğünde daha az yemeyi seçtiği görüldü.

Buna benzer bir araştırma da ABD’de Pensylvania’da yapılmış, hayalinizde canlandırdığınız o çok istediğiniz yemeği düşünmek bile onu yemiş gibi bir algıyı oluşturduğu gözlemlendi.

Zayıflamak isteyenler bitmeyen açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi? | Yemek yerken kase kullanın

Zayıflamak isteyenler bitmeyen açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi? | Yemek yerken kase kullanın


Dikkatli yemek yenerek hafızayı kullanmalı!

Robinson, savunduğu bu görüşü obezite engelleme de kullanmak için daha çok araştırma yapacağını ekliyor. Beyni oyuna getirmek için farklı teknikler arayışı içinde olacağını söylüyor. Yemekten önce hazırladığı ses kaydını dinlemenin bazı kişiler için sıkıcı olacağını ve sürekli olmayacağını da görüyor.

Fakat yemek yenildiğinde dikkatini vererek, ağızda bıraktığı tatları ve hisleri almak için küçük adımlarla yemenin hafızayı yoğunlaştırdığını da ekliyor. Öğünler az olsa bile az ve bilinçli yiyerek, diyet zamanlarında açlık dürtüsü ile baş edilebileceğini belirtiyor. Eğer bu yöntem bilinçli uygulanırsa acı çekmeden zayıflamak mümkün gibi görünüyor.

Zayıflamak isteyenler bitmeyen açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi? | Derin ve ağır tabaklar tat hissini arttırıyor

Zayıflamak isteyenler bitmeyen açlık duygusunu mantıkla yenebilir mi? | Derin ve ağır tabaklar tat hissini arttırıyor


Önemli olan yemeğin azlığı değil, yenilen kasenin büyük olması!

Yapılan araştırmalar neticesinde yemekten zevk almak için geniş tabaklar yerine, derin kaselerin daha etkili olduğu görülmüş.

Aslında Psikolojik bir etki olan bu dürtü, bilimsel açıklanabilir. Mesela Kırmızı renkte bir tatlı, başka renkte sunularak servis edildiğinde aynı tadı vermez. Başka bir araştırma da ise kaşık, çatal ve bıçakların ağırlığı yemek servislerinde alınan tadın etkisini arttırdığı görüldü.

2016 yılından sonra bir çok İngiliz ve ABD’ki restoranlar Kasede yemek yeme modasını da başlattılar. Bu eğilimin başlama nedeni ise müşteriler üzerinde yapılan testlerdi. Aynı yemek Kasede verildiğinde daha çok lezzetli olduğunu söylüyorlardı.

Oxford Üniversitesi’nden tat psikolojisi uzmanı Charles Spence, yemek bir kasede veriliyorsa, bu kasenin ağır olması da yemeğin kişi tarafından lezzeti daha iyi aldığını söylüyor. Yani bizim az önce anlattığımız Duyusal hafıza devreye giriyor ve dikkatli bir yemek eğilimi meydana geliyor.

Charles Spence daha da bir ilginç bilgi veriyor. Eğer kase ılıksa, çevredeki insanların daha sıcak göründüğü hissedildiğini söylüyor. Daha büyük ve geniş tabaklar yerine, derin ve geniş kaselerin porsiyonlarının daha çok algılandığını da ekliyor.


Ayrıca Bakınız

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
    BİR YORUM YAZ