27.06.2019 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Hayvanlarda aşk hormonu var mı?

Hayvanlarda aşk hormonu var mı?

Memeli canlılar grubundaki insanlarda salgılanan aşk hormonu yani oksitosin, memeli hayvanlarda da var mı? Hayvanlarda aşk hormonu varsa ne işe yarar? Aşk hormonu nedir? sorularının cevabı yazımızda.


Oksitosin yada aşk hormonu nedir?

Aşk hormonu olarak bilinen oksitosin memelilerin sahip olduğu bir hormon; toplumsal bağları ve aidiyet duygularını güçlendirir.

İnsanlar arasında güven ilişkisinin oluşmasında, anne ile bebek arasındaki bağın güçlü bir şekilde kurulmasında kritik bir rol oynar.

Fakat, aynı zamanda birçok türün erkeklerinde de erken ebeveynlik döneminde oksitosine rastlandı.

Bazıları epey şaşırtıcı.


Köpek, ‘aşk hormonu’ ile dopdolu

Köpeğin bedeni, sevdiği ve bağ kurduğu insanlarla birlikteyken oksitosin üretiyor ve bu insanlar ile ne zaman göz teması kursa, duygu patlaması yaşıyor.

Köpeğin beyni bu hormon ile dolup taştığında, sahibini daha iyi takip edebiliyor. Ve bu göz teması ne kadar uzun süreli olursa, salgılanan oksitosin seviyesi o kadar yüksek oluyor.

Aslında, köpeğin salgıladığı ortalama oksitosin seviyesi, kedininkinden beş kat daha fazla.

Oksitosin erkek maymunlara kilo aldırtıyor

Orta ve Güney Amerika’ya özgü bir memeli türü olan Marmoset ve tamarin maymunları, aile içinde sosyal bir yaşam sürerler. Dişi hamile kaldığında, erkek maymun dişiyle empati kurar ve onunla beraber kilo alır.

Bu dönemde erkek, emzirmeyle ilgili olan oksitosin, östrojen ve prolaktin hormonları üretir ve böylece yavru doğduğunda daha anaç hale gelir.

Ayrıca kollarının altında bulunan meme uçları, dişi hamile kaldığında büyümeye başlar.

Mirketler (firavun faresi) toplumsal işbirliği timsali

İşbirlikçi ve sosyal bir memeli türü olan mirketler, gruplar halinde yaşar ve birbirlerine yuva kazma ve yuva korumada büyük destek olurlar.

Her biri bir diğerinin bebeklerine bakar, besler ve eğitirler. Daha ne yapsınlar diyorsanız, işte bir deney: Cambridge Üniversitesi’nden iki profesör, oksitosinin etkilerini görmek için Güney Afrika’daki Kuruman Koruma Alanı’nda yaşayan 4 farklı mirket grubu üzerinde çalıştı.

Deneye göre, ‘aşk hormonu’ verilen erkeklerde saldırganlık eğilimi azaldı. Yuvayı korumaya daha çok
zaman ayırdılar, yavrularla daha çok ilgilendiler ve onları daha fazla beslediler. Bu fedakârlığın neticesi
olarak da yiyecek aramaya daha az vakit ayırdıkları için daha yetersiz beslendiler.

Bazı böcekler yenidoğanlara bakıyor

Mezarcı böcek olarak bilinen Nicrophorus, ebeveynlik yapan nadir böcek türlerinden biri. Hem erkeği hem de dişisi, yavruya göz kulak olur.

Dişi hamile kaldığında böcekler, yemek ve yerleşmek için gömdükleri ölü bir farenin içinde larva için yer
açarlar. Yavru acıkıp yiyecek için yalvardığında – ki böcekler için oldukça alışılmadık bir durumdur – minik ayaklarıyla anne babasını gıdıklar.

Kır sıçanları ile tarla fareleri arasındaki şaşırtıcı fark

Kır sıçanları (Microtus ochrogaster) tek eşlidir ve erkekler genelde eşlerini korur ve yavruyla ilgilenir.

Tarla fareleri (Microtus pennsylvanicus) ise çok eşlidir ve erkekler birçok dişiyle çiftleşebilir, dişisini korumaz ve yavruyla neredeyse hiç ilgilenmezler.

Bu iki tür karşılaştırıldığında, neden böyle olduğu anlaşılıyor. Kır sıçanlarının beyinlerindeki oksitosin
üreten vazopressin reseptörleri tarla farelerinden daha fazladır. Vazopressin sarılma, kucaklama ile ilgili
bir hormondur.

Kucaklanan sıçanların kan basıncı daha düşük

Süt emme dönemindeki sıçanlarla ilgili çalışmalar, beslenme esnasında anne babasından fiziksel temas
ve sıcaklık gören yavruların, görmeyenlere göre daha düşük kan basıncına sahip olduklarını göstermiş.

Oksitosinin, sadece sıçanların değil, insanların kan basıncı üzerinde de olumlu etkileri olduğu gözlenmiş.



Ayrıca bakınız

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ