17.08.2018 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Neden Kristal Kaya tuzuna ihtiyacımız var? Sofra tuzu zararlı mı?

Neden Kristal Kaya tuzuna ihtiyacımız var? Sofra tuzu zararlı mı?

Tuz ve su hayattır! Tuzsuz hiç bir canlı yaşayamaz. Fakat diğer taraftan tuzdan kaçınmak gerektiğini söyler uzmanlar. Hangisi doğru? Bu yazımızda bunun farkını görebileceksiniz. Yemeklerde kullanılan 2 tür tuzun hangisinin zararlı olduğunu, Neden Kristal Kaya tuzuna ihtiyacımız var? Sofra tuzu zararlı mı? Kristal Kaya Tuzu ile Sofra Tuzunun arasındaki farklar nelerdir? Haloterapi ne demek? sorularının cevabını da bulabileceksiniz.


Neden Kristal Kaya tuzuna ihtiyacımız var? Sofra tuzu zararlı mı?

Senelerden beri tüketmekte olduğumuz ve korkarak tükettiğimiz rafine sofra tuzu olan saf (NaCl) sodyum klorür aslında sağlık açısından zararlıdır.

Çünkü en başta adından da anlaşılacağı üzere fabrikasyon işlem görerek rafine edilmiştir, içerdiği tüm minerallerden arındırılmıştır, birçok işlemden geçerek ve kimyasal maddeler eklenerek akar hale getirilmiştir. Geriye sadece saf sodyum klorür kalmıştır.

Evet, şimdiye kadar verdiğimiz bütün bilimsel kanıtlar rafine sofra diye bildiğimiz saf (NaCl) sodyum klorürle yapılmıştır, ancak yine de tuzun vücut için önemini kanıtlamıştır. Bu araştırmalar bir de doğal mineral içeren kristal kaya tuzu ile yapılmış olsa daha ne faydalı etkileri çıkacaktı ortaya…

Vücudumuzun her halükârda tuza ihtiyacı vardır. Ancak doğal, rafine olmamış ve işlem görmemiş olan Kristal kaya tuzuna ihtiyacı daha fazladır. Tuz endüstrisi oluşmadan önce, Tuzun asırlarca, binlerce yıl BEYAZ ALTIN olarak kabul gördüğü tarihi bir gerçektir. (Kaynak 1, 2)

Tabiatta insanlar, hayvanlar ve bitkiler için TUZ ihtiyacını doğal yoldan karşılamak amacıyla yaratılmış doğal tuz madenleri/mağaraları varken, doğal olanın tüm canlılar için en sağlıklı olan olduğu tartışılmaz bir gerçekken, tuzun işlenmiş rafine olanı mı, yoksa doğal olanı mı daha sağlıklı diye tartışmaya gerek yok sanırım!

Vücudumuzun ideal bir şekilde çalışabilmesini sağlamak amacıyla, eksik olan TUZ ihtiyacını gidermek son derece kolay ve basit bir uygulamadır.

Doğal ve yeteri kadar tuzlu besinleri tüketerek, tüm vücudumuzda ve kanımızda, vücut sıvılarımızda gelişmiş olan TUZ açığını kapamamız mümkün ve en kolay yoldur. Metabolizmamız hızlanacak, enerjimiz artacak, sık acıkma, açlık hissi ve doyamama korkusu, aç kalacağım korkusu da sona erecektir.

Vücudumuzda sinsi olarak gelişen Kronik inflamasyon başlayamadığı gibi, vücut tuzumuzun optimum, yani ideal düzeyde kalması da sağlanacaktır.


Tuz zararlı mıdır?

50 yıllık bir hekimlik, kalp ve iç hastalıkları uzmanı ve akademisyen olan Canan Karatay, sürekli koşu bandında yürüyen/koşan, yaz aylarında hızlı yürüyerek egzersiz yapan hastalar ya da aşırı terlemeye neden olan sportif hareketlerde bulunan kişilerin kaya tuzuna daha fazla ihtiyaçları olduğunu söylüyor. Elbette saunalarda aşırı terleyen kişilerin de…

Senelerden beri tuz zararlıdır algısı ile yaşamış olan kişiler, özellikle tuz kısıtlaması uygulanan hastalar, bir de eğer tuz düşürücü kalp ve tansiyon düşürücü ilaçlar kullanıyorlarsa, tuz ihtiyaçları daha fazla artmaktadır. Bu kişilerin daha fazla Kristal kaya tuzu kullanmaları gerekmektedir.

Vücudumuzda tuzumuzu azaltan ya da düşüren ilaçlar arasında, başta idrar söktürücü dediğimiz (hidroklorotiazidler, frusemid gibi) diüretikler gelmektedir.

Ayrıca tansiyon düşürücü olarak kullanılan ACE inhibitörleri (angiotensin converting enzyme inhibitors) grubu ilaçları kullananların ideal tuz düzeylerini sağlamaları gerekmektedir. (Kaynak 3, 4, 5)

Kanımızda oluşan çok düşük tuz (NaCl) değerleri de doğal olarak kardiyovasküler sağlığımıza zarar verebilmektedir.(Kaynak 6, 7)

Yukarıda saydığımız ilaç gruplarını kullanan özellikle yaşlı hastaların en sık görülen şikâyetlerinin arasında aşırı halsizlik, çarpıntı ve baş dönmesi gibi yakınmalar gelmektedir. Bu şikâyetlerin temel nedeni tuz azlığına ve dehidratasyona bağlı olarak gelişmeleridir. (Kaynak 8,9)

Daha önce de belirttiğimiz gibi, sağlıklı bir şekilde çalışan böbreklerimiz ve bütün hormonlarımız kanımızda, bütün hücrelerimizde ve vücudumuzda tuzun yükselmemesi için, TERMOSTAT olarak çalışmaktadırlar.

TUZLU yemeklerimiz her zaman daha lezzetli olur, damak tadımızı tatmin eder ve tokluk hissimiz gelişir. Bu nedenle, TUZLU yemekler yediğimiz zaman suçluluk hissetmek doğru değildir. İçimiz rahat etsin…

Aslında yeterli Kristal kaya tuzu tüketerek, organizmamızda gelişmiş olan Kronik inflamasyon ve buna bağlı KRONİK DEJENERATİF HASTALIKLARDAN kurtulmak mümkün olacaktır.

Diğer bir deyişle tansiyonumuz düzelir, kan şekerimiz düzelir, obeziteden kurtuluruz, insülin direncimiz düzelir, şeker hastalığımız düzelir, kalp yetersizliğimiz de düzelir.

Neden Kristal Kaya tuzuna ihtiyacımız var? Sofra tuzu zararlı mı? | Kaya tuzu Türkiye'de bolca bulunmakta. Asla kaya tuzundan vazgeçmeyin

Neden Kristal Kaya tuzuna ihtiyacımız var? Sofra tuzu zararlı mı? | Kaya tuzu Türkiye’de bolca bulunmakta. Asla kaya tuzundan vazgeçmeyin


Kristal Kaya Tuzu ile Sofra Tuzunun arasındaki farklar nelerdir?

Buraya kadar açıklamış olduğum tuz ile yapılan araştırmalar Rafine Sodyum Klorür (NaCI), yani sadece iki mineralden oluşan beyaz bir tuz kullanılarak yapılan araştırmalardır ve bu şekilde algılanmalıdır. Açıklamış olduğum araştırmaların hiçbiri 84 mikro element ya da mineral içeren Kristal kaya tuzu kullanılarak yapılmamıştır. Önce bu gerçeği özellikle belirtmek ve açığa kavuşturmak gerekiyor.

Önemli bir Halite minerali olan KRİSTAL KAYA TUZU, asırlardan beri, tüm ülkelerde işlenen tuz madenlerinden çıkarılmıştır ve hâlâ çıkarılmaktadır.

Dünya tarihinde on binlerce yıldan beri kaya tuzu kullanılmıştır ve kullanılmaktadır.

Kristal kaya tuzu, insan vücudunun temel ihtiyacı olan, bir organizma için olmazsa olmaz olan 92 mineralin 84’ünü içerir.

Yani kristal kaya tuzu, doğal ve bozulmamış, yani rafine edilmemiş, fabrikaya uğramamış, direkt olarak doğadan elde edilen dengeli 84 mikro-element ve minerali içerir.

Kristal kaya tuzu, bağışıklık sistemini güçlendirir. (Kaynak 10)

Daha enerjik olmanızı sağlar, sık sık hasta olmanızı önler, ayrıca hücrelerinize ve kritik organlarınıza fazla stres yüklenmesini önler. (Kaynak 11)

Rafine sofra tuzu yalnız 2 mineral, yani sadece sodyum klorür (NaCI) içerir. Rafine edilerek beyazlaştırılmıştır. Kimyasal işlemlerden geçirilerek 84 mikro-mineralinin 82 adedinden yoksun bırakılmıştır.

Ayrıca topaklanmasını önlemek amacıyla, yani akışkanlık sağlamak adına Alüminyum Hidroksit (Alzheimer hastalığına neden olan) ve yararlı olan İYOT tuzu da eklenmiştir. (Kaynak 12, 13)

Kristal kaya tuzu ise saftır, işlem görmemiştir, kimyasal katkı maddeleri içermez, çevresel kirlenmeye maruz kalmamıştır.

Kristal kaya tuzunda saydığımız bütün minerallerle birlikte, DOĞAL OLAN İYOT da BULUNUR!

Paketlenmiş olan yiyeceklerin tuz içeriği azaltılmış olduğundan dolayı, normal tuz içeren yiyeceklere oranla, daha çok ‘GIDA ZEHİRLENMELERİ’ olaylarının arttığını ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH) bildirilmiştir.(Kaynak 14)

İşlenmiş etlere eklenen tuz miktarının azaltılması sonucu, Listeriosis denilen gıda zehirlenmesi olaylarının arttığı bildirilmiştir (L. monocycytogenes mikrobunun neden olduğu gıda zehirlenmesi). (Kaynak 15)

Sağlık açısında işlenmiş gıdalara eklenen doğal tuz azaltılınca, bu sefer koruyucu olarak yabancı, tehlikeli birçok preservative kimyasallar devreye sokulmaktadır.

Hazır gıdaların raf ömrünü uzatabilmek amacıyla, Kronik inflamasyon başlatan ve kanserojen olan FOSFATLAR, NİTRATLAR ve NİTRİTLER, mikroplar gelişmesin diye tuz yerine eklenmektedir. (Kaynak 16)


Haloterapi ne demek?

Kaya tuzu ile tedaviye Tıp dilinde Haloterapi (HALOTHERAPY) adı verilmektedir.

Haloterapi ile başta kronik bronşit gibi solunum sistemi hastalıkları olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarının giderildiği birçok bilimsel çalışmayla gösterilmiştir. (Kaynak 17, 18, 19, 20)

Bilimsel araştırmalarla da kanıtlanmış olduğu gibi, TUZ da SU gibi HAYATTIR. Tuzsuz, yani Kaya tuzsuz hayat mümkün değildir.

Uzun senelerden beri Kaya tuzu ile tedavi yapılmaktadır.

Alman Dr. Barbara Hendel ve Peter Ferreira’nın, Wasser & Salt (Su ve Tuz, Yaşamın Kaynağı) adını verdiği kitap, Türkçe dahil dünyada birçok dile çevrilmiştir. Kitapta bilimsel araştırmalar ışığında vücuttaki su ve tuz eksikliği ile kronik yorgunluk, sinüzit, hiperaktivite, tansiyon rahatsızlıkları, stres, bronşit, cilt sorunları, astım, göz rahatsızlıkları, sedef gibi hastalıkların ilişkisi ortaya konmaktadır.

Kardiyovasküler hastalıkları araştıran ünlü bilim adamı Dr. James Di-nicolantonio da (Cardiovascular Research Scientist), kaya tuzunun sağlığımıza faydalarını, detaylı olarak, 2017 yılında yayınladığı The Salt Fix. Why the Experts Got it Ali Wrong and How Eating More Might Save Your Life adlı kitabında açıklamaktadır. (Kaynak 21)




Kaynaklar

  1. Nihal Doğanın ‘Doğal Tuz sodyumun nefretine karşı başlıklı yazısı. http://www.iyibilgi.com/artikel.php?artikel_id=23427
  2. Prof. Dr. Ahmet Aydının ‘Kaya tuzunun sihirli gücü başlıklı yazısı: http://www.beslenmebulteni.com/kaya-tuzunun-sihirli-gucu/
  3. Alderman, MH., et al. 1995. Low urinary sodium is associated with greater risk of myocardial infarction among treated hypertensive men. Hypertenssion 25(6): 1144-1152.
  4. Stolarz-Skrzypek, K., et al. 2011. Fatal and nonfatal outcomes, incidence of hypertension, and blood pressure changes in relation to urinary sodium excretion. JAMA, 305(17): 1777-1785.
  5. Passare G., et al. Sodium and potassium disturbances in the elderly: Prevalence and association with drug use. Clin Drug Investig., 24(9):535-544.
  6. Gradual, N„ et al. 2014. Compared with usual sodium intake, low and excessive-sodium diets are associated with inversed mortality: a meta-analysis. Am j Heypertens., 27(9):1129-1137.
  7. Gankam-Kengne F., et al. 2013. Mild hyponatremia is associated with an increased risk of death in an ambulatory setting. Kidney Int., 83(4):700-706.
  8. Gupta, N, et al. 2011.Hypertension: salt restriction, sodium homeostasis, and other ions. Indian ] Med Sci., 65(3): 121-132.
  9. Elkinton, JR., et al. 1946. Hemodynamic changes in salt depletion and in dehydratation. / Clin Invest., 25: 120-129.
  10. Jantsch J:, et al. 2015. Cutaneous Na+ storage strengthens the antmicrobial barrier function of the skin and boosts macrophage-driven hoşt defense. Celi Metab., 21(3):238-239.
  11. Dinicolantonio J. (cardiovascular research scientist). 2017. The Salt Fix: Why the Experts Got it Ali Wrong and How Eating More Might Save YourLife. ISBN: 978-0-349-41738-7.
  12. https://www.healingnaturallybybee.com/table-salt-is-poison/
  13. https://healthwyze.org/reports/115-the-truth-about-table-salt-and-the-chemical-industry
  14. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK50952/
  15. Dinicolantonio J. (cardiovascular research scientist). 2017. The Salt Fix: Why the Experts Got it Ali Wrong and How Eating More Miglıt Save Your Life. ISBN: 978-0-349-41738-7.
  16. McCartty MF„ et al. 2014. Bioavailable dietary phosphate, a mediator of cardiovascular disease, may be decreased with plant-based diets, phosphate binders, niacin, and avoidance of phosphate additives. Nutrition, 30(7-8):739-747.
  17. Chervinskaya AV et al. Halotherapy for treatment of respiratory diseases J Aerosol Med. 1995 Fail; 8(3):221-32. Complete study is available PMID: 10161255 [PubMed-indexed for MEDLINE]
  18. Gorbenko P et al. [Bronchial hyperreactivity to the inhalation of hypo-and hyperosmolar ae-rosols and its correction by halotherapy] Ter Arkh. 1996; 68(8):24-8. Russian.Abstract is available PMID: 9019826 [PubMed-indexed for MEDLINE]
  19. Farkhutdinov UR et al. [Effects of halotherapy on free radical oxidation in patients with chronic bronchitis] Klin Med (Moscow). 2000;78(12):37-40. Russian. Abstract is available PMID: 11210350 [PubMed-indexed for MEDLINE]
  20. Chervinskaia AV. [The scientific validation and Outlook for the practical use of halo-aerosol therapy] Vopr Kurortol Fizioter Lech Fiz Kült. 2000 Jan-Feb ;( l):21-4. Review. Russian. Abstract is available PMID: 11094875 [PubMed-indexed for MEDLINE]
  21. Dinicolantonio J. (cardiovascular research scientist). 2017. The Salt Fix: Why the Experts Got it V, v>i£ and Hev, Eating More Might Save Your Life. ISBN: 978-0-349-41738-7.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ