18.08.2019 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Köpeklerin gülümsemesi gerçek mi?

Köpeklerin gülümsemesi gerçek mi?

Köpeklerin bakışlarımızı izleyerek sanki gülücük atıyor gibi durması onları daha çok alışmamıza neden oluyor sanki. Bilim insanları köpeklerin özellikleri konusunda birtakım alıştırmalar yapmaya devam ediyor. Köpeklerin davranışları ve acımsı bakışları ile köpeklerin gülümsemesi nasıl olur? sorusuna cevap arıyorsanız yazımızı okumaya devam edin.


Köpeklerin gülümsemesi gerçek mi?

Köpeklerin bakışlarıyla, gülümseyen surat ifadeleriyle bizlere bir şeyler anlattığını mı düşünüyorsunuz? Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar bazı ifadelerin insanlardan bir şeyler kopartmak amacını taşıdığını ortaya koyuyor. Bazı ifadelerin ise yanlış yorumlanma olasılığı yüksek.

Köpeğin kocaman açılmış ağzını, dışarı çıkmış dilini ve hafifçe yukarı doğru kalkmış dudak kenarlarını gördüğümüzde, bizim de yüzümüze bir gülümseme yerleşir. Onun hoşnut olduğunu ve gülümseyerek bunu ifade ettiğini düşünürüz.

Peki gerçekten öyle midir, köpekler de bize gülümser mi?

Köpekleri evcil hayvan olarak beslemeye 30 bin yıl önce başladığımız için onlarla aramızda kurulan eşsiz bağ, türler arasındaki iletişimi inceleyebilmemize olanak sağladı.


Göz teması kurar

İngiltere York Üniversitesi’nden Alex Benjamin’in köpeklerin bilişsel gelişimini inceleyen çalışmalarının çoğu, onlarla aramızdaki iletişimin eşsiz olduğunu destekler yönde.

Araştırmalar göstermiştir ki, köpekler insan bakışlarını / kucaklar ve az sayıda hayvanın yaptığı gibi göz teması kurar.

Current Biology’de yayımlanan bir çalışmada, kurtların ve köpeklerin, içinde yiyecek olduğunu bildikleri fakat açmaları imkânsız olan bir kutuya olan tepkileri test edilmiş. Kurtlar, açamayacaklarını anladıkları noktada arkalarını dönüp giderken; köpekler kutunun etrafında dönüp dolaştıktan sonra orada bulunan insana uzun uzun bakarak kutuyu açabilmesi için yardım beklemiş.

Bu da köpeklerin, insandan yardım isteyebileceklerini bildiklerini düşündürüyor.


Hormonlar da devrede

Science’da yayımlanan bir başka çalışma ise, hem köpeklerin hem de insanların, göz teması içeren sosyal etkileşim sırasında oksitosin denen ortak bir hormon salgıladıklarını gösteriyor. Daha ilginci, oksitosin hormonunun kokusunu
alan köpekler, insanlarla daha uzun süreli göz teması kuruyor.

Benjamin, köpeklerle olan iletişimde paylaşılan bakışların işbirliği için önemli olduğunu söylüyor. Ona göre insanlar, evcilleştirme sürecinde bu özelliği köpeklere işlemiş olabilir, çünkü bakışlarını kaçırmayan köpeklerle anlaşmak daha kolay.


Yavru köpek bakışı

Peki, yüzlerini buruşturduklarında ortaya çıkan ifade de biz insanlarla mı ilişkili? Yani bu ifadeyi de bizlerle iletişim kurmak için mi kullanıyorlar?

İngiltere Portsmouth Üniversitesi’nden köpeklerin bilişsel gelişimini inceleyen Juliane Kaminski, bu sorunun biraz daha araştırılması gerektiğini belirtiyor. Kaminski, özellikle kaşlarını kaldırarak yaptıkları “yavru köpek bakışı” ile ilgileniyor.

Bu ifadeyi araştırmak için bir köpek barınağını ziyaret eden Kaminski ve arkadaşları, köpeklerin insanlarla olan etkileşimlerinde takındıkları yüz ifadelerini ölçmek için “yüz ifadesi kodlama sistemi- (FACS)” kullandı.

Bu bağlamda, köpeklerin sahiplenilme sürelerini de kaydeden ekip, “yavru köpek bakışı” ifadesi takınanların daha hızlı sahiplenildiğini keşfetti. Diğer ifadeler, bu kadar etkili olmamıştı.


Yalvaran bakışlar

Bu davranışın kasıtlı olup olmadığını merak eden Kaminski, bir deney daha yaptı. Bu deneyde köpekler onlara yiyecek ikram eden ve etmeyen bir grup insanla baş başa bırakıldı.

Buna göre, eğer köpekler gözleri dolu dolu bakmanın ne denli güçlü bir etki yarattığını biliyor idiyseler, canları yiyecek istediğinde bu ifadeyi takınabilirlerdi. Fakat öyle olmadı… Köpekler, bu ifadeyle bakmaya her fırsatta devam etti, yiyecek verilsin ya da verilmesin.

Kaminski, insanların da üzgün olduğunda böyle baktığına dikkat çekerek, belki de köpek sahiplenirken farkında olmadan anaçlaşıyoruz diyor. Yani bu, köpeklerin illa bu davranışı öğrenmiş oldukları anlamını taşımıyor.


Gelelim köpeklerin gülümsemesi konusuna

Hayatı boyunca köpek bakmış olduğunu söyleyen Kaminski, eğer köpeğinizi iyi tanıyorsanız, davranışlarını okuyabilirsiniz diyor. Fakat, bu ifadeleri incelemek için kullandığımız gereçlerin öznel olduğunu ve köpekleri kendimize benzeterek algılamaya (antropomorfizm) meyilli olduğumuzu da ekliyor, yani onların yüz ifadelerini yanlış yorumlama ihtimalimiz var.

İşin aslı, köpeklerin gülümsediği düşüncesini destekleyen nesnel araştırma sayısı çok az. Scientific Reports’ta yayımlanan bazı bulgular, ağzını kocaman açmış ve dili dışarda bir köpeğin, oyuna davet etmek için böyle yaptığını gösteriyor.

Gerçekten köpekler gülümsüyorlar mı, yoksa bizimle iletişim kurarken farkında olmadan mı böyle yapıyorlar, henüz bilinmiyor. Yüz ifadelerini belirli bazı durumlarla ilişkilendirmek ve bu ifadelerin motivasyonunu anlamak için Kaminski’nin de kullanmış olduğu FACS yöntemini içeren daha çok nesnel araştırma yapılması gerekiyor.

Köpeklerin insan mimiklerini dikkatlice izleyebildiğini ve anladığını biliyoruz. Hatta yakın akrabamız olan şempanzeler bile iletişimsel ipuçlarını köpekler kadar iyi takip edemiyor.

Bilinmezlik bir kenara, hazır öğrenmeye ve anlamaya meraklı böyle bir arkadaş edinmişken, bir gülümsemeyi de paylaşabiliriz, değil mi?



Ayrıca bakınız

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ