19.10.2017 - Bilgi Deposu | Sanal Ansiklopedi

Felaket durumlarında neler yapılmalı? Tehlikeden nasıl korunulur?

Felaket durumlarında neler yapılmalı? Tehlikeden nasıl korunulur?

Felaket durumları, doğal afetler yada yaşanacak kazalarda Korku ve Panik haline geçildiğinde hayatta kalma ihtimali de düşmeye başlıyor. Yazımızda bir çok doğal felaket ve ölümcül kazalarda yaşanan olayları değerlendiren Hayatta kalma uzmanlarının görüşlerini ve Felaket durumlarında neler yapılmalı? Tehlikeden nasıl korunulur ve kaçılır? Acil durumlarda neler yapılmamalı? sorularına cevap vermeye çalışacağız.

Felaket durumlarında neler yapılmalı? Tehlikeden nasıl korunulur?

Hiç olmadık bir durumda aniden gelişen bir doğa felaketi yada bir tehlikeli bir kazanın içinde olunabilir. Birçok felaket ve tehlike durumlarında insan beyninin şoka girmesi yani adeta donması ile yaşanan Korku ve Panik, gerçekçi düşünme ve harekete geçme fonksiyonunu kapatır. Böylesine felaket anında yaşanan ölümler incelendiğinde de bunu görebiliyoruz.

Peki doğal afetlerde neler yapmalı? Başa gelecek tehlikeli kazalarda nelere dikkat etmeli?

Yakın tarihe baktığımızda bunla ilgili Estonya’dan İsveç’e giden bir yolcu gemisinde fırtına nedeni ile batan gemide 852 kişi hayatını kaybetmişti. 27 Eylül 1994’te yaşanan kazada yolcu gemisinin pruva kapısı kırılmıştı. Olay sonrası hazırlanan resmi kaza raporunda çok ilginç maddeler görüldü. Hayatta kalma uzmanlarına göre ölen kişilerin çoğu kaza anında boğulmaktan kurtulmak için bir çaba göstermemiş, adeta korkudan donakalmışlardı. Panik durumunda bir çok kişiye yön gösterilmesine ve yardımcı kurtarıcılara bile tepki verilmemiş.

Bu konuda uzman ve akademik olarak eğitici olan Portsmouth Üniversitesi’nden uzman John Leach, insanların yüzde 75’i başlarına gelen felaket ve tehlikelerde yaşadığı şok yüzünden herhangi bir tepki vermeyip, beyinlerinin felce uğradığını söylüyor.Yüzde 10’u ise panik yapıp, rasyonel düşünmediği için diğer insanların ölümüne neden olurken, geriye kalan yüzde 15’i ise sakin ve akılcı düşünerek hayatta kalmayı başarıyor. John Leach’e göre felaket durumlarında özel bir eğitim yada kabiliyete gerek olmadığını, yapılması gerekeni bilmenin yeterli olduğunu söylüyor.

Bir başka ilginç kaza ise 22 Ağustos 1985’te İngiltere’nin Manchester Havaalanında yaşandı. Daha uçak kalkmadan motorda yaşanan yangın nedeni ile itfayecilerin dıştan müdahale etmesine rağmen 55 kişinin ölmesi gerçekten çok şaşırtıcıydı. Sebebine bakıldığında ise panik halde çıkış kapısına yığılarak ezilmelerden kaynaklı olduğu görüldü.

11 Eylül İkiz kulelere saldırıyı hatırlarsınız. Uçağın çarpması sonucu oluşan terör olayında, binada hayatta kalan kişilerin çıkış kapılarından tahliye olması gerekirken, tam aksine çarpmadan 6 dakika sonra merdivenlere gitmiş, bazılarının ise yarım saat binada kaldıkları tespit edilmiş. Bu insanlar, kitle pasifliği yaşamış, başlarına gelenlerden habersiz, ne olacağını beklemiş, birilerinin öncülük yapmasını beklemiş. Hatta etrafı toplayıp, tuvalete giden, bazıları kaçmadan önce telefon etmiş, e-postalarını tamamlamış, bilgisayarlarını kapatmış, ayakkabılarını değiştirmişti.

Bir başka dehşet verici örnek  24 Eylül 2015’te Mekke’de Hac vazifesi yapan hacıların şeytan taşlama sırasında çıkan kargaşada ezilerek 800’e yakın kişi ezilerek can verdi. Bunun nedeni ise felaket anında panik yapmak. (Şeytan taşlama sırasında yaşanan izdihamda, 1998’de 119, 2001 yılında 35, 2003’de 14, 2004’de 244, 2006’de ise 345 kişi yaşamını yitirdi.)

 


Felaket anında pasiflik neden olur?

Pasif durumda olmak beynin bu duruma alışkın olmayışı yani geçici olarak servis dışı olması diyebiliriz. Karnınız acıktığında yemek aranır, susadığınızda deli gibi su ararsınız. Bunu yapmak sizin için bir sorun değil çünkü daha önce bunla ilgili tecrübeleriniz var. Ama hayatın içinde ilk defa yaşanılan bir felaket yada tehlike anında, stres ile birleşen durumda pasiflikten kurtulmanın tek yolu, sağ kalma hedefleri yani çıkış kapısı yada acil tahliye kapıları gibi noktaları hemen beyinde organize edip, bilinçli davranmak gerekir. Derhal harekete geçmek bazen en kolay çözüm yolunu görmeyi engeller.

Indiana Üniversitesi’nden sosyal psikolog Jerome Chertkoff, tehlike durumlarında duygusal uyarılmanın giderek arttığını, bu artış olay yerinden kaçma alternatiflerini görmeyi engellediğini, bu yüzden panik haline kapılmadan ve gerçekçi düşünmenin kurtarıcı olduğunu belirtiyor.

Acil durumlarda insanların en basit şeyleri neden akıl edememesinin arkasında bu sebep vardır. Bu yüzden dolayı felaket yada tehlike gelmeden önce başa gelebilecek acil durum senaryolarını önceden hayal etmek, pratik kazanmaya yetmektedir. Mesela gemi yolculuğunda, can yeleklerin yerini, uçağa binildiğinde acil iniş bilgileri, sinemaya gidildiğinde acil yangın çıkışları, otelde iken acil çıkış planını önceden düşünmek, başa gelecek felaket ve tehlikelerde pasiflikten kurtulmaya yetecektir.

Felaket ve tehlike paranoyalarına kapılın tabi ki demiyoruz. Ama hazırlıklı olmak sizi güçlü kılacaktır. Felaket ve tehlike senaryolarını hazırlamak için kendinize soracağınız çok basit bir soru var. ” Kötü bir olay olursa ilk ne yapmalıyım?” Eğer bu soruyu yanıtlayabiliyorsanız  arkasından gelecek ayrıntılar puzzle gibi birbirini tamamlayacaktır.

Felaket durumlarında neler yapılmalı? Tehlikeden nasıl korunulur? | Deprem yaşanabilecek en tehlikeli doğal afetlerden biridir

Felaket durumlarında neler yapılmalı? Tehlikeden nasıl korunulur? | Deprem yaşanabilecek en tehlikeli doğal afetlerden biridir


Tehlike anında ya da felaketle karşılaşma halinde hangi davranışlardan kaçınmak gerekir?

Psikologlar insanların stres ve baskı altında kendilerine zarar verecek kararlar alabildiğini söylüyor. Bazen mucizevi kurtulma hikayeleri ortaya çıksa da bu genellikle yaptıkları sayesinde değil, onlara rağmen oluyor.

“Felaketlerden kurtulma eğitimlerinde insanlara ne yapmaları gerektiği değil, öyle bir durumda yönelebilecekleri bazı davranışlardan kaçınmaları öğretiliyor.”

Portsmouth Üniversitesi’nde psikolog John Leach, hayatta kalma eğitimlerinin amacını bu şekilde açıklıyor. 1987’de Londra’daki King’s Cross metro yangınından sağ kurtulan Leach, kriz anlarında insanların yüzde 80-90’ının yanlış davrandığını tahmin ediyor.

Japonya’da 2011’de yaşanan depremden görüntüler, bazılarının süpermarkette düşen şişeleri tutmaya çalıştığını, bu yıl Denver’de bir havaalanında alev alan bir uçaktan inen yolcuların uçak yakınında durup seyrettiklerini, hatta selfie çektiklerini gösteriyordu.

Peki, acil bir durumla ya da felaketle karşılaşma halinde hangi davranışlardan kaçınmak gerekir?

1. Donup Kalmak | Pasiflik

Felaket anlarında insanların histerik bir halde kaçtığını düşünürüz. Oysa gerçekte tehlike karşısında en yaygın davranış hiçbir şey yapmadan beklemektir.
London Bridge saldırısında tesadüfen bölgede olan izinli bir polis memuru saldırganı etkisiz hale getirmeye çalışırken, çevredeki insanları “gözüne far tutulmuş tavşan gibi duruyorlardı” şeklinde tanımlıyordu.
Bu öyle evrensel bir tepki ki psikologlar bu durumlarda verilen içgüdüsel tepkiyi savaşmak-sıvışmak-donup kalmak şeklinde ifade ediyor.
Dışarıdan bakıldığında pasif görülse de, korkudan paralize olduğumuzda beynimiz frene basmaya başlar. Vücutta adrenalin hızla dolaşmaya başlar ve kaslar gerilir; boynun üstündeki ilkel “küçük beyin” hareketsiz kalma yönünde sinyal gönderir.
Hayvanlarda da aynı şey geçerlidir. Av olmamak için başvurulan son çaredir bu davranış. Ama felaket anında hayatta kalmak için bu içgüdüyü yenmek gerekir.

2. Düşünememek

Stres halindeyken beynimizin doğru düşünme becerisini yitirdiğine dair birçok veri bulunuyor.

En ideal anlarda bile beynimiz oldukça yavaş çalışır aslında; oysa felaket anında gelişmeler çok hızlıdır.

Uçakların acil durumda 90 saniye içinde boşaltılması gerekir, zira daha fazla zaman geçtiğinde yangın ihtimali büyük ölçüde artar. Oysa çoğumuz bu süre içinde hala kemerlerimizi çözmekle uğraşırız.

Felaket anında seçenekleri tartma süreci daha da yavaşlar. Beynin ilk tepkisi dopamin hormonunu salgılamaktır. Mutluluk ve ödüllendirme ile ilgili bu hormon kritik anlarda vücudu tehlikeye hazırlama görevi de görür. Adrenalin ve stres hormonu olarak bilinen kortizol gibi hormonların salgılanmasını sağlar. İşte işlerin karışmaya başladığı nokta burasıdır.

Bu hormon kokteyli, beynin alın korteksi adı verilen ve işleyen bellekten sorumlu olan kısmını felce uğratır. Böylece unutkan ve kötü kararlar almaya daha yatkın hale geliriz.

3. Tünel Görüşü

Kriz anında, sorunu çözecek tarzda yaratıcı düşünme becerisine sahip olmak güven vericidir. Ama gerçekte bunun tam tersi olur. Felaket karşısında verdiğimiz tepki ‘ısrar’ yönündedir: Yani aldığımız sonuca bakmadan sorunu aynı şekilde çözmeye çalışırız.

Örneğin uçakta acil iniş durumunda kemerlerimizi bulmak için hep aynı yere bakarız. Ya da pilotlar kriz anında sadece bir tek cihaza takılıp kalırlar.

Bu tünel görüşünün nedeni, beynin strese tepki olarak alın korteksini devre dışı bırakıp kriz anında esnek düşünme becerisini engellemesine bağlanıyor.

4. Rutine takılıp kalmak | Kurtarıcı beklemek

Hawaii Üniversitesi’nde afet ve acil durum idaresi konusunda uzman James Goff’a göre, “Tsunami sırasında eve cüzdanını almak veya ocağı açık unuttu mu diye kontrol etmek için geri dönerek hayatını kaybedenlerin sayısı oldukça yüksek”.

Felaket anında insanın cüzdanını düşünmesi çılgınlık ya da aptallık olarak görünebilir, ama bu oldukça yaygın bir davranış. Hayvanlarda bu, örneğin hayvanat bahçesinde kapalı bir mekânda sürekli gidip gelmek gibi sürekli tekrarlanan faydasız bir davranış şeklinde görülürken, insanda normal zamanlarda gösterilen rutin tavırların kriz anında da tekrarlanması şeklinde ortaya çıkıyor.

Örneğin geçen yıl Dubai havaalanında bir uçak ani iniş yapmak zorunda kalmasına rağmen yolcuların duman dolu kabinde bagajlarını almaya çalıştığı görülmüştü. Bu, sadece o olaya özgü bir davranış olmayıp daha önce tekrarlandığı da biliniyor.

Peki bu bilinç dışı refleksleri kriz anında neden devre dışı bırakamıyoruz?

Çünkü beynimiz gündelik yaşamda aşinalığa çok bağımlı. Normal zamanda uçaktan inerken üzerinde hiç düşünmeden bagajımızı almamız gereğine göre hareket etmek beynimizde gereksiz yere düşünme ihtiyacını ortadan kaldırıp, aşina olmadığımız olaylara, örneğin yabancı olduğumuz bir şehirde havaalanında yolumuzu bulmak gibi, yoğunlaşmamızı sağlıyor.

Leach bu durumu “Rutin sayesinde içinde bulunduğumuz anı yaşıyor ama geleceğe bakıyoruz” şeklinde açıklıyor.

Yeni durumlar zihnimizi fazlasıyla meşgul eder; içinde bulunduğumuz ortamı anlamaya çalışırız. Başka bir ülkeye gittiğimizde veya yeni bir işe başladığımızda kendimizi yorgun hissetmemizin bir nedeni de bu olabilir.

Acil bir durumla karşılaştığımızda ise beynimiz yeni duruma adapte olma işiyle başa çıkamayabilir. Bunun yerine, hiçbir şey olmamış gibi bildiğimiz şeyleri yapmaya devam ederiz.

5. İnkar

Aşırı durumlarda bu tavır tehlikeyi tümüyle göz ardı etmeye kadar varabilir. Uzman James Goff, “Halkın yüzde 50’den fazlası bunu yapıyor – tsunami sırasında sahilde izleyici olabiliyor” diyor .

İnkar ise genellikle iki nedenden kaynaklanıyor: Tehlikeyi kavrayamıyorlar veya kavramak istemiyorlar. İkinci durumu genellikle kırsal alanda çıkan ve söndürülmesi güç yangınlarda görüyoruz; zira evinizden ayrılmanız onu yıkıma terk etmeniz demektir.

Risk Frontiers adlı risk danışmanlık şirketinde uzman Andrew Gissing’e göre, “İnsanlar dumanı görünceye kadar bekliyor; bu ise evden çıkmak için çok geç olduğu anlamına gelir”.

Araştırmacılar çoğu insanın riskleri tartmada çok kötü olduğunu yıllardır biliyor. Tehlike arttıkça beynimiz gerçek durumdan ziyade duygulara yönelir ve kendisini rahatlatmak için stresli düşünceleri uzaklaştırır.

Kanser hastalarının semptomları için doktora başvurmadan önce ortalama dört ay beklemesini bununla açıklayabiliriz. Aynı şekilde 11 Eylül saldırıları olduktan sonra kulelerin üst katındakiler binayı terk etmeden önce beş dakika beklemişti.

Felaket durumlarında neler yapılmalı? Tehlikeden nasıl korunulur? | Yangınlar geniş yüzeyli yayılabilen tehlikeli doğal afetlerden biridir

Felaket durumlarında neler yapılmalı? Tehlikeden nasıl korunulur? | Yangınlar geniş yüzeyli yayılabilen tehlikeli doğal afetlerden biridir


Tehlike anında neler yapılması gerekir?

Peki tehlike anında içgüdülerimize güvenemeyeceksek neye güveneceğiz?

Uzman James Goff, doğal felaketlerden kurtulma yolunun acil durum planına sahip olmaktan geçtiğini söylüyor. “Ne yapacağınızı önceden bilir ve erken tedbir alırsanız tsunamiden kurtulabilirsiniz” diyor.

Rehine krizinden helikopterin suya acil iniş yapması gibi çeşitli felaket senaryolarına karşı askerleri eğiten Uzman John Leach ise otomatik reaksiyonların yerini hayat kurtaracak davranışların alması ve bunların yerleşmesi için sürekli pratik yapmak gerektiğini söylüyor. Her pratik bilinçaltında yeni güdüler meydana getirir.

Kısacası felaketlerden korunmak için hazırlıklı olmak, hızlı hareket etmek, rutin davranışlardan sakınmak ve inkarı bırakıp riskli durumu kabul etmek gerekir. Tabii biraz şans faktörü de yok değil!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ